Girişimciler para kazanmak için acele etmemeli

Türkiye'de OGS, İddia, Deniz Taksi, Elektrikli otomobil üretimi, barkodlu ilaç sistemi, otomobillerde bilgisayar kullanımı vs sayısız yenilikçi projelere imza atmış ütopik bir girişimci. Manas, sanıldığının aksine girişimciliğin yüzde 95'ini beyin fırtınaları, yüzde 5'ini ise alınteri olarak görüyor.

Merve Sena Kılıç
Girişimciler para kazanmak için acele etmemeli

Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Alphan Manas 1987 yılında New York Eyalet Üniversitesi'nden (SUNY) “üretim yönetimi” konusunda lisansüstü diplomasını aldı. Türkiye'de hükümet düzeyinde birçok altyapı projesine öncülük etti, katkıda bulundu ve ilgili kuruluşlarca hazırlanan kanun, tebliğ ve kararnamelerin düzenlenmesine destek oldu. Fütürist, icatçı ve teknoloji uzmanı olarak adlandırılan Manas OGS, İddaa, 1997 Nüfus Sayım Projesi ve Deniz Taksi'nin fikir babası. 2005 yılında Dünya Fütüristler Derneği'nin Türkiye Başkanı olan Alphan Manas 2005 yılından beri Kamboçya Fahri Konsolosluk görevini sürdürüyor. Manas'la farklı çalışan beyinleri konuştuk.

Girişimcilik ile fütürizm arasında çok bariz farklar var mı?

Fütürizm aslında senaryodur. Senaryo oluşturma 1950'lerden beri soğuk savaşın da etkisiyle çokça başvurulan bir yoldur. Girişimcilikte trendler ve senaryo çok önemlidir. Yani bu iki kavram birbirine entegre olmak zorundadır. Mesela 3 tekerlekli bir arabaya yatırım yapmak bana göre çok fantastik bir durum değil. Çünkü Paris'te yaşayan bir öğrenci kullanacak ve arabayı dikine park edecek. Son trendleri keşfeden kişi iyi bir girişimci olur. Şu an trendlere bakarak tehlikeli bir durum olsa da önümüzdeki 30 yıl içinde bilgisayar hızının insan beyninin hızını geçeceğini söyleyebilirim.

Trendleri takip etmek, farklı senaryolar üzerine çalışmak başarıyı yakalamak için yeterli mi?

Şöyle yanlış bir düşünce var, adamın bir atölyesi var, tek başına çalışıyor, özel üretim yapıyor. Bunu girişimci olarak değerlendiriyorlar. Bana göre gerçek girişimci birden fazla alana yatırım yapabilen, farklı alanları anlayabilen, sektörler arası iletişimi takip edebilen kişidir. Bana göre bir atölyesi olan, tek başına çalışıp özel ürünler üreten kişi makul girişimci değildir. Girişimcilikle girişkenlik birbirinden çok farklıdır. Başarılı bir girişimci geldiği yere planlayarak gelmez. Başladığı yerle geldiği yer birbirinden tamamen alakasızdır. Girişimci dediğiniz insan içgüdüleriyle hareket eder. Kafasında bir sürü düşünce vardır. Girişimin yüzde 95'i beyin fırtınası yüzde 5'lik kısmı ise alın teridir. Bunun yanında bir de başımızın belası önyargılarımız, ihtiraslarımız ve hırslarımız var. Eğer hırslarımız bizim yeteneklerimizin ötesinde ise başarısızlık kaçınılmaz oluyor.

KONFERANSLARIMDA BAŞARISIZLIKLARIMI ANLATIYORUM

Yani her girişim başarıyla sonuçlanmıyor...

Muhakkak, ben de birçok başarısızlık yaşadım. Ben aslında birçok konferansımda başarısızlıklarımı anlatıyorum. Türkiye'de aldatıcı başarılar da çok var.

Nedir o aldatıcı başarılar?

Türkiye'nin iki tane temel sorunu var: Birincisi istihdam, ikincisi cari açık. İkisi birbirini tamamlamıyor olabilir. Siz burada çok büyük bir otomotiv fabrikası veya çelik işleme tesisi kurarak büyük istihdam sağlayabilirsiniz ama oluşturduğunuz katma değer çok düşük olabilir. En son boeing fabrikasını gezdim. Boeing çeliği dokuzyüzelli bin dolara alıyor 1 milyon dolara satıyor. Türkiye'de ki sorun şu, girişimciliğin ne demek olduğunu bilen çok az insan var. Adam diyor ki ben bir zamanlar çıraktım, şimdi çok büyük bir inşaat şirketim var. Bu öyle bir çırpıda ağızdan çıktığı kadar kolay olmuyor. Çıraklıkla ustalık arasında uzun ve meşakkatli bir yol vardır. İşte mühim olan da o yolun bize neler kattığıdır. Aslında yukarıda ki örnek şuna geliyor: “Kişiye aileden bir arsa kalmıştır. O arsaya imar çıkmıştır ve 55 katlı bina yapmıştır.” Bu ilk görünüşte bir başarıdır ama sonrasında sanıldığının aksine aldatıcı başarı haline gelebilir. Yani çile çekmeden, karda soğukta yatmadan iyi mevkilere gelinemez mi? Neden üniversitede okuyan öğrenci okulunu bırakıp Facebook' u satın alıyor. Önemli olan doğru yerde doğru zamanda risk alıp, o riski en azami şekilde başarıyla sonlandırmaktır.

Girişimcinin farklı şeyler yaratabilmesi şart mıdır? Sizin ilk girişimcilik faaliyetiniz neydi ve nasıl başladı?

