Uzun yıllar hafızamızda yer edecek olan darbe girişimini akraba ziyaretinde haber alan Altaylı ailesi, hemen dönüş yoluna çıkmış. Tespit edilen en küçük gazi olan 9 yaşındaki Görkem Mert yaşadıklarını, "Sokaklar insan doluydu. Yavaş yavaş gidiyorduk. İki defa araba çarptı, hemen başımı eğdim. Tavan bir anda çökmeye başladı, tank geçmiş. Sonra beni çıkarttılar, hastaneye geldik" sözleriyle anlatıyor. Üçüncü sınıfa geçen Görkem Mert, yakar top oynamayı ve matematiği çok sevdiğini söylüyor. Büyüdüğünde robot yapmak istediğini belirten minik gazi, "Arkadaşlarım ziyarete geldi. İnşallah okul açılana kadar düzeleceğim. Gururluyum, vatan sağolsun" diyor.
TAVANIN ÇÖKÜŞÜNÜ GÖRDÜM
Yaşananların film sahnesi gibi olduğunu söyleyen Anne Nilüfer Altaylı, o geceyi şöyle anlatıyor: "Birkaç hanım Gaziosmanpaşa'ya yürüyüşe gidiyordu. Onları meydana bıraktım. Arabalar soldan devam ediyordu. Bir anda sarsıldık, tavanın çöküşünü gördüm, çok kötüydü. Çocuklarım öldü zannettim. Hemen inip yardım çağırdım. Kızım inmiş ağlıyordu fakat oğlum sıkışmıştı. Oradakilerin yardımıyla Görkem'i çıkarttık ve hastaneye götürdük."
Küçük olduğu için birkaç ayda toparlanacak olan Görkem Mert'in sağ omzunda, kürek kemiğinde, kalça kemiğinde kırıklar ve karaciğerinde de yırtılma var. O günden beri haberleri izleyemediğini belirten Nilüfer Altaylı, "Çocuklarım mucize eseri kurtuldular. Büyük kızım genelde o tarafta otururdu, Görkem zayıf olduğu için kurtuldu. Allah kimseye bir daha yaşatmasın" diyor.
O arabadan sağ çıkması mucize
Torununa kemik suyu çorba yapan Suzan Nine "Kırıkları vardı, şükür şimdi iyi. O arabadan sağ çıkması mucize hala şükrediyorum. Türk Türk'ü vurur mu hiç, şimdi geldik torunuma kemik suyu çorba yapıyorum, en iyi şekilde bakıyoruz. Allah bir daha göstermesin" diyor. Anne Nilüfer Altaylı ise oğlunun başından bir an olsun ayrılmıyor.