Bu köşk adamı şair eder

Uzun süredir restorasyonu devam eden, Rumelihisarı''ndaki Tevfik Fikret''in köşkü olan Aşiyan Müzesi nihâyet ziyaretçilerine açıldı. Tevfik Fikret''in ölümünden sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren müze, İstanbul''un en güzel manzarasına sâhip olmasıyla da meşhur.

M. Sami Şimşek
Bu köşk adamı şair eder

atak odasının panjurlarını açıyoruz. Sanki yeni bir dünya açılıyor karşımıza. Âmâ bir insanın gözlerinin ameliyatla dünyaya açılması gibi bir duygu hissediyorsunuz. Ya da bir masal kitabının kapağını açıp içindeki hârikalar diyârını seyretmeniz gibi bir şey. Karşımızda Küçüksu sâhilleri. Sağında Sevdâ Tepesi ve Kıbrıslı Yalısı. Solumuzda Göksu Deresi ve Anadolu Hisarı. Ve tam karşımızda büyülü güzelliğiyle Küçüksu Kasrı. Küçük bir masal evi gibi... Hele akşamlar… Işıl ışıl yalılar, kasırlar, köşkler, konaklar ve boğazın iki mücevher gerdanlığından biri Fatih Sultan Mehmet Köprüsü. Uzmanların ifâdelerine göre İstanbul''un en güzel manzarasına sahip köşk, burası. Ve bu köşkün yatak odası. Bu köşkte şair de olunur, ressam da. Beste de yapılır Boğaza nâzır.

KUŞ YUVASI KÖŞK

Rumelihisârı sırtlarında, dik bir yokuşu tırmanarak çıkılan bu köşk, ağaçların üstüne kondurulmuş küçük bir kuş yuvası misâli, boğazı tepelerden seyreden sanki bir cihannümâ. Âşiyân Köşkü. Âşiyân, ''Kuş Yuvası'' mânâsına gelen Farsça bir kelime. Âşiyan Köşkü ise, Tevfik Fikret''in 1906 da bizzat projesini çizerek yaptırdığı ve ömrünün son dokuz senesini geçirdiği köşk.

YAZARLARIN EBEDİ SOHBETİ

Dimdik ve ağaçların arasında kıvrım kıvrım yükselen bir yokuşun yorgunluğu nihâyetinde ulaşıyorsunuz köşkün bahçesine. Bahçenin taş merdivenlerinden çıkar çıkmaz kendinizi muhteşem bir manzaranın seyir köşkünde buluyorsunuz. Sincapların bile saklambaç oynadığı ağaç deryâsının ortasında 3 katlı ahşap, beyaz bir köşk. Sâhildeki aynı ismi taşıyan mezarlık, ''Yazarlar Mezarlığı'' olarak da biliniyor. Burada medfun yazarların bolluğundan bu ismi almış. Sanki, Tevfik Fikret''in yukarıdaki köşkünün bahçesinde, ışıl ışıl boğaz manzarası karşısında, çay bardaklarıyla dolu masaların etrafında oturup, edebiyat sohbetlerinin en koyusunun yapılacağı bir akşam için toplanmışlar burada.

Köşk, 1940 yılında eşi Nazime Hanım'dan İstanbul Belediyesi tarafından satın alınıp, 1945''te müze hâline getirildi. Âşiyân Müzesi. Bir diğer adı da Edebiyât-ı Cedîde Müzesi. Daha önceleri Eyüp mezarlığında bulunan Tevfik Fikret''in mezarı da, 1961 yılında, çok beğendiği köşkünün bahçesine nakledilmiş ve bu tarihten sonra müze ''Âşiyân Müzesi'' adını almış. Bu müzede Tevfik Fikret''in, Şâire Nigâr Hanım''ın, Abdülhak Hamid Tarhan''ın ve Edebiyât-ı Cedîde şâir ve yazarlarının şahsî eşyâları, eserleri ve arşivleri sergileniyor.

SİS TABLOSU DA BURADA

Son Halîfe Abdülmecit Efendi''nin meşhur ''Sis'' tablosu yine üst katta. Hemen solunda Tevfik Fikret''in ''Sis'' isimli İstanbul''a lânetini kustuğu şiiri. Gördüğü tepkiler yüzünden sözünü geri aldığını ve özrünü ifade eden şiiri de tablonun sağında. İlk girdiğiniz odanın hemen solundaki bu endam tablosunda Şair Abdülhak Hamit Tarhan''ın resmi var. Ne tarafıntan bakarsanız bakın, şair de size bakıyor. Resim gözleriyle sizi takip ediyor.

İlk kat Cedidecilerin

Köşkün zemin katı, idârî işler için kullanılıyor. Birinci katta 2 oda ve bir de sofa var: Edebiyât-ı Cedîdecilerin resimleri, kitapları ve şahsî eşyâlarının sergilendiği Edebiyât-ı Cedîde odası, Şâire Nigâr Hanım''a âit fotoğraflar, kitaplar ve şahsî eşyâlarının sergilendiği Şâire Nigâr Hanım Odası, Abdülhak Hamit''e âit eşyâlar, fotoğraflar, çalışma masası ve koltukların bulunduğu Abdülhak Hamit Salonu. İkinci kat tamâmen Tevfik Fikret''e tahsîs edilmiş. Şâirin yatak odası ve çalışma odası bu katta.