Begüm Salihoğlu: Türk kadınları giyinmeyi iyi biliyor

Begüm Salihoğlu, moda camiasında ismini duyuran genç tasarımcılardan biri. Dizilerde, yarışmalarda, pek çok ünlünün giydiği tuvaletlerde onun imzası var. Nişantaşı'ndaki atölyesindeki ekibiyle kişiye özel tasarım yapan Begüm Salihoğlu'yla genç modacı olmayı ve tavsiyelerini konuştuk.

Büşra Sönmezışık
Begüm Salihoğlu: Türk kadınları giyinmeyi iyi bil

O, Beren Saat, Ayşegül Aldinç, Nurgül Yeşilçay, Azra Akın gibi ünlü isimlere kıyafet tasarlıyor. Dans yarışmasında Azra Akın'ın giydiği kostümler, Kuzey ve Güney dizisindeki Bade İşçil'in gelinliği en son yaptığı tasarımlar arasında. Begüm Salihoğlu, bize kişisel ve fiziksel özelliklere göre doğru giyime ilişkin tüyolar verdi ve yurt dışından edindiği tecrübelerle Türkiye'deki moda algısını anlattı.

Önce onun hikâyesinden başlayalım. Modacılığa Amerika'da başlayan Begüm Salihoğlu yaklaşık üç yıldır Türkiye'de. 29 yaşındaki genç modacı, Boston'da uluslararası işletme okurken, moda eğitimi için, New York'un en ünlü moda okulu New York Parsens School of Desing'a gitmeye karar veriyor. Bir yandan okurken diğer yandan da çalışmaya başlıyor. Bir süre Paris'te kalıyor, sonra Türkiye'ye dönüyor ve Amerika'da biriktirdiği parayla Galata'da bir ofis kuruyor. Hem içinde yaşadığı hem de çalıştığı bu küçücük ofiste, küçük küçük başlattığı moda serüveninde kazandığı parayı bir tek kumaşa yatırıyor. Aşkla, şevkle çalışarak Galata'dan çıkıp önce Bebek'te ardından şu anda bulunduğu Nişantaşı'ndaki atölyesinde soluklanıyor. Katettiği yola bakılırsa önünde daha çok durak var.

HANIMLAR MARKALARA TUTSAK DEĞİL

Amerika'da okuduğu yıllarda hiç Türk arkadaşının olmadığını söyleyen Salihoğlu, son yıllarda moda üzerine eğitim almak için Türkiye'den Amerika'ya gelenlerin arttığını belirtiyor. Salihoğlu; "Türkler artık yabancı markalar ve hep aynı tip kıyafetlerden çok sıkılmışlardı. Yeni bir şey yapılması gerekiyordu. Koleksiyonlar oluşturduğumda pürüz yaşamadım. Aldığım eğitimden dolayı vizyonum çok farklıydı. Oradaki eğitim beni çok besledi." diyor. Türkiye'ye döndükten sonra tasarımlarında farklılık olup olmadığı sorusuna ise şöyle cevap veriyor; "Türk hanımlarına bir şeyler uyarlamalıyım diye düşünmedim. Bu zamana kadar bu yapılmıştı zaten. Benim istediğim farklılıklara açık olmasıydı. Aynı şeyi yapacak olsam fark edilmezdim diye düşünüyorum. Ben risk almak gibi de görmedim çünkü olacağını biliyordum."

Dünyaca ünlü tasarımcılarla birlikte çalışan Begüm Salihoğlu kısa sürede sağladığı bu başarının sırrını şöyle anlatıyor; "Önceleri parti kıyafetleri yapıyordum. Payet etekler ve elbiseler, ipek bluzlar tasarlıyordum. Ancak her zaman kazandığım parayı kumaşa yatırdım. Daha büyük bir ofise geçebilirdim ama yapmadım. Çok daha kaliteli kumaşlar alıp koleksiyon yapmayı tercih ettim. Bu yüzden başarılı olduğumu düşünüyorum." İlk olarak arkadaş çevresiyle tanınan ve kulaktan kulağa yayılarak gittikçe büyüyen Salihoğlu daha sonra kişiye özel tasarımlar yapmaya karar vermiş.