Ben ilk girişimimi 1987 yılında yaptım ama meyvelerini 2004 yılında toplamaya başladım. Türkiye'yi tam anlamıyla yeniliklerle tanıştırmam 17 senemi aldı. Yurtdışında makbul girişimciler birden fazla alana yatırım yapıyorlar. Bunu bir nevi seri üretim gibi düşünebiliriz. İlk ortağımla teknoloji şirketi kurduk ve bunu 18 yıl sürdürmeyi başardık. Ben teknolojiden anlıyordum fakat ticareti bilmiyordum. Burada babamın çok desteğini gördüm. Çok yakın bir dostuyla ortaklık yapmamı önerdi. ' O ticaret sen de teknoloji boyutunda katkıda bulunursunuz; şirketi beraber kurun' önerisinde bulundu. O zaman doğru bir birleşim olmuştu. Bir de yurtdışında edindiğim iş tecrübesi bana farklı bir vizyon kazandırdı. Vizyon kendi kendine oluşan bir şey değil. Bilgi akışı olması lazım ki siz o bilgiyi süzüp insanlara faydalı bir hale getirebilesiniz. Bilgi sahibi olmak için de mutlaka çok gezip görmek ve araştırmak gerekiyor.

RİSKİ SEVEN GİRİŞİMCİ BAŞARILI OLUYOR

Türkiye'de yeniliklere karşı hep bir önyargı vardır...

Evet, tedirgindirler yeniliklere karşı çok heyecanlı değildir. Türk insanında dur bakalım onlar yapsın sonra biz deneriz mantığı vardır. Bu korkulardan dolayı yenilik yapan insan çok yoktur. Riski seven girişimciler göze batıyor. Eski girişimcilerle yeniler arasında çok fark var. Eskiden vergi duvarları vardı, bankadan kredi almayanı dövüyorlardı, yüksek mercilerden çok fazla yönlendirme vardı. İnsanlar başarıyı daha çabuk yakalayabiliyorlardı. Ama bugünün şartları çok değişti. 80 sonrası kuşağın beklentileri çok farklı. Çok çabuk bir işten sıkılabiliyorlar, bir yere bağımlılıkları yok. Eskiden toplam zekâ için, zekâ + çevre deniliyordu. Artık zekâ X çevre oldu. Çevreden kasıt akan bilgi, tecrübe, insanlarla ilişkiler...

Sizce tüketici yeniliği çabuk fark ediyor mu? Bir ürünü hiç bilmeyen kişilere nasıl ikna ediyor sunuz?

Evet, çabuk fark ediyor. Yeniliğin ona getirdiği yaşam farklılığına ve hayatına kattığı kolaylıklara çok önem veriyor. Eskiden lavobalarda sıvı el yıkama aparatlarının içine bir büyük bardak deterjan koyulurdu şimdi yoğunlaştırılmış 1 fincan deterjan yeterli oluyor. Yeniliklerin eskiden gelen alışkanlıkları iyi yönde nasıl değiştirdiğiyle alakası var. Birçok yenilik zorunluluktan takip ediliyor.

Nasıl bir ekiple çalışıyorsunuz?

15 kişilik bir ekibim var. Onlar işleri rafine ediyorlar. Vuruş noktalarını ben takip ediyorum. Girişimciler keşif yaparlar, sürecin tamamını takip edemezler. Mutlaka süreci yönetecek takım arkadaşlarına ihtiyaçları vardır.

Girişimcilere franchising'i önerir misiniz?

Türkiye'de gerçek anlamda franchising tecrübesine sahip firma yok denecek kadar az. Daha bir mağaza açan ikincisi için diğer firmalara franchising vermeye çalışıyor. Marka olmak sanıldığı kadar kolay değil.

Her işin bir adaptasyon bir de inovasyon süreci oluyor. Bir iş ne zaman para kazandırmaya başlar?

Avrupa ya da Amerika'da firmalar markanın değerinden dolayı satın alınıyor. Adam tabelasına hamburgerci yazmak yerine Mcdonalds yazmayı yeğliyor. Bu marka sayesinde satışlarını da artırmış oluyor. Rekabet arttığından dolayı bir işin para kazandırma süreci artık uzamaya başladı. Yeni bir işe başlayacak olanlar bir başkası tarafından yakalanmayacak işlere yatırım yaparak fark atmalı.

Sizi benzer kişilerden farklı kılan nedir?

Ben çok cesurum, bilgiliyim ve araştırmayı çok severim. Boş bulduğum vakitte, hatta toplu taşımada seyahat ederken bile mutlaka okurum. Benim bir de esnek çalışma saatim vardır. Bir bakarsınız gece 2'den sabah 9'a kadar çalışırım. Sonra bir saat uyur, güne devam ederim. Bütün bunlar beni hep bir adım öteye taşıyor. Bir bilgiye her an ulaşabilmenin rahatlığı beni çok heyecanlandırıyor.

Boş vakitlerinizde neler yaparsınız?

Maalesef hiçbir hobim yok. Hiperaktif olduğum için uzun süre bir şeye sabredemiyorum. Ama sinemaya gitmeyi, uzun ve boş yolda otomobil kullanmayı, çocuklarımla hafta sonu vakit geçirmeyi çok seviyorum.

Manas'tan girişimci adaylarına 5 tüyo

1- Cesur olun.

2- Gözlerinizi ve kulaklarınızı daima yeni bilgiye açık tutun, trendleri takip edin

3- Kısa sürede taklit edilemeyecek işlere girin

4- Fikri ortaya çıkarın ama sürecin içine girmeyin, ekibiniz yapsın

5- Para kazanmak için acele etmeyin