Üç dinin de kutsal kabul ettiği Kudüs, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin (IRCICA) hazırladığı “Fotoğraflarla Dünden Bugüne Kudüs” kitabıyla bu çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Fotoğraflardaki yapıların adı, konumu, yaptıranı, yapım yılı, şimdiki fiziki durumu hakkında yer alırken kısa da bir tarihçe yer alıyor. Dr. Najih Baqirat'ın yazdığı metinler Türkçe, Arapça ve İngilizce olmak üzere üç dilde bulunuyor. Arşivlik bir kitap olan bu önemli eser, sadece tarihçileri değil mimar ve sanat tarihçilerinin de Kudüs çalışmalarında altın kaynak olarak kullanılacaktır. Fotoğraflar, İslam süsleme sanatı ve ahşap işçiliği hakkında da ipuçları veriyor.
MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ
Proje yönetimi Doç. Dr. Halit Eren ve Sefer Turan tarafından yapılan çalışma, TC Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) katkılarıyla bir araya getirilmiş. Kudüs'Ün çeşitli dönemlerdeki çehresini günümüzle kıyaslama şansı sunuyor. Kudüs, sırasıyla Eyyubi, Memlük, Osmanlı dönemlerinde inşa edilen han, sebil, cami, medrese, sur, hamamlarla birlikte İslam şehri olma hüviyeti kazanmıştır. Bu topraklar Müslümanlar'ın ilk kıblesidir. Osmanlı Devleti'nin yıkılmasıyla Kudüs, İslam hakimiyetinden çıkmış oluyor. Bu dönemden sonra ise İngiliz ve İsrail işgali yöreye, yalnızca kan ve gözyaşı getiriyor. Kudüs ayrıca Hristiyanlar'ın hac merkezi de olmuştur. Tarih boyunca hacılar, seyyahlar, ilim adamları, sanatçıların yanı sıra 20. yüzyıla doğru fotoğrafçıların da uğrak yeri haline gelir. Bu fotoğrafçılar şehrin her kesimini görüntülemiş ve ayrıntılı bilgiler kaydetmişlerdir.
Okulların yerine kilise
Mescid-i Aksa, surlar içinde yer alan her şeyin adıdır. 144 dönümlük yüzölçümüyle Kıble Camii, Kubbestüssahra, Eski Aksa, Merven Mescidi, yollar, çeşmeler, meydanlardan oluşmaktadır. Alan, 200'e yakın tarihi eseri içinde barındırıyor. IRCICA arşivinden sağlanan eski fotoğrafların aynı yerden yeni çekimleri Khaled Zaghari'nin objektifinden sayfalara taşınıyor. Ancak Zaghari, şehrin uğradığı tahribattan dolayı çoğu fotoğrafı çekerken zorlanmış. Birçok alim ve bilim adamı yetiştirmiş Kudüs'ün en büyük dini okullarından olan Selahaddin Eyyubi'nin yaptırdığı Salahiye Medresesi, şimdi kilise ve rahip okulu olarak kullanılıyor. Yine Eyyubi'nin yaptırdığı Mescid-i Aksa'nın güneybatı duvarı, günümüzde Yahudiler tarafından Burak Ağlama Duvarı'na dönüştürülmüş durumda. Siyah beyaz fotoğraflarda göze çarpan değişikliklerden biri de, burçlarda dalgalanan ayyıldızlı sancağın yerinin boş olması ya da İsrail bayrağı bulunması.
Yok edilen kültür mirası
Kitap, somut anlamda görsel zenginlik sunarken, manevi yönden fakirleşen yanımızı da kaşıyor. Cahit Zarifoğlu'nun “Önce yüreklerimizdeki Kudüs'ü işgal ettiler, / Biz savaşı kendimizde kaybettik kendimizde kaybettik” mısralarını akla geliyor. Özellikle futbol gibi dünya işleriyle o derece meşgulüz ki anımsadığımız çoğu tarih “bizim”le ilgili değil. 1907'nin yalnızca Fenerbahçe'nin kuruluşu değil aynı zamanda II. Abdülhamid'in Kudüs'te yaptırdığı kulenin İngilizler tarafından yıkılmasının da tarihi olduğunu öğrenmek bu duruma örnek verilebilir.