Düşler bahçesinde huzur arayışı

Almost Famous, Vanilla Sky gibi filmlerinden hatırladığımız yönetmen Caneron Crowe'un son çalışması Düşler Bahçesi gerçek hayattan sinemaya uyarlanmış bir hikâye. Biraz duygusal, biraz da keyifli yanıyla akıllarda kalacak yapım ailece sinemaya gitmek isteyenler için ideal bir öneri.

Naz Emel Koç
Düşler bahçesinde huzur arayışı

Benjamin Mee macera deneyimleri yazan bir gazetecidir. Eşini kaybettikten sonra iki küçük çocuğunu ve kendi hayatını yoluna koymakta güçlük çeker. Her şeyden kaçış olarak gördüğü, şehrin dışında kalan bir eve yerleşmeye karar verir. Hayallerindeki evi bulur ancak ev, atıl vaziyetteki bir hayvanat bahçesinin mülkiyetidir. Eve yerleşebilmesi için hayvanat bahçesini işletmesi de gerekecektir. Benjamin çocuklarıyla birlikte bu hiç anlamadığı işe soyunacaktır.

Düşler Bahçesi, gerçek hayatta yaşanan, The Guardian yazarı İngiliz gazeteci Benjamin Mee'nin (filmde de gerçek adı kullanılmış) bugün hala halka açık olan Vahşi Yaşam Parkı Dartmoor Zoological Park'ı satın alıp, yeniden yaşatma hikâyesinden uyarlanmış. Mee'nin 2009 yılında kitaplaştırdığı olaylar senaryoya aktarılırken bir takım değişikliğe uğramış. Mesela filmde Mee eşinin yasını tutmaktadır ve olayların gelişimi karakterin hüznüyle baş etme yöntemleri arasındadır. Gerçek hayatta ise Mee eşini parkı satın aldıktan sonra kaybeder ve mekân İngiltere'den Amerika'ya taşınır.

MODERN İNSANIN GÖZÜNDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Annenin kaybedilmesiyle birlikte hayata yeniden tutunmayı anlatan film, tipik diyebileceğimiz bir hayata tutunma öyküsü. Tanıklık ettiği maceraları kaleme alan gazeteci Benjamin Mee karakteri, filmde modern insanın kafese kapatılmış bir temsili olarak karşımıza çıkıyor. Mee hüznüyle ve sıkıntılarıyla baş etmeye çalışırken kendisini şehir yaşamından soyutlayıp, filmde doğal yaşamın bir temsili olarak resmedilen hayvanat bahçesinin kollarına bırakır ve doğal yaşamın kucağında şifa bulması tabi ki bir Hollywood filmi açısından kaçınılmaz olacaktır. Film modern insanın sorunlarına çözüm ararken, sunduğu çözüm önerileri de modern insanın dünya tahayyülüyle sınırlı aslında. İnsan, hayvan ve tabiat arasında kurulmaya çalışılan denklem, günümüz insanının çitlerle çevrili "natürel yaşam" alanlarında, yani bir hayvanat bahçesinde geçiyor. Filmde hayvanların yaşadıkları yerlerin kafes olamayışının vurgulanması durumu hoş gösterme çabası. Hayvanat bahçesi şifahane işlevi görüyor belki ama yine de çözümün modern insanın sınırlarıyla üretildiğini gözden kaçırmamak gerek.

Romantikleştirilmiş bir isimle ülkemizde vizyona giren filmin yalın bir gerçekliğe dayalı anlatımı insan duygularını olabildiğine sade bir yorumla resmediyor. Klasik drama kalıplarına uygun sinema dilinin kilit noktalarında çocuklar yer alıyor. Küçük Rosie hikâyenin pozitif, Dylan hüzünlü, Lily saf yönlerini temsil ediyor. Çocuklarınkinden yetişkinlerin dünyasına kadar uzanan geniş yelpaze farklı duygu durumlarını bir arada sergilerken, gerçek hayattakine benzer bir duygu harmonisi meydana getiriyor. Bu yönüyle Düşler Bahçesi'nin seyirci üzerinde bıraktığı pozitif tesirden bahsedebiliriz. Özellikle filmdeki aşk duygusunu çok beğendimin altını çizmek isterim. Benjamin'in kaybettiği eşine olan aşkının, aile ve sadakat kavramlarıyla birlikte işlenmesi günümüz âşıklarına örnek teşkil etmeli. Benjamin'in samimi duyguları, sonrasında yelken açacağı aşkı da güzelleştiren bir hal. Aynı şekilde Lily ve Dylan arasında yeşeren ergenlik aşkı da, çocukluk deyip hor görülemeyecek bir samimiyete sahip.

Lily demişken karakteri canlandıran Elle Faning'e dikkatinizi çekmek istiyorum. Gerçi kendisini herhangi bir filmde seyrettiyseniz oyunculuk konusundaki yeteneğinin sizin de gözünüzden kaçmadığına eminim. Kariyerine üç yaşında başlayan on üç yaşındaki oyuncu canlandırdığı birbirinden farklı rollerin üstesinden başarıyla gelmesiyle şimdiden kendini ispatladı. Çok geçmeden aranan oyuncular listesinde yer alacağı ve yıldızının daha da parlayacağına hiç şüphe yok.

Son olarak aile, aşk, dostluk, yardımlaşma gibi konularda sade ve içten bir film seyretmek isteyenlerin Düşler Bahçesi'nde aradıklarını bulacaklarını söylemiş olalım.

We Bought a Zoo

Yönetmen: Cameron Crowe

Senaryo: Aline Brosh McKenna, Cameron Crowe

Tür: Dram, Aile

Yapım: ABD, 2012

Oyuncular: Matt Damon, Scarlett Johansson, Elle Fanning