Çocukluk hayalimiz kitaba dönüştü

Çocuk edebiyatının iki üretken ismi yazar Gülsüm Sezgin ve çizer Feyza Eryüksel Koyunoğlu, okul sıralarından bu yana kurdukları hayali “İbrahim ile Kartopu” isimli kitapla gerçeğe dönüştürdü. Kitap, Suriye savaşı nedeniyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Feyza Koyunoğlu, çocuk ruhunu incitmeden gerçeği sunmak istediklerini söylüyor.

Gülsüm Sezgin, Feyza Eryüksel Koyunoğlu.

Münevver Cevizoğlu

En sevdiğiniz çocukluk arkadaşınızın ismini hatırlıyor musunuz? Çocukluk, insanoğlunun en çok arkadaşa sahip olduğu dönem. Maalesef, günümüzde bu durum her geçen gün değişiyor. Çünkü bugünün çocukları, gece gündüz maruz kaldıkları yoğun ve tuhaf uyarıcılar, sosyal medya, ve pandemi döneminin negatif etkileri yüzünden bu becerilerini gün geçtikçe kaybediyorlar. Akran ilişkileri, insan hayatının her döneminde önemli ve değerli. Çocukluk ve gençlik çağı içinse gerçekten de büyük bir etkisi var arkadaşlık ve dostluğun. Bir kere, hayatın başındaki çocuk ve gençlere pek çok beceri kazandırıyor. Uzlaşmayı, ilişkileri yönetmeyi öğretiyor. Duygusal destek kaynağı olabiliyor bir arkadaş. Küçük yaşlarda iken öğrenmek, sanılanın aksine okullarda değil, daha çok akranlar aracılığıyla gerçekleşiyor. Farsçada “seven, sevgili, yâr” anlamındaki “dôst”tan gelen dostluk kelimesi; İslâm literatüründe sadâkat, uhuvvet, meveddet, sohbet gibi değişik kelimelerle de ifade ediliyor.

YILLAR EVVEL İKİ KIZ ÇOCUK VARMIŞ

Yıllar yıllar evvel, bir tatilde iki kız çocuğu bir araya geldi. Ailelerinin kaynaştırma çabalarına rağmen birbirlerinden pek de hoşlanmadılar. Tatil bitti, ayrıldılar. Derken iki sene sonra aynı binada komşu oldular. Bu sefer bir şeyler değişti. Kalpler ısındı, kafalar uyuştu. Yıllarca sürecek bir dostluğun ilk tohumları da böylece atılmış oldu. Komşuluk yetmedi, aynı lisede okudular. Sonra da birbirlerinden hiç ayrılmadılar. Biri kelimelerden, diğeri ise çizgiler ve renklerden bir dünya inşa etti kendisine. Bu kız çocuklarından biri yazar olmak istiyordu, diğeri de çizer.

Birlikte okuyup yazdılar, çizip boyadılar. Hatta ortak hazırlayacakları kitapların hayallerini bile kurdular. Derken yıllar yıllar geçti ve o iki arkadaş büyüdü. Çocuk edebiyatının iki üretken ismi oldu.

DÜNÜN ÇOCUKLARI BUGÜNÜN SANATÇILARI

Bahsettiğimiz iki küçük kız çocuğu Gülsüm Sezgin ve Feyza Eryüksel Koyunoğlu. Günümüz çocuk edebiyatının iki üretken ismi. Yüzlerce kitabın editörlüğünü yapmış olan Gülsüm Sezgin’in yazar olarak yayımlanmış beş çocuk kitabı var. Ayrıca büyükler için yazılmış İstanbul’un simge taşlarıyla ilgili bir kitapta da makalesi bulunuyor. Çeşitli dergi ve mecralarda çocuklar ve gençler için yazmaya devam ediyor. Çocuk yazını üzerine akademik çalışmaları var. Çocuklara, gençlere yönelik yaratıcı yazarlık atölyeleri de düzenliyor.

Çizer ve grafik tasarım sanatçısı olan Feyza Eryüksel Koyunoğlu ise bu çalışmalarının yanı sıra, dekoratif ürünler ile ahşap eserler de üretiyor. Feyza Eryüksel Koyunoğlu’nun resimleyip tasarımını yaptığı pek çok kitap, dergi, hediyelik eşya bulunuyor.

İşte çocukluklarından beri samimi iki arkadaş olan Gülsüm Sezgin ve Feyza Eryüksel Koyunoğlu’nun, okul sıralarından bu yana hayalini kurdukları kitap, üç sene evvel okuyucularla buluştu. Tıpkı çocukken düşledikleri gibi kitabın hikâyesini Gülsüm Sezgin yazdı, resimlerini de Feyza Eryüksel Koyunoğlu çizdi. İki çocukluk arkadaşı, “İbrahim ile Kartopu” isimli kitaplarında, çok önemli bir konuyu işlediler. Suriye savaşı nedeniyle ülkesinden, yuvasından ve arkadaşlarından ayrılmak zorunda kalan bir çocuğun hikâyesini anlattılar.

