Giyilebilir teknolojide treni kaçırmayalım

Orhan Orhun Ünal
Fotoğraf: Arşiv

Taşınabilir-giyilebilir cihazlar, kullanıcıların günlük yaşamlarında doğrudan kullanabildiği, vücuda entegre edilebilen ya da kolayca taşınabilir teknolojileri kapsıyor. Bu özellikle hayatımızdaki yeri her geçen gün artıyor. Akıllı saatler, fitness bileklikleri, artırılmış gerçeklik gözlükleri, akıllı kıyafetler ve medikal cihazlara teknolojideki öncü ülkeler milyar dolarlık yatırımlar yapıyor. ABD’nin başlattığı giyilebilir teknoloji ekonomisine zamanda Güney Kore, Japonya, Çin ve Malezya gibi ülkeler ortak oldu. Son yıllarda Güney Koreli Samsung ve Çinli Huawei gibi devler, bu alanda ABD’yi solladı. Dünya genelinde taşınabilir-giyilebilir teknolojiler hızla büyüyen bir sektör haline geldiği için rekabet de kızışmış durumda. Özellikle ABD, Avrupa ve Asya’daki teknoloji devleri bu alanda yoğun Ar-Ge çalışmaları yürütürken ve pazarın büyük bir kısmını ellerinde tutuyor. Apple, Samsung, Fitbit ve Xiaomi gibi şirketler, akıllı saat ve bileklik üretiminde lider konumunu sürdürüyor. Aynı zamanda sağlık sektörü için geliştirilen giyilebilir cihazlar da oldukça popüler bir yatırım alanına dönüştü. Kalp atış hızı, kan şekeri ve uyku düzeni gibi biyometrik verileri izleyebilen cihazlar, insanların sağlık durumlarını daha iyi yönetmesine yardımcı olduğu için

sağlık sektöründe yoğun talep görüyor. Dünya genelinde bu teknolojilerin kullanıcı tabanı giderek artmakta ve 2024 itibarıyla sektörün milyarlarca dolarlık bir pazar değerine ulaşması bekleniyor.