Sosyal medya, yanlış atıfların en çok yayıldığı alanlardan biri haline geldi. Ayetlerden hadis-i şeriflere, şair ve yazarlardan tarihi şahsiyetlere ait pek çok söz, farklı isimlere mal edilerek geniş kitlelere ulaşıyor. Zamanla gerçekmiş gibi kabul gören bu paylaşımlar hem bilgi kirliliğine hem de kültürel ve manevi mirasın yanlış aktarılmasına neden oluyor. Bu durumun en dikkat çeken örnekleri, özellikle edebiyat alanında görülüyor. Nitekim, “Cahit Zarifoğlu” imzasıyla dolaşıma giren “Bu dünya soğuk. Rüzgâr genelde ters yöne eser. Limon ağaçları kurur. Bahaneler hep hazır. Güzel günler çabuk geçer” dizeleri, aslında Gül Tuba Çıtışlı’ya ait.
KİTAP MAĞAZASI BİLE DÜŞTÜ
Yanlış atıflar yalnızca bireysel sosyal medya kullanıcılarıyla da sınırlı kalmıyor. “Can Yücel” imzasıyla paylaşılan “Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; çıkarı yok, çıkası yok, çıkarasım yok” satırları, şaire ait değil. Türkiye’nin en yaygın kitap mağazası zincirlerinden biri, sosyal medya hesabından Can Yücel’e ait olmayan bu sözü Can Yücel imzasıyla, “Senin en sevdiğin Can Yücel şiiri hangisi?” notuyla paylaştı.
ACABA BABAMA MI AİT?
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cahit Zarifoğlu, adına en fazla yanlış alıntı yapılan isimlerden biri. Dijital dünyada giderek yaygınlaşan bu yanlış atıfları ve edebî mirasa etkilerini, Cahit Zarifoğlu’nun oğlu Ahmet Zarifoğlu ile konuştuk. Babasına ait olmadığı halde onun imzasıyla paylaşılan sözlerle çok sık karşılaştığını belirten Ahmet Zarifoğlu, yanlış bir alıntıyla karşılaştığında kendisinin de şüpheye düştüğünü anlattı: “Acaba babama mı ait diye düşünüyorum. Annemlere veya babamı çok iyi okuyan arkadaşlara danışıyorum. Ben de uzun süre ‘Kırıldım saç uçlarıma kadar’ sözünü babama ait sanıyordum, daha sonra bunun Özgür Gümüşsoy’a ait olduğunu öğrendim. Asıl sorun, sosyal medyada her şeyin hızla tüketilmesi. Her şey paylaş-geç mantığıyla tüketiliyor. Yazarı belli olan sözler dahi yıllardır Zarifoğlu imzasıyla paylaşılıyor. Gazeteci yazar Asım Gültekin yıllar önce babama ait olmayan sözlerin toplandığı bir sosyal medya hesabı açmayı teklif etti, baş edemeyeceğimi anladığım için bu düşünceyi hayata geçirmedik.”
NECİP FAZIL’A DA YANLIŞ ATIF
- Yazar Tugay Kaban da benzer bir durumun yıllardır Necip Fazıl Kısakürek için yaşandığını belirtti. Sosyal medyada yanlış atıflarla mücadele etmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüklerini anlatan Kaban, “Büyük Doğu Yayınları’nda çalışırken, Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Şeyma Kısakürek ile kurduğumuz sosyal medya sayfaları üzerinden yanlış içeriklerin doğru olmadığını gösteren paylaşımlar yapıyorduk. Daha sonra bu çalışmalar Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı bünyesinde devam ettirildi. Yanlış atıflar yalnızca bilgi kirliliği oluşturmuyor, aynı zamanda yazarların fikrî mirasına da zarar veriyor. Günümüzde bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Her yazarın üslubunu öğrenmek zor ama imkansız değil. Özellikle bilgiye bu kadar hızlı ulaşılabildiği bir dönemde, bir yazarın sözlerini bulup doğrulamak çok daha kolay” ifadelerini kullandı.