Geleceğe Miras Projesi kapsamında Aspendos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Asklepios ile oğlu ve yardımcısı Telesphoros’u birlikte betimleyen yaklaşık 2,20 metre boyunda mermer heykel grubu gün yüzüne çıkarıldı.
Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait eser, Tiyatro Caddesi üzerindeki Doğu Meydanı’nın batı cephesinde bulunan Anıtsal Kapı’nın kuzey kanadına ait yıkıntılar arasında bulundu.
MS 2. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen heykel grubu; sanatsal özellikleri, ayrıntılı işçiliği ve hastalığın tedavisinden tam iyileşmeye kadar uzanan süreci simgeleyen ikonografik anlatımıyla dikkati çekti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aspendos’ta ortaya çıkarılan heykel grubuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
Asklepios’un yaninda iyileşmenin simgesi Telesphoros
Heykel grubunun ana figürünü oluşturan Asklepios; ayakta, cepheden, olgun yaşta, uzun ve gür saçlı, sakallı bir erkek olarak betimlendi. Vücut ağırlığını sol bacağı üzerine veren figürün sağ bacağı hafifçe bükülerek öne ve yana doğru uzanıyor.
Asklepios’un üst gövdesi büyük ölçüde çıplak bırakılırken himationu, sol omzunun üzerinden geçirilerek bel ve bacaklarının çevresinde yoğun kıvrımlar oluşturacak biçimde düzenlendi. Figür, sol eliyle himation kıvrımlarını kavrıyor.
Büyük bölümü günümüze ulaşmayan sağ kolu ise Asklepios’un en önemli simgesi olan yılan sarılı asaya dayanacak biçimde tasarlandı. Olgun, sakallı ve ağırbaşlı yüzü, Asklepios’un Roma Dönemi’ndeki yerleşik ikonografik özelliklerini taşıyor.
Asklepios’un sol ayağının önünde, ana figüre göre oldukça küçük ölçülerde betimlenen Telesphoros yer alıyor. Çocuk görünümündeki figür, vücudunu bütünüyle örten uzun ve kapüşonlu giysisiyle tanınıyor. Anatomik ayrıntıları büyük ölçüde gizleyen bu giysi, figüre sütunumsu bir görünüm kazandırıyor.
Your browser doesn't support HTML5 video.
Tedavi Asklepios’la, iyileşme Telesphoros’la anlatıldı
Antik Çağ’da Asklepios; hekimliği, tedaviyi ve sağlığın korunmasını temsil ediyordu. Oğlu ve yardımcısı Telesphoros ise tedavi sürecinin tamamlanması, iyileşme ve nekahet döneminin başarıyla sonuçlanmasıyla ilişkilendiriliyordu.
İki figürün aynı kompozisyonda buluştuğu heykel grubu, sağlık kavramının yanı sıra hastalığın tedavisinden kişinin bütünüyle iyileşmesine kadar uzanan şifa sürecini de simgeliyor.
Telesphoros’un Asklepios’un ayağının önünde konumlandırılması, iki figür arasındaki kült bağını ortaya koyarken heykelin ikonografik anlatımını da tamamlıyor.
Anıtsal kapının yıkıntıları şifa kültünün izlerini sakladı
Heykel grubunun, Doğu Meydanı ile bağlantılı Anıtsal Kapı’nın yıkıntıları arasında bulunması, eserin kentin kamusal ve törensel açıdan önem taşıyan bir bölümünde sergilendiğini gösteriyor.
Eser, Roma Dönemi Aspendos’unda Asklepios kültünün varlığını ve sağlık inancının kent yaşamındaki yerini belgeleyen önemli arkeolojik veriler arasında yer aldı. Asklepios’un Telesphoros ile birlikte betimlenmesi, tedavi ve iyileşme kavramlarının kentte gelişmiş bir ikonografik anlatımla ele alındığını ortaya koydu.
Figürlerin duruşu, himationun kıvrım düzeni, Asklepios’un yüz tipi ile saç ve sakalındaki yoğun matkap işçiliği de Roma Dönemi heykeltıraşlık anlayışının belirgin özelliklerini yansıtıyor.
Asklepios ve Telesphoros heykel grubu, sanatsal niteliğinin yanı sıra Aspendos’un dinsel, toplumsal ve kamusal yaşamının birlikte değerlendirilmesine imkân veren önemli bir arkeolojik buluntu niteliği taşıyor.