Hacire Akar, evladı M.’ye terör örgütünün elinden almak için Diyarbakır HDP il binasının önüne gittiğinde 2019’un Ağustos ayıydı. Dile kolay 615 gün geçti aradan. Hacire Ana 3 gün sonra evladına kavuşunca, çocuklarını teröre kaptırmış diğer ailelere de umut oldu. Önce çekimser birkaç kadın çömeldi o taş merdivenlere. Sayıları gittikçe artarak 226 aileye çıktılar. Diyarbakır’ın yakıcı sıcağı demeden, kış gününün dondurucu soğuğu demeden, kâh açık alanda, kâh naylon çadırda bir gün bile boş bırakmadan nöbet tuttular. Sadece Diyarbakır’da değil, Berlin, Şırnak, İzmir, Hakkari, Van ve Muş’ta da nöbet tutan aileler var.
- Diyarbakır HDP il binasının önüne gitmelerinin bir sebebi vardı annelerin. Çocuklardan bazıları bu binaya getirilmiş, daha sonra onları gören olmamış. PKK ile HDP’nin bir ilgisi olmadığını söyleyenler bunu nasıl açıklar bilinmez, ama anneler adres konusunda yanılmaz. HDP’liler rahatsız tabi bu durumdan. Kimi zaman kapısındaki aileleri kovdular, kimi zaman hakaret ettiler. Hiç yılmadan, tahriklere kapılmadan sabretmenin mükafatını alan da var, ümidini kaybetmeden bekleyen de. Bugüne kadar 25 anne evladına kavuştu. 5-6 yıldır çocuklarından haber almadan yaşayan aileler, bu kavuşmayı anlatmakta güçlük çekiyor.
ÇARESİZLİĞİ GÖRDÜM
Nöbet tutan anneler arasında bu yıl evlatlarına kavuşup birlikte Anneler Gününü geçirecek şanslı 25 anne var. Bu annelerden direnişi başlatan Hacire Annenin sevincine diyecek yok. Kendisiyle ne kadar gurur duysa az. “Anneler günü çok kutsal bir gün, hele ki evladıma kavuştum, bunun ayrı bir mutluluğu var üstümde” diyor. Başarmanın sevinci bir başka çünkü, “Hani insanın içi kıpır kıpır olur ya sevinçten, oğluma kavuştuğumda öyle oldum. Çok duygulandım, çünkü zoru başarmıştım. Vazgeçmedim, karşılığında da oğlumu aldım. Diğer annelerin de evlatlarına kavuşmasını canı gönülden istiyorum, dua ediyorum, çünkü ben o çaresizliği gördüm” diyerek duygularını dile getiriyor Hacire Ana.
EVLAT ANNESİNİ UNUTUR MU
- Oturma eyleminin 178. gününde 5 yıldır görmediği evladına kavuşan M.E. A.'nın annesi Cahide Alkan,
- diyor yüzünden eksik olmayan gülümsemesiyle.
14 YAŞINDA GİDEN 20 YAŞINDA GELDİ
Bir Ramazan günü, oruçluyken çocuğunu götürdüklerini söyleyen Cahide Anne, geldiğinde inancının kalmadığını söylüyor. “İlk geldiği zamanlar ‘Allah yok, namaz kılmayın’ diyordu bize. Öyle öğretmişler. Şimdi çok şükür namazını kılıyor, orucunu tutuyor. Gittiğinde 14 yaşındaydı daha. Hâlâ o acı içimde. Ölünceye kadar unutamam yaşadıklarımı. Bazen geldiğini unutuyorum, etrafıma bakıp onu görünce rahatlıyorum. Rüyada gibiyim sanki, inanamıyorum.”
ÖNCE İNANAMADIM
- Onca özlem, onca bekleyişten sonra, haberini alınca nasıl inansın ki insan. Gevriye Ayhan da inanamamış İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arayıp, kızı P. Ayhan’ın teslim olduğunu söylediğinde.
- diyor. Ertesi günü görüşeceksiniz dediklerindeyse, sabaha kadar uyuyamamış.
