Ateşte Dirilenler

Duran'ın Ankara'da bir at bulduğu haberini aldığı, Ankara'ya gidince bunun şeytanın bir iğvası olduğunu anladığı, tevbe istiğfar ederek Hacı Bayram Velî'yi ziyarete gittiği ve mübareğin türbesinde yanar gördüğü mumun pervanesiyle konuştuğudur. Bu odur.

Ateşte Dirilenler

Şaban Abak

O ne mumdur pervane söyle bana Düşen yanmıyor, ayrı düşen yanıyor!

Sen söyle pervane Bunun adı ne? Yitiren ağlıyor, Bulan ağlıyor.

Pervane, söyle canım Bu nasıl iştir? Buldukça döndüm, Buldukça yandım, Döndüm yitirdim, Yitirdim yandım. Uçan rüyalarımı, Yaya gecelerimin Siyahlığına gömdüm.

Yayalık bir ateş puttur Cennet kanatları koparılana

Ve putlar yayadır atlı da olsa

At gerek, kanat gerek bana pervane Uçup rüzgârımla devirsem gerek Yalancı dünya mumunu söndürsem gerek Ayı, güneşi ve yıldızları, Döndürsem gerek yeniden Bahtımın döndüğü güne!

De, canım pervane Sen ki pirisin, Döndükçe bulanların, Buldukça yananların! Pirisin dermanını, Yanmada bulanların! Ha ateşe atılmışsın, Ha gül bahçelerine Ya kaybetmek nasıl bir Ateşe atılmaktır?

O ne mumdur pervane söyle bana Düşen yanmıyor, ayrı düşen yanıyor!

Yandım! Yitirdim çünkü Yandım, Demek ki buldum! Bulansa pervanekader!

Pervane seninle biz, Kanat ve rüya ülkesindeniz Uçma uygarlığından Sırdaşız hem ustasıyız Ölüp ölüp dirilmenin.

Ölümsüz ateş olmaz Ateşte dirilene Ölümsüz at eş olur Dirilip uçanlara!