Casusluğun kitabını yazmış ülkeden BİR CASUSLUK BAŞYAPITI

Espiyonaj edebiyatının Britanyalı ustası John le Carré'ın ilk kez 1979 yılında 7 bölümlük bir BBC TV mini dizisi olarak görselleştirilen klasik romanı 'Köstebek', John Irvin imzasını taşıyan bu başarılı uyarlamanın üzerinden 32 yıl geçtikten sonra şimdi de göz kamaştırıcı bir oyuncu kadrosu eşliğinde beyazperdeye taşındı. İsveçli yönetmen Tomas Alfredson'un çağdaş yorumunun -George Smiley karakterini (Alec Guinness gibi bir efsanenin üzerine) canlandırma cesaretini gösteren Gary Oldman'ın performansı başta olmak üzere- öncülünden herhangi bir eksiği yok, tam aksine fazlası var!

Ali Murat Güven
Casusluğun kitabını yazmış ülkeden BİR CASUSLUK BA

alimuratg@yahoo.com

KÖSTEBEK (Tinker, Tailor, Soldier, Spy)

Yapım Yılı ve Ülkesi: 2011, İngiltere-Fransa-Almanya ortak yapımı

Türü ve Süresi: Casusluk serüveni, 127 dakika

Gösterim Formatı: Standart 35 mm film

Perdedeki Resim Oranı: 2.35:1 (Geniş Perde-Cinemascope)

Ülkemizde Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 27

Seslendirme Dili: İngilizce (Türkçe altyazılı olarak gösterilmektedir)

Yönetmen: Tomas Alfredson / Yağız Alp Akaydın (İstanbul sahneleri / Birinci yönetmen asistanı)

Senaristler: (İngiliz yazar John le Carré'ın aynı adlı klasik romanından uyarlamayla) Bridget O'Connor, Peter Straughan

Görüntü Yönetmeni: Hoyte Van Hoytema

Özgün Müzik Bestecisi: Alberto Iglesias

Kurgucu: Dino Jonsäter

Yapım Tasarımcısı: Maria Djurkovic, Berk Bengü (İstanbul sahneleri / Yapım âmiri)

Sanat Yönetmenleri: Tom Brown (Süpervizör), Zsuzsa Kismarty-Lechner, Deniz Göktürk (İstanbul sahneleri / Sanat yönetmeni yardımcısı)

Kostüm Tasarımcısı: Jacqueline Duran, Hilâl Sezer (İstanbul sahneleri / Kostüm tasarım asistanı), Beril Sinan, Safa Demirkan (İstanbul sahneleri / Kostüm sorumluları)

Oyuncuları: Gary Oldman (George Smiley), Colin Firth (Bill Haydon), Tom Hardy (Ricky Tarr), Mark Strong (Jim Prideaux), John Hurt (Control), Toby Jones (Percy Alleline), Kathy Burke (Connie Sachs), David Dencik (Toby Esterhase), Amanda Fairbank-Hynes (Belinda), Benedict Cumberbatch (Peter Guillam), Stephen Graham (Jerry Westerby)

İthalatçı Şirket: Chantier Films

Dağıtıcı Şirket: Chantier Films

İçerik Uyarıları: Hikâyesi boyunca bir çok bölümünde yer alan kanlı/kansız şiddet gösterileri; yanı sıra birkaç sahnesindeki yüzeysel cinsellik/çıplaklık ve alkol-sigara kullanımı nedeniyle 18 yaşından küçük izleyiciler için uygun bir yapım değildir.

Ailece izlenebilir mi? / HAYIR / 18+

Filmin Yeni Şafak-Sinema Puanı: (4 yıldız üzerinden) * * * 1/2

Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.tinker-tailor-soldier-spy.com

::::::::::::::::::::::::::::

/resim/site/smiley0999e7f009934f70by.jpg
Yıl … Yirminci yüzyılın ortalarında Sovyet sosyalist diktatörlüğü paktı ile ABD kapitalizminin taraftarları arasında baş gösteren , uluslararası ilişkilere çok boyutlu zararlar vermeyi sürdürmektedir. olarak da bilinen kod adlı de bu keşmekeşte bir yandan diğer ülkelerin casusluk girişimlerine ayak uydurmaya, bir yandan ise 'nin güvenliğini sağlamaya çalışmaktadır.

in olarak bilinen başkanı , kendini mesleğine adamış usta bir ajan olan 'yu 'a gönderir. Fakat, 'in görevi esnasında işler ters gidince, ve keskin zekâsıyla yükselmeyi hedefleyen sağ kolu teşkilâttan ayrılmaya zorlanır.

