alimuratg@yahoo.com
BİR ZAMANLAR ANADOLU'DA (Once Upon A Time in Anatolia)
Yapım Yılı ve Ülkesi: 2011, Türkiye yapımı
Türü ve Süresi: Drama-Gerilim / 157 dakika
Gösterim Formatı: (Oynatıldığı salona göre) 35 mm standart sinema filmi ya da dijital film formatlarında
Perdedeki Resim Formatı: 2.35:1
Ülkemizde Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 65
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Senaristler: Ercan Kesal, Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan
Görüntü Yönetmeni: Gökhan Tiryaki
Kurgucular: Bora Gökşingöl, Nuri Bilge Ceylan
Sanat Yönetmeni: Dilek Yapkuöz Ayaztuna
Makyaj Tasarımcıları: Mine Külcü, Deniz Görkem Duran
Oyuncular: Yılmaz Erdoğan (Komiser Naci), Muhammet Uzuner (Doktor Cemal), Ahmet Mümtaz Taylan (Şoför Arap Ali), Taner Birsel (Savcı Nusret), Ercan Kesal (Muhtar), Fırat Tanış (Şüpheli Kenan), Erol Eraslan (Cinayet kurbanı Yaşar), Uğur Arslanoğlu (Mahkeme şoförü Tevfik), Murat Kılıç (Polis memuru İzzet), Şafak Karali (Mahkeme mübâşiri Abidin), Emre Şen (Önder Çavuş), Burhan yıldız (Şüpheli Ramazan), Kubilay Tunçer (Otopsi teknisyeni Şakir)
Yapımcılar: Zeynep Özbatur Atakan, Mirsad Purivatra (Prod2006), Eda Arıkan (1000 Volt), İbrahim Şahin (TRT), Müge Kolat (İmaj), Murat Akdilek (Fida Film), Nuri Bilge Ceylan (NBC Film)
Dağıtıcı Şirket: Tiglon Film
İçerik Uyarıları: Son derece durgun ve çoğunlukla sessiz akan, yanı sıra pek çok bölümü de simgelerle bezeli hikâyesinin ilköğretim çağındaki çocuklar tarafından sağlıklı bir şekilde kavranabilmesi zor olduğundan, 13 yaşından küçük izleyicilere önerilmemektedir.
Ailece izlenebilir mi? / ŞARTLI EVET / 13+ (Ailenin küçük üyelerinin 13 yaşından büyük olması şartıyla)
Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.nbcfilm.com/anatolia/
Yeni Şafak-Sinema Yıldız Puanı: * * * 1/2 (4 üzerinden 3,5 yıldız)
:::::::::::::::::::::::::
İşte, aynen böyle sürprizsiz bir kasabada, bir grup kanun adamı, şüpheliyi de yanlarına katarak, bir yasak aşk cinayetine kurban gitmiş, ancak bedeni katili tarafından açık araziye gömülmüş bir maktûlün peşine düşerler.
:::::::::::::::::::::::::
Buna karşılık, Nuri Bilge Ceylan sinemasının sayfamızdaki yüksek kredisi hesapta olmayan bu tür küçük aksamalar nedeniyle asla tükenmeyeceğinden, 8 yeni filmin gösterime girdiği bir hafta sonunda ben jokerimi -bir hafta rötarlı da olsa- yine “Bir Zamanlar Anadolu'da” filminden yana kullanmayı tercih ettim.
Türk sinemasının 2000'lerdeki bu başına buyruk çocuğu, ortalama üçer yıllık periyodlarla film yapıyor. Her filmiyle yurt içinde ve dışında ortalığı birbirine kattıktan sonra da yeniden “koza”sına çekilip sabırla yeni hikâyesini örmeye başlıyor. “Üç Maymun”dan tam üç yıl sonra karanlık salonlara konuk olan “Bir Zamanlar Anadolu'da”, peşinen söyleyeyim ki sanatçının pek de kalabalık olmayan filmografisinde şimdiye kadar sinemasal anlamda eriştiği en yüksek zirveyi temsil etmekte… Hem birbirinden aşkın oyunculuk gösterileri, hem içerdiği yüksek hikâye kalitesi, hem dört dörtlük sinematografisi, hem tertemiz kurgusu, hem de yönetmenlik sanatında katettiği büyük aşama açısından…
Biraz gecikmeli olarak izleme şansı bulabildiğim bu filme tek kelimeyle “bayıldım”.
