Fatih Sultan İstanbul'u, balık sarayı fethetti

Alelade kabul edildiği için yenmeyen balık İstanbul'un fethiyle birlikte Osmanlı sarayının mutfağına girdi. Çünkü Terkos Gölü'nün balıkları nefisti.

Emeti Saruhan
Fatih Sultan İstanbul'u, balık sarayı fethetti

Osmanlı'nın gelişip yükselmesine paralel olarak gelişip büyüyen saray mutfağı tadı ve görkemiyle parmak ısırtıyordu. Bu muhteşem yemekleri şimdi Kariye'de Asitane Resturant'ta tadabiliyoruz. Osmanlı mutfağı üze-rine araştırmalar yapan ve yemekleri buna göre şekillendiren restaurant müdürü Necati Yılmaz, Fetih Haftası için Fatih Sultan Mehmet dönemi yemekleri menüsü hazırladı. Yılmaz'ın, Fatih dönemi saray yemekleri hakkında verdiği bilgilere göre tuzlu su balıkları fetih dönemine kadar alelade ve her yerde bulunabilen bir gıda olarak kabul edildiği için saray mutfağına girmemiş. Ancak fetih gerçekleştikten sonra Terkos Gölü'nden avlanarak geti-rilen tatlı su balıkları nadir kabul edildiği için saray menüsünde yerini almış.

FATİH PATATESİ HİÇ YEMEDİ

Domates, patates ve mısır gibi sebzeler Amerika kıtasından dünyaya yayıldığı ve Fatih döneminde henüz Amerika keşfedilmediği için saray mutfağında bu sebzeler yer almıyormuş. Bugün sofralarımızın vazgeçilmezi olan patates ve domatesin tadını bu yüzden Fatih hiç öğrenememiş. Yine bugün yemeklerde kullanıldığımız salça o günün yemeklerine hiç girmemiş. Yemeklere tad vermek için Hindistan ve Arap Yarımadası'ndan özel olarak getirtilen baharatlardan yedi sekiz çeşit bir arada kullanılıyormuş.

Et içine koruk ve gül suyu

Fetihten sonra İstanbul'da bulunan Ermeni, Rum gibi çeşitli milletlerin de yemek kültürü süzülerek, bazı yemekler saray mutfağına girmiş. Öte yandan sarayda dana eti çok nadir olarak yenmiş. Et için keklik, turna, geyik, karaca, tavşan gibi av hayvanları ve süt kuzusu tercih edilmiş. Ete lezzet vermek içinse yemeklere baharatların yanısıra, meyveler, sirke, bal, koruk ve gülsuyu koyulurmuş.