2011 yılında savaştan kaçıp İstanbul’a geldiklerinde belki de birkaç yıl sonra evlerine döneceklerine inanıyorlardı. Çoğu bir gecede aceleyle yanlarına ne alabilmişlerse onlarla yola düşmüşlerdi. Canlarını kurtardıklarına sevinemiyorlardı bile. Eşini, çocuğunu, anne ve babasını savaşın acımasız yüzüne teslim etmişlerdi