Fatih Sultan Mehmet'i nasıl bilirsiniz? İstanbul surlarının önünde beyaz atının üzerinde askerlerini cesaretlendirirken veya İstanbul'u fethedecek topların balistik hesaplarını yaparken değil mi?
Peki Hz. Mevlana'yı, Yunus'u? Başka bir soru: Tarihe yön vermiş, insanların gönül hayatına girmiş, tarihte kalıcı izler bırakmış şahsiyetleri hiç çocukluk halleriyle hayal ettiniz mi hiç?
Bu topraklarda çocuk eğitimi
Şimdi aklınızdan şöyle bir düşünce geçebilir: Çağ açıp çağ kapayan bir Fatih'in, aşk çağlayanı bir Mevlana'nın, Türkçe ile benzersiz şiirler mırıldanan bir Yunus'un yanında bebek Fatih'in, bebek Mevlana'nın, bebek Yunus'un ne önemi olabilir?
Uzman Pedagog Adem Güneş, işte bu noktada çok önemli bir konuya dikkat çekiyor Çocukluk Sırrı ismini verdiği kitabında. Yazara göre çağ açıp çağ kapayan Fatih'in de aşk çağlayanı Mevlana'nın da Türkçe ile benzersiz şiirler mırıldanan Yunus'un da sırrı, çocukluklarında… Güneş, sadece bu noktaya dikkat çekmekle kalmıyor, çocukluğumuza inerek bizi gizemli bir keşfe çağırıyor.
Güneş'in Nesil Yayınları arasından çıkan son kitabı Türk büyüklerini yetiştiren Anadolu pedagojisi'nin kapısını aralıyor. Güneş, kitabında her dönemde bu bereketli topraklarda dev çınar ağaçlarının yükseldiği gibi, büyük adamların yetiştiğini ve tarihin altın sayfalarına isimlerini yazdırdıklarını belirterek “Böyle bir tabloya bakınca, bugün anne-babaların başka kültürlerdeki çocuk terbiye usullerine yönelmeleri ne kadar da trajiktir.” tespitini yapıyor. Güneş, bu tespitinin ardından Anadolu insanının pedagojik yaklaşımına yer veriyor kitabında.
Güneş, her çocuğun içinde bir sır barındırdığını belirterek, anne-babaları bu sırrı keşfetmeye çağırıyor. Ama sırrı keşfetmenin kolay olmadığını da özellikle vurguluyor. "Dikkat ister, özen ister, ihtimam ister, şefkat, sevgi, saygı, güven ister bu sır. Bu sır sanki kırk kat bohçaya sarılmıştır ve her bir katı anne-baba tarafından özenle ve ihtimamla açılmalıdır. Bu katlar açılırken çocukluk sırrı ürkütülmemeli, yuvasından kaçırılmamalı, hoyratça kullanılmamalıdır. Her bir katın, her bir örtünün açılmasının bir adabı vardır." diyen yazar Anadolu insanın bu sırra nasıl eriştiğine dair bilgilerini aktarıyor.
Yaradılış kodları önemli
"Şeyh Edebalı, rüyasını anlatan Osman'ın daha çocukken farklı olduğunu keşfetti, değer verdi, küçümsemedi ve ona en değerli varlığını eş olarak verdi. Oysa bugün anne-babasının yanına “Ben büyüyünce devlet kuracağım” diye gelen çocuklar “Sen önce derslerini çalış, sınıfını geç” diye küçümseniyor, alay ediliyor ve içindeki çocukluk sırrı küstürülüyor." yorumunu yapan Güneş'e göre anne-babalar, Allah'ın çocuk ruhuna yerleştirdiği ve sadece o çocuğa ait olan kişilik ve karakter özelliklerinin ortaya çıkması için gayret sarf eden rehberlerdir. Anne-babalık, çocuğun fıtratını kendi emel ve istekleriyle bozup zoraki yeni bir fıtrat oluşturma gayreti değildir. Zira Anadolu Pedagojsi'nde her çocuğun 'yaradılış kodlarına' gizlenmiş bir 'kişiliği' olduğu kabul edilir.
Güneş, Çocukluk Sırrı kitabında anne-babalara her çocuğun 'yaradılış kodlarına' gizlenmiş kişiliğini bulmanın püf noktalarını veriyor.