Nereden aklınıza geldi böyle bir kitap çıkarmak?

Gülsüm Sezgin: Birlikte kitap hazırlamak çok küçük yaşlardan beri hayalimizdi. Bir-iki denememiz de olmuştu. Ancak bitirememiştik. Yıllar yıllar sonra aynı yayınevinde çalışma şansımız oldu, editör ve tasarımcı olarak birlikte çok çocuk kitabı çalıştık. Fakat çocukluğumuzda hayalini kurduğumuz tabii ki bu değildi tam olarak. Yazar ve çizer olarak bir kitabımız olsun istiyorduk. Kitabımızın konusuna ise 2017’de gerçekleşen TRT Çocuk Medyası Konferansı’nda iken karar verdik. Burada tez danışmanı hocam Kübra Güran Yiğitbaşı, ‘Kedi Kunkuş’ kitabı hakkında bir sunum yaptı. Bu bir işaret fişeği oldu bizim için. Hatırlayan olacaktır mutlaka, çünkü medyada bir hayli yer bulmuştu bu kedi ve ailesi. Kedi Kunkuş, Iraklı beş çocuklu sığınmacı bir ailenin kedisi. 2015 yılında savaş nedeniyle ülkelerinden kaçan aile, Türkiye’den Yunanistan’a geçiyor. Oradan da Norveç’e gidecekler ama deniz yolculuğu dolayısıyla ürken kedi kayıplara karışıyor. Aile de mecburen yola Kunkuş olmadan gözü yaşlı devam ediyor. Fakat gönüllüler işin peşini bırakmıyor, kediyi arayıp Midilli’de buluyorlar. Sosyal medya mecralarında gündeme taşıyarak aileyi de bulmayı başarıyor ve Kunkuş ile aileyi buluşturuyorlar. Ve bu olay, bir gazetecinin kaleminden çocuk kitabına dönüşüyor. Feyza’yla bu hikâyeyi duyunca bizde de yaşanmış onlarca hikâye var, bunlar neden çocuk kitabı olmuyor, diye çok dertlendik. Türkiye bu konuda iyilik ve insanlık adına çok büyük bir sorumluluk almış durumda oysa. Fakat bunun hikâyesini biz başkalarından dinliyor, çevirerek Avrupalı yahut Amerikalı yayıncılardan alıyoruz. Açıkçası işin bu kısmı konferansta da çokça dile getirilmişti. E biz kişisel olarak ne yapıyoruz, dedik ve böylece bu işe girişmiş olduk.

İnsanları hummalı baharlar olarak tanımlamak ve bu yüzden göğsümde dakikalar ince parmaklar halinde geziniyor konvoylar geçiyor meşelikler arasından bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına ölümden anlayanı ciddi bir yaprak unutulacak diyorum, iyice unutulsun neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak. İsmet Özel – Karlı Bir Gecede Bir Dostu Uyandırmak

Çok katmanlı hikayeler

Kitabınızda, zor bir konuyu tatlı bir dil ve sevimli resimlerle anlatıyorsunuz. Bu bilinçli bir tercih sanırım. Kitabın bir de hayvan karakteri var. Neden bir kuşu da böyle bir göç hikâyesine eklediniz?

Feyza Eryüksel Koyunoğlu: İlk bakışta iki hikâye varmış gibi görünüyor İbrahim ile Kartopu’nda. Fakat aslında iç içe geçmiş çok katmanlı bir konusu var. Çocuklar, içinde hayvanların olduğu hikâyelere karşı duyarlılar. Bir de arayış hikâyesine. Kitabımızda bunlar var.

İlk etapta insanın hiç aklına gelmiyor, bir savaştan hayvanların, bitkilerin de zarar görebileceği. Hâlbuki hayvanlar da ölüyor veya göçüyorlar. Tıpkı Gülsüm’ün kitabın başında yazdığı gibi, “ayakları olsa ağaçlar da göçerdi savaş olan topraklardan” diyor ya Gülsüm. Bu savaştan sonra Türkiye’de hiç görülmeyen kuş çeşitleri görülmeye başlandı. Bu türler hep savaştan, yıkımdan kaçmış kuşlardı.

İbrahim ile Kartopu’ndan önce ikiniz de başka çalışmalar içinde yer almıştınız, kitaplarınız basılmıştı. İki eski arkadaş olarak bu kitabı hazırlarken farklı şeyler hissettiğiniz anlar oldu mu hiç?