Bir evlat düşünün, 14 yaşında gidiyor, 20 yaşında geliyor. Yüzündeki çocuksu ifadeyi dağlara taşlara bırakmış. 6 yılın hiçbir anında yanında değilsiniz. Aç mı, tok mu, acı çekiyor mu bilmiyorsunuz.
BENİ İSTEMEZLER DİYE DÜŞÜNÜYORDUM
- Altı yıl anneler gününü annesiz geçiren P. A. bu anneler gününde onun yanında olmanın mutluluğunu yaşıyor. En sevdiği yemeği yapıp, güzel bir sunumla anneler gününü kutlayacağını söyleyen P., kelimelerle ifade edemeyeceği bir mutluluk içinde.
O YOLUN ÇOCUKLARI DEĞİLLER
diyen Meryem Akkuş da oğlu E.’ye kavuşmanın mutluluğunu anneler gününde en büyük hediye olarak gören annelerden. Eşiyle birlikte bir seneden fazla oturmuşlar HDP il binasının önünde. Bir gün işe giderken evinden çıkan ve 5 yıldır haber alamadığı evladına kavuşan Meryem Ana, “Evladın yanında yoksa anneler günü de boş, her şey de boş” diyor. Fakir fukaranın çocuklarını dağa götürdüklerini, HDP’li vekillerin hiçbirinin çocuklarının dağa gitmediğini belirten Meryem Ana, “Çocuklarımız o yola gidecek çocuklar değildi” diyerek, anneleri mücadelelerine devam etmeye çağırıyor. “Oradaki çocuklara da sesleniyorum, korkmasınlar, gelsinler. Kimi kandırılarak, kimi kaçırılarak gitmiş. Onlar zannediyor ki aileleri onlara kızmış, onları artık eve almayacak. Öyle bir şey yok. Aileleri onlara kucak açar. İçlerinde zerre kadar kırgınlık olmadan evlatlarını bağrına basacaklar.”
Çocuğu dağda olan anne şehirde rehinedir
- AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, Diyarbakır anneleriyle yakından ilgilenen bir isim. PKK’lı teröristlerin 2008 yılında gerçekleştirdiği bombalı saldırıda 17 yaşındaki oğlu Eren’i kaybeden Eronat, onları çok iyi anlıyor ve destek oluyor. Çocuğu dağda olan annelerin çocukları gittiğinden beri Anneler Günü kutlamadıklarını söyleyen Eronat, çocuklarına kavuşurlarsa bundan sonra yaşayacakları ömürlerinin her gününün anneler günü olacağını belirtiyor. Annelerin asla vazgeçmeyeğini söyleyerek, şu ifadelerle oradaki mücadeleyi anlatıyor:
“Burada en önemli noktalardan biri güvenlik. Ben 3 Ocak 2008’de oğlumu kaybettim. Biz her sene 3 Ocak günü çocuklarımızı anmak için resmi tören yaptığımızda, ailelerin çoğu katılmazdı. Bir anneye niye gelmediklerini sorduğumda ‘Benim başka çocuklarım da var’ dedi. Çocuğu dağda olan anne şehirde rehinedir. Konuşursa dağdaki çocuğunun başına veya şehirde çocukları varsa, onların başına bir iş gelebilir. Bu anneler rehine oldukları için hep sustular. Ama çok şükür İHA’larımız SİHA’larımız sayesinde Güneydoğu’da terör bitti. Anneler sesini çıkarmaya ve çocuklarına kavuşmaya başladı.
- Öte yandan şehirdeki algı da değişti. Terör örgütü dağdan ailelere haber gönderirdi, ‘Konuşursanız, çocuklarınız teslim olursa güvenlik güçleri onlara işkence yapar’ diye. Gelen çocukların soruşturması tabi ki yapılıyor. Ama bir suça bulaşmamışsa büyük çoğunluğu ailelerinin yanında ev hapsi veya elektronik kelepçeyle belli bir alan içinde yine özgürlüklerine kavuştular. En azından anne yemeği yiyip annelerinin kokusunu alıyorlar. Şimdi aileler devletin şefkatli kollarına sığındı. Başka aileler de gelecek, biliyorum. Çünkü artık evlada kavuşmanın tadını aldılar. Hiçbir anne çocuğunun dağa gitmesini istemez. Dağın sonunun ölüm olduğunu bütün insanlar biliyor.”