Biraz kitap biraz hatıra

Yedinci Beyoğlu Sahaf Festivali başladı. İstanbul'un iki yakasındaki sahafları buluşturan festivalde ne ararsan var. El yazması eserler, İkinci Dünya Savaşı günlerinden kalma gazeteler, plaklar, siyah beyaz albümler, yazarından imzalı kitaplar sizi bekliyor.

Ayşe Olgun
Biraz kitap biraz hatıra

Eskiden sahaf denilince akla Beyazıt Meydanı'ndaki Sahaflar Çarşısı gelirdi. Ne yazık ki bugün Sahaflar Çarşısı gençlerin üniversiteye hazırlık ya da KPSS kitapları almak için uğradığı bir mekana dönüştü. Hala eski kağıt kokusunu duyacağınız, yapraklarını çevirirken sizi heyecanlandıracak kitapların satıldığı sahaflar ise İstanbul'un iki yakasına dağılmış durumda.

Her yıl tam da bugünlerde Beyoğlu'nda düzenlenen Sahaflar Festivali işte bu iki yakaya dağılmış hem sahafları buluşturuyor hem de okuyucuları.

Eğer siz de bugünlerde eski günlere uzanıp kitap, albüm karıştırmak istiyorsanız yolunuzu 19 Ekim'e kadar açık kalacak olan Beyoğlu'ndaki Sahaflar Çarşısı'na düşürmelisiniz. Sahafların ve meraklılarının oluşturduğu küçük bir kalabalıkta şenlikli bir gün geçirebilirsiniz. Sahafların kapı önlerine çıkardığı aile albümlerini, eski İstanbul gravürlerini, taş plaklarını, üç beş liralık ucuz romanları, taa ikinci dünya savaşı günlerinden kalma gazete sayfalarını karıştırmak mümkün. Yok eski el yazması kıymetli eser, imzalı kitaplar görmek istiyorsanız kapı önünde fazla oyalanmayıp içeri girmeniz gerekiyor.

ŞEHİR DIŞINDAN GELENLER DE VAR

Eski ürünleri karıştıran meraklılar arasında taa uzaklardan gelenler bile var. Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü öğretim görevlisi Melike Gökcan Türkdoğan sahaflardaki kitapları zaten internet sitelerinden takip ettiğini şimdi de dolaşmak için geldiğini söylüyor. Türkdoğan'ın aldığı kitaplar arasında Hafız Divanı, Abdülbaki Gölpınarlı'nın çevirisi olan Mevlana Rubaileri, Katip Çelebi üzerine yazılmış bir eser ve birkaç tane Agatha Christie romanı var. Türkdoğan bu kitapların eski baskılarını bulduğu için çok memnun. Elinde kocaman bir bavulla dükkan dükkan gezen 79 yaşındaki Hasan Çopul ise sahaflardan 30 yıldır Konya ile ilgili kitap topladığını ve her yıl bu festivali gezmeye geldiğini söylüyor. Bu festivale de Muharrem Alkor'un ''Hristansosu Ben Öldürdüm'' kitabını bulurum umuduyla gelmiş. İmzalı kitap arayan iki üniversite öğrencisi Leyla Yılmaz ve Canan Yıldırım ise festivali pek sevmiş.

Ne ararsan var!

Sahaf Festivali'ni gezerken Sabahattin Ali'nin hikayelerinin ilk baskısı elinize geçebilir mesela. Ya da Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur'unu karıştırırken içinden kurumuş bir gül yaprağı ayaklarınızın dibine düşebilir. İmzalı kitaplar, altı kırmızı kalemle çizilmiş cümlelere dalıp gitmemek elde değil. Eski bir sandığa rastgele atılmış siyah beyaz mutlu günlerin her birinin 50 kuruş olmasına üzülecekseniz hemen yan dükkana geçip Orhan Gencebay'ın ya da Ajda Pekkan'ın plaklarını karıştırmaya başlayın deriz...

Yasak kitaplar burada

Kırkambar Sahaf dükkanının sahibi Bayram Koç uzun yıllardır peşinde olduğu bir depo kitabı satın alınca bu kitapları eritmek için festivale katılmış. Nihayet ele geçirdiği kitaplar Kerim Sadi'nin 1948 ile 1968 yılları arasında basıp da dağıtamadığı kitaplar. 'Ah bu kitapların meraklısı çok da bu festivalde olduğunu bilmiyorlar yoksa koşarak gelirler' diye iç geçiren Koç, elinde çok sayıda aynı kitaptan olduğu için 3-5 lira arasında depodaki kitapları satacağını söylüyor.

HERKESE UYGUN KİTAP VAR

Sahaf Müteferrika'nın sahibi Lütfü Seymen, festivale daha önceki yıllarda katılmış ve bu festivali oldukça önemsiyor. Çünkü Seymen'e göre hem buradan yeni müşteriler ediniyorlar hem de pek çok dükkan sahibi elindeki değerli kitabı bu festivalde adeta görücüye çıkarıyor. Festivale gösterilen ilgiden de memnun olduğunu dile getiren Seymen 'Festival herkese hitap ediyor. Bu yüzden her müşteriye göre kitaplar getiriyoruz. Ayrıca biz de elimizdeki bazı kitap koleksiyonlarını burada arkadaşlardan tamamlıyoruz.Ben basın tarihi ve Kastamonu üzerine yazılmış kitapları biriktiriyorum diğer kitapları ise satıyorum' diye konuşuyor.