Bu işin dışarıdan çok zevkli ve kolay gibi göründüğünü ancak gerçeğin hiç de öyle olmadığını söyleyen Salihoğlu; "Çok zorlandığım zamanlar oldu. Tasarımcı terziyle karıştırılmamalı. 'Bu kumaş ne kadar eder ki' diyen müşterilerimiz oluyor. Sadece kumaş maliyeti yok, içinde tasarım da var. O iş için kaç elemanın çalıştığının, bir tane kıyafetin arkasında nasıl bir emek olduğunun farkında bile değil. Beni anlayanlar ve takdir edenler gelsin. Herkese uygun bir fiyata yapmaya çalışıyorum. Burada 150 liralık da ürün var 16 bin liralık da... Kişiye özel tasarımların maliyeti genelde yüksek oluyor." diyor. Begüm Salihoğlu'nun en mutlu olduğu alan kişiye özel tasarım yapmak. Kişiye özel tasarım yapmanın müşteriyle olan samimiyeti geliştirdiğini söyleyen modacı, onlarla genelde arkadaş gibi olduğunu söylüyor. Salihoğlu: "Amerika'da lüks tüketim üzerine eğitim aldım. Kişiye özel tasarım dersine çok katıldım. Bazı kıyafetler sizi iki beden küçük gösterir. Rahat olmuyor belki ama muhteşem görünüyorsunuz. Bu da kadınların en çok istediği şey olsa gerek" diyor. İpek bluzlar ve kalem etekler vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Dökümlü ve kişinin içinde rahat ettiği kumaşları tercih ediyor. Tasarımlarında ise sade kesimler hâkim. "Kıyafetlerde detaylara çok önem veriyorum" diyen tasarımcı, kumaş çok ön plana çıkıyorsa modeli sade tutmak gerektiğini düşünüyor.

GENÇ MODACILAR ARASINDA ÇEKEMEMEZLİK YOK

Genç modacılarla arasının oldukça iyi olduğunu söyleyen Salihoğlu, Moda Tasarımcıları Derneği'ne üye olduğundan pek çok genç tasarımcıyla görüştüğünü belirtiyor ve "Genç tasarımcılar arasında bir dayanışma var, herkes birbirine yardım ediyor, çekişme yok" diyor. Atölyesinde stajyerlere de yer veren Salihoğlu İstanbul Moda Akademisi, İTÜ, Mimar Sinan Üniversitesi gibi okullardan çıkan modacı adaylarının çok iyi olduğu görüşünde. Eğitimin yanı sıra kişinin hayal gücünün de tasarımda çok önemli diyen modacı, kalıp ve dikiş bilmenin olmazsa olmazı olduğunu belirtiyor.

TESETTÜRLÜ BAYANLAR PASTEL TONLAR TERCİH ETMELİ

Ülkemizin moda konusunda oldukça ilerleme katettiğini belirten Begüm Salihoğlu, Türk kadınını şık giyinen, markaları tanıyan ve modanın sıkı takipçisi olarak tanımlıyor. Pek çok tesettürlü müşterisi olan Salihoğlu: "Eskiden tesettürlü bayanlar modacıya gitmek yerine ya terziye gidiyor veya büyük tesettür firmalarından alışveriş yapıyordu. Bu da hanımların çeşit bulamamalarına neden oluyordu" diyor. Kumaşlarla istenilen şıklığın yakalanabileceğini söyleyen modacı tesettürlü bayanları uyarıyor: "Tesettürlü bayanlar şık olmak için toprak tonları ve açık renkler tercih etmeli". Genç modacı baskın renkler yerine yumuşak tonlar tercih edildiğinde şıklığın yakalanabileceğini belirtiyor. Abiyede çok parlak kumaşlar yerine krep veya şifon türü kumaşları tavsiye ediyor. Salihoğlu, tesettürlü müşterileri için kıyafete göre aksesuar ve farklı eşarp bağlama stiliyle de şık bir görüntü sağlıyor. Özellikle kış ayları için tasarladığı kürk yakalar ve kolluklarla hanımlara farklı seçenekler sunuyor.