Gülsüm Sezgin: Kitabı çalışırken bir yandan hayat akıp gidiyordu. Hayatımız değişirken kitapta da çok değişiklikler yaptık. Ebat değişti, metinde bazı düzenlemeler oldu vesaire. Bu kitap vesilesiyle bir sürü insanla tanıştık. Bu kuş türünü kayda alan, ilk fotoğraflayan kuş fotoğrafçılarıyla görüştük. Kitapta da onların ilk izlenimlerini neredeyse birebir verdik. İbrahim ile Kartopu esasen beni aşan bir metindi. Ama ilginç şekilde kendi kanatlarıyla uçmayı başaran bir kuş gibi, kendini alıp bir yerden bir yere taşıdı. Kitabı ilk eline aldığında babam “bu kitabın kaderi çok farklı olacak. Çünkü siz, bir mazluma ses olmaya çalıştınız” demişti. İki yakın arkadaş olarak bir kitap hazırlamanın farklı yönlerini de yaşadık tabii ki. Birbirimizi kıyasıya eleştirdiğimiz, hatta tartıştığımız zamanlar da oldu. (Gülüşmeler)

Feyza Eryüksel Koyunoğlu: İbrahim normalde ürkek ve tedirgin bir çocuk ama yumurtayı tam kalbinin üzerine cebine yerleştiriyor. Yaşadıkları bu göç yolculuğu normalde o yaştaki bir çocuk için hiç kolay şeyler değil. Kuş yumurtasını sahiplenip bir ebeveyn gibi onu cebine koyarak korumaya başlıyor. Kuşla karşılaştıktan sonra bambaşka biri oluyor artık. Ona bakmak istiyor. Kuşla olan arkadaşlığı İbrahim’in korkularını, endişelerini de azaltıyor.

Hikâyeyi kurgularken de resimleri çizerken de çok düşündük, konuştuk, tartıştık. Üzerinde çok düşünüp tartıştığımız için de acaba değiştirmemiz gereken yerler var mı diye hâlâ düşünüyorum. O yüzden biraz da bitmeyen bir proje oldu bu bizim için. Gülsüm’ün bana kattığı çok şey oldu. Ben de metne katkıda bulundum. İki yakın arkadaş olmanın faydası. Birbirimizin sınırlarını zorlayarak çalışabildik.

Çocuklar için aslında iyilik basit bir iş

Bu kitap okuyuculara neler desin istersiniz?

Gülsüm Sezgin: “Aslında iyilik çok kolay” desin isterim ben. İyiliği algılamak çok basit ama bunu yetişkinler zorlaştırıyor. Göç ve mültecilik konusunda yapılacak şeyler de aslında çok basit. Çocuklara soruyorum bu kitaptan aklınızda ne kaldı diye. Onlar da hep İbrahim ile Kartopu’nun dostluğunu anlatıyorlar bana. Çocuklar için bu kadar basit bir mesele. Eğer göç sorunu yetişkinlerin yol açtığı bir sorun ise bu mesele de yetişkinleri ilgilendirir. Politika, başka şey. İnsanlık paydasında buluşmak başka şey.

Feyza Eryüksel Koyunoğlu: Yazdıklarımız kadar yazmadıklarımızdan da mesul olduğumuz düşüncesinden hareketle bu kitabı hazırlamayı bir görev olarak gördük biz. Kitabı resimlerken çocuğun yerine kendimi koymaya çalıştım. Oradaki sarsıntıyı hayal etmeye çalıştım. Kötü olayların, gerçekten sert sahnelerin yaşandığı bir hikâyemiz var. Ama bunu çocuğun anlama kabiliyetini düşünerek hazırladık. Mesela savaş uçaklarını anlatırken, kâğıttan uçaklar çizdim. Çocuğu çok incitmesin, üzmesin diye hassasiyet gösterirken ortadaki gerçekliği de anlatmamız gerektiğinin bilinciyle hareket ettik. Çocuk ruhunu incitmeden gerçeği sunmak istedik. Bunu yapabilmek çok zor. Sınırda bir şey…

Çocuk edebiyatının iki üretken ismi yazar Gülsüm Sezgin ve çizer Feyza Eryüksel Koyunoğlu’nun çocukluk hatırası Çocuk edebiyatının iki üretken ismi yazar Gülsüm Sezgin ve çizer Feyza Eryüksel Koyunoğlu’nun çocukluk hatırası.

Sizin hayal kurduğunuz arkadaşınız oldu mu?

Savaşın kötülüğünü; insanlara, hayvanlara, bitkilere verdiği zararı anlamak ve anlatmak isteyenler için çok iyi bir tercih İbrahim ile Kartopu. Ayrıca farklı olanı tanımak, empati hissine alan açmak için de çocuklarla birlikte okunup üzerine uzun uzun sohbet edilebilecek bir kitap. Her şeyden öte sıcacık bir iyilik ve dostluk öyküsü. Peki, siz hiç bir arkadaşınızla hayal kurdunuz mu? Sizin birlikte yola çıkmak istediğiniz bir arkadaşınız oldu mu hiç?

HAYAT
Edebiyat sevgisi çocukken yeşeriyor

HAYAT
Hayatı edebiyatla kuşatmaya hazırız