, kendisini terk eden karısı 'den boşandıktan kısa bir süre sonra, Müsteşar tarafından görüşmeye çağırılacaktır. Ve kahramanımız, yapılanmasının, için çalışarak 'nin çıkarlarını tehlikeye atan iki taraflı bir ajan, o câmiâdaki deyimle bir tarafından açığa çıkarıldığına dair gitgide artan şüpheler üzerine, hükûmetin emriyle yeniden göreve getirilir. , genç ajan 'ın da desteğiyle, örgütün geçmişte ve hâlihazırdaki faaliyetlerini incelemeye alır. Köstebeğin izini sürerken, önde gelen casuslarından biri konumundaki gizemli ile yıllar önceki karşılaşmaları da aklından hiç çıkmamaktadır.

Köstebeğin izini büsbütün kaybettiklerine inandıkları bir anda, başına buyruk saha ajanı beklenmedik bir şekilde ile bağlantıya geçer. 'de gizli ajanlık yapan , elinde çok önemli bilgiler olduğunu iddia eden ve ihanete uğramış bir kadın olan 'ya âşık olmuştur. Diğer yandan yöneticisi ün köstebek şüphelileri listesini beş kişiye kadar indirdiğini öğrenir. Bu beş adam, kod adlı, alabildiğine hırslı bir ajan olan , adıyla anılan, rahat ve kendinden emin (, olarak bilinen cesur (Ciarán Hinds), olarak tanınan işgüzar ve nihayet 'nin kendisidir.

kendisine ihanet eden kişiyi bütün imkânlarıyla aramaktadır ve şaşırtıcı gerçek henüz ortaya çıkmadan önce bile uluslararası bir casusluk oyununun ölümcül tuzağına düşürülmüş durumdaki bu usta ajanların üzerindeki duygusal baskı adım adım artırılmaktadır.

::::::::::::::::::::::::::::

/resim/site/anaresim094944ae094944afby.jpg

1974 yılında piyasaya çıkmış özgün İngilizce baskısı 350 sayfayı bulan, içinde her birinin nakış işler gibi işlenmesi gereken bir sürü önemli karakterin yer aldığı, dahası 1979 yılında BBC TV tarafından sağlamcı İngiliz yönetmen John Irvin eliyle (toplam süren olarak) televizyona da çok başarılı bir uyarlaması yapılmış, söz konusu uyarlamada başrolü Britanya sinemasının taçsız kralı Alec Guinness'in üstlendiği klasik bir casusluk romanını, arkasında böylesine ağır bir kültürel mirası ve onca uyarlama zorluğunu kuyruk gibi taşırken bir kez de sinema filmine dönüştürmek gerçekten de çılgın cesareti gerektiriyor.

Fakat, romanın (şu anda yaşında olan) yazarı, İngiliz casusluk edebiyatının yaşayan efsanesi John le Carré'ın da izledikten sonra “Budur” deyip ayakta alkışladığı gibi, İsveçli yönetmen Tomas Alfredson böylesine karmaşık bir projenin altından gerçekten de büyük bir yetkinlikle kalkmayı başarmış.

/resim/site/tepesol094d0638094944b9by.jpg
Ben, Irwin'in o 7 bölümlük dizisini dönemin siyah-beyaz TRT'sinde yakalayıp izleyebilmiş olan şanslı kuşaktanım. Altını çizerek belirtmeliyim ki günümüzün “Fatmagül”cü gençlerinin artık ne devlet televizyonunda, ne de özel kanallarda bu kadar klas ve sofistike polisiye gerilim dramaları izleyemiyor olmalarından dolayı ciddi bir hicap duyuyorum. Bizler, çoğunluğu ABD'den gelen “Dallas” gibi, “Şahin Tepesi” gibi onca emperyalist cürufun arasında (özellikle ve kökenli) çok sıkı dizilerle de büyümüş bir kuşağız. Hiç kuşkusuz, bugünkü sinema sevgimizi ve bilgimizi de böylesi unutulmaz yapımlara borçluyuz. İşte, henüz ortaokula gittiğim o yıllarda, içerdiği kasvetli Britanya atmosferiyle kimilerine fazlasıyla sıkıcı gelen Irwin imzalı (ki kendisini beyazperdede ise yapımı adlı Vietnam Savaşı hikâyesiyle tanıyıp sevmişizdir) ilk “Köstebek”, beni yeniyetmelik çağımdaki o sınırlı sinema bilgim ve beğenime rağmen yine de haftalar boyunca ekran başına çivilemeyi başarmıştı.

/resim/site/yonetmen099ab04d09934f73by.jpg
Doğrusu ya, bazı çekimleri İstanbul'da yapılan bu sinema uyarlamasından geçen yaz ilk haberdar olduğum günlerde, kendisi hakkında son derece yüzeysel bilgilerle hareket ettiğim İskandinav yönetmen Alfredson'dan sinema adına fazlaca bir numara çıkmayacağını düşünmüştüm. Fakat, 1 Nisan 1965-Stockholm doğumlu bu adam, aynen romanın yazarı ve ona kendisini -belli bir tereddütle- teslim eden kalabalık bir İngiliz-Amerikalı oyuncu ekibi gibi, ortaya koyduğu yüksek sinemasal kaliteyle benim gibi pek çok sinemaseveri dağıttı. Yönetmen bir babanın (Hans Alfredson) oğlu olan sanatçı, önüne aşılması gereken çıta olarak 32 yıl önceki diziyi koymamış ve 350 sayfalık bu karmaşık hikâyeyi beyazperde için -omurgasını aynen muhafaza ederek- çok isabetli bir yol haritası eşliğinde iyice yalınlaştırmış.

