Turgay Bakırtaş'ın kaleme aldığı yazıda Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında karikatürün tamamen devlet tahakkümü altında olduğu belirtiliyor. Bu nedenle Cumhuriyeti kuran kadroların “eski düzen" gelir korkusuyla Batılılaşma hareketlerini bir an evvel kabul ettirme çabalarının karikatürlere korkunç bir biçimde yansıtıldığı görülüyor.
“İslam-yobazlık" denklemi
Karikatürlerde başı çeken konunun “yobazlık, şeriat, irtica, gericilik, cincilik, üfürükçülük" gibi sıfatlarla anılan ve Batılılaşma hareketinin önündeki en büyük engel olarak görülen İslam geleneği olduğunu söyleyen Turgay Bakırtaş'a göre, bir diğer düşman, Türk yurdunu sömüren Osmanlı bakiyesi olan Yahudiler, Ermeniler ve Rumlardır. Son olarak üçüncü düşman ise başıboş bırakılırsa ülkeyi böleceği düşünülen Kürtlerdir. Ancak Gayrimüslim azınlıklar ile Kürtler baş edilebilir görünse de Müslümanlar Cumhuriyet'i yıkabilecek yegâne güç sayılıyor.
Arap harfleri düşmanlığı
Yazının devamında, o dönemde Akbaba, Karagöz dergileri ve Akşam gibi gazetelerin başını çektiği karikatür furyasında Cumhuriyet rejimi gençlerinin genç, yakışıklı ve atletik gösterilip buna karşın Osmanlı'(ve Müslümanlar)nın yaşlı, zayıf ve çirkin şekilde tasvir edildiği yazıyor. Bakırtaş, bu yayınların Arap harfleriyle yazılmış tüm kitap ve levhalarla alay ettiğini de belirtiyor.
Çok partili rejime geçiş
Karikatürlerin tek parti tahakkümünde çizildiğini söyleyen Turgay Bakırtaş, tek parti rejimi eleştiren Refik Halid Karay ve Sabahattin Ali gibi önemli edebiyatçıların da hapis ve sürgünle cezalandırıldıklarının altını çiziyor.
Değişen bir şey yok
Son olarak sadece karikatürlerle yakın tarih okumasının doğru bir yöntem olmadığını dile getiren yazı, hala insanlarla, inançlarla, kültürle alay eden ve “mizahın tabusu olmaz" düşüncesiyle hareket eden çizerlerin mevcut olduğunu da vurguluyor.