Çizgi filmler entelektüel kapasiteyi geliştiriyor

Hemen hemen herkes çocukluk döneminde çeşitli çizgi filmleri izleyerek kahramanlarıyla özdeşir. Çizgi filmler görsel ve işitsel açıdan çocukların dünyalarına renk katar ve çevresi ile olan ilişkilerini güçlendirir.

Çizgi filmler entelektüel kapasiteyi geliştiriyor

Çocuklukta hepimizin hayatında bir dönem var olan, ileri yaşlarda bile izlemekten zevk duyduğumuz çizgi filmler acaba çocukların üzerinde nasıl bir etki bırakıyor? Çizgi filmlerle ilgili bilinmesi gerekenleri Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk anlattı: “Televizyon çocuklar için eğlence ve eğitim aracıdır; onlar için bir eğlence kutusudur. hayatında hatırı sayılacak bir önemi ve değeri vardır. Çizgi filmler görsel ve işitsel açıdan çocukların renkli dünyalarını daha da renkli hale getirmektedirler. Cam ekrandaki renkler, insan ve hayvan figürlerini temsil eden çizgiler ve animasyon, çocukların hayal dünyalarındaki temsili sembolleri zenginleştirmektedir. Aslında çocuk çizgilerle eline kalem aldığı günden itibaren karşı karşıyadır. Ancak çizgilerin hareketi çocuklara imkansızın gerçekleşmesi gibi gelir. İşitsel olarak algılanan müzikler, seslendirmeler çizgilerin çocukların hayal dünyalarındaki yerlerini kalıcı kılmaktadır.

PAYLAŞIMA DA ETKİLİ OLUYOR

Çizgi filmin içeriğindeki art arda gelen aksiyonlar görsel takibi sürekli hale getirmekte ve dikkati bu yöne odaklamaktadır. Aynı zamanda çocukların mizah duygusunu tatmin etmektedir. Çizgi filmlerdeki kahramanlar çocukların idealize ettiği, olmak istedikleri temsillerdir. İyilik, yardımseverlik, paylaşım temaları çocuğun sosyal ve ahlaki değerler açısından bilgi edinimlerini kolaylaştırmaktadır. Bu temsiller anne ve babaların söylemlerini kuvvetlendirmekte ve görselleştirmektedir.”

Amaç değil, araç olmalı

Çizgi filmler tüm bu işlevleriyle çocuğun entelektüel kapasitesinin gelişiminde de rol almaktadır. Çünkü içeriğinde pek çok uyaranları içermektedir. Dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğun çok fazla uyaranla baş başa bırakılmamasıdır . Yani çocuk, tüm gün boyunca televizyonun önünde çizgi film seyreder halde olmamalıdır. Buna bir kısıtlama getirilmelidir. Ayrıca ebeveyn, televizyon programlarını önceden inceleyerek seçim yapabilir. Çocuğun seyrettiği programlarla ilgili sonradan duygu ve düşüncelerini paylaşabilir. Cocuğun yaratıcı faaliyetlerini ortaya çıkaracak, kendi üreteceği etkinlere de ihtiyacı vardır. Bu da bir yetişkinle birlikte yapacağı faaliyetlerle gerçekleşebilir. Aynı zamanda oyun parkları gibi alanlarda koşacak, zıplayacak, yeni arkadaşlarla tanışacak, böylece fazladan enerjisini atacak, aynı zamanda sosyalleşme imkanı bulacaktır. Kısaca, televizyon ve özellikle çizgi filmler çocuğun hayatındaki amaç değil araç olmalıdır.

Meyve kabuğuyla daha faydalı

Uzmanlar, meyvelerin, kabuklarıyla birlikte yenmesinin birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söylüyor. Prof Dr. Turan Karadeniz, elmanın kabuğuyla, portakalların ise beyaz lifleri ayıklanmadan meyvesiyle yenmesinin birçok rahatsızlığı ortadan kaldırdığını belirtti. Karadeniz, “Meyvelerin kabukları vitamin kaynağıdır. Bu durum hem bağırsaklarda meydana gelebilecek kabızlığı önleyecek hem de bu kabuk ve liflerde bulunan vitamin ve minerallerden istifade etmeyi sağlayacaktır” dedi.