Ceylan, beklediğim üzere beni yine zahiren çok basit, özeti bile tek paragrafta yapılabilen bir hikâyenin en dış sınırlarında o her zamanki soğukluğunda karşılayıp, birlikte insan ruhunun alabildiğine derin ve karmaşık dehlizlerine indiğimiz mistik bir yolculuğa çıkardı. Bir katman aşağıya ulaştığımızda yaman bir “bürokrasi eleştirisi”yle karşılaştık. Sonra bir katman daha alta yöneldiğimizde, orada da “Eğer ki karşımızda bir toplum ve bir suç varsa, o toplumdaki hiç kimse tam anlamıyla masum değildir” önermesini getiren, çok da doğru söyleyen başka alt metinler karşıladı beni… Başta -senaryonun da belkemiğini kaleme alan- aktör Ercan Kesal'ın canlandırdığı olağanüstü “muhtar” portresi olmak üzere, çağdaş mizahımızın önde gelen ustalarından biriyken yönetmenin otoriter ellerinde tanınmaz hâle gelip kuşku ve donukluğu kendisine hayat rehberi yapmış bir polis komiserine dönüşen Yılmaz Erdoğan, gerek fizyonomileri gerekse fıtratları bu sanatçının ele aldığı temalara yatkın olduğu için rollerine cuk diye oturmuş Ahmet Mümtaz Taylan, Taner Birsel, Fırat Tanış ve diğerleri… Kısacası, herkes çok iyiydi, çok…
Heyhat, bütün bunlar çok iyi de, vahim bir sorun sinema sektörümüzün tam orta yerinde olanca haşmetiyle yükselmekte… “Ana akım sinema”nın baş döndürücü ritmine, alengirli anlatım tekniklerine kesinlikle prim vermeden inatla kendi yolundan giden böylesine durağan bir film dilinin bizim izleyicimiz nazarında herhangi bir kredibilitesi var mı?
Ceylan'ın, her biri uluslararası yarışmalarda birbirinden baba ödüller kazanmış son üç filminin yurt içi gişe rakamlarına baktığımızda, bu sorunun cevabı çok açık: “Yok!”
Dahası, yerli izleyicinin son 8-10 yıldır Ceylan sineması üzerine artık belli ölçüde eğitildiğini varsayarken, sanatçının geçen mayıs ayında Cannes'da “jüri büyük ödülü” kazanan bu yeni yapıtının da ilk haftaki gişe rakamının 35 bin kişi / 382 bin 500 TL hasılat düzeyinde (yani, her hafta bir yenisi gösterime giren video piyasası kalıntısı dandik çizgi filmlerin neredeyse 8-10 katı aşağıda) bir seyir takip etmesi, ülkedeki beğeni çizgisini yeterince açıklıyor.
Ha, Ceylan bu ağır kültürel yozlaşmayı, beğeni erozyonunu ciddiye alıp da yakın bir gelecekte ona mı uymalı? Elbette ki hayır… Hak bildiği yolda ilerlerken eğer ki kendisine yeni anlatıları için her koşulda yeterli finans kaynakları bulabiliyorsa, kendi ülkesindeki bu perişan gişe rakamlarına zerre kadar itibar etmeksizin yalnız koşusuna aynen devam etmeli… Tıpkı, en az onun kadar değerli ve donanımlı meslektaşı Semih Kaplanoğlu'nun yaptığı gibi… Çünkü, medyada olduğu gibi sanatta da bu "toplu kokuşma hâli"nden ancak gözünü budaktan esirgemeyen bir kaç düzine fedainin yardımıyla kurtulabileceğiz. En azından, geleceğe dönük bir kaç anlamlı sözü onlar sayesinde bırakabileceğiz torunlarımıza…
* * *
YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU
* * * *
(4 Yıldız) Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.
* * * 1/2
(3,5 Yıldız) Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.
(3 Yıldız) Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…
* * 1/2
(2,5 Yıldız) Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.
* *
(2 Yıldız) Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.
* 1/2
(1,5 Yıldız) Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.
*
(1 Yıldız) Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!