Romanın dizi versiyonundaki George Smiley, daha doğrusu Alec Guinness, ortaya koyduğu performans itibarıyla başlıbaşına bir fenomendi; fakat oyuncularından azamî verimi almasını bilen Alfredson'un yorumundaki Smiley, yani Britanya sinemasının çağdaş gurur kaynaklarından Gary Oldman ise “Bu karakter böyle de canlandırılabilir” diyerek az buz bir aktör olmadığını cümle âleme bir tur daha gösteriyor. Yanısıra, en son "Zoraki Kral"da (The King's Speech) büyük bir hayranlıkla izlediğimiz Colin Firth ve yine Ada'nın beyazperdeye armağan ettiği gelmiş geçmiş en büyük yetenekler arasındaki ihtiyar kurt John Hurt de spotların kendilerine döndüğü bölümlerde harikalar yaratmaktalar...

/resim/site/istanbul3094a7149094944b3by.jpg
1970'lerin başındaki soğuk savaş atmosferini ve bu ortamda yaşanan ülkeler arası acımasız güç savaşlarını müthiş bir gerçekçilik duygusuyla yansıtan film, üstüne bir de biz Türkler'e kıyak geçerek, özgün romanda yer almayan İstanbul'u fazladan işin içine katıyor ve böylelikle kültür başkentimizin batı sinemasındaki en iyi kullanımlarından birini izleme fırsatını buluyoruz.

7 filmin gösterime girdiği kalabalık bir hafta sonunun, dijitize edilip 3 boyutlu hâle getirilmiş eski dost “Yıldız Savaşları-Bölüm 1” ile birlikte en iyi iki seyirliğinden biri… Yalnız, içindeki şiddet ve (az miktarda da olsa) erotizme dikkat…

* * *

Pek çok önemli sahnesi İstanbul'da çekildi

/resim/site/istanbul1094b2ac8094944b5by.jpg

“Köstebek”in roman versiyonunda Hong Kong'da geçen bazı bölümler, İsveçli yönetmen Tomas Alfredson İstanbul'u görsel açıdan Hong Kong'dan çok daha etkileyici bulduğu için senaristler Bridget O'Connor ve Peter Straughan tarafından bizim topraklara uyarlandı. Bunun sonucunda, geçtiğimiz sonbaharda, Tom Hardy ve Amanda Fairbank-Hynes başta olmak üzere filmin önde gelen oyuncularından bir grup Türkiye'de üç hafta kadar çalıştı.

Karaköy ve Beyoğlu'nu set olarak kullanan “Köstebek” için bu bölgelerin 1970'lerin başlarındaki görünümü titiz bir sanat yönetimiyle yeniden oluşturulurken, ayrıca Paris'in günlük film çekim ücretleri açısından çok pahalı olması nedeniyle bazı Fransa sahneleri de Beyoğlu'nun Çukurcuma Mahallesi'nde çekildi. Mahalledeki sokakların tabelalarını ve park halindeki araçları değiştirerek o çevreyi Paris'in arka sokaklarına dönüştüren ekip, Yine Fransa'da geçen bir terzi dükkânı sahnesini de aynı mahalledeki eski bir dükkânda gerçekleştirdi.

/resim/site/istanbul2094ba505094944b7by.jpg
Gerçi, dünya çapındaki hızlı sinefiller, filmde yer alan ('da 'lerin başlarında 'da gezinen yeni nesil vapurlar ve elektrikli tramvay olmayışı, aynı dönemin sahnelerinde uzak planda 'ların ardına park etmiş olan çağdaş tasarımlı bazı otomobillerin göze çarpması gibi) irili ufaklı mantık hatalarını yakalamakta hiç gecikmediler; ancak tarihe dönük yüzü sürekli yıkılıp yenilenen, geçmiş zaman dramaları çekmenin böylesine zor olduğu bir kentte Türk sanat ekibinin bu tür büyük ölçekli dekoratif sorunlar karşısında yapabileceği pek fazla bir şey de bulunmuyordu.

* * *

YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU

* * * *

(4 Yıldız) Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.

* * * 1/2

(3,5 Yıldız) Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.

/resim/site/simge6424532c63f49eb5by.jpg
* * *

(3 Yıldız) Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…

* * 1/2

(2,5 Yıldız) Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.

* *

(2 Yıldız) Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.

* 1/2

(1,5 Yıldız) Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.

*

(1 Yıldız) Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!

/resim/site/makine_dairesisari31f412fab1f1f20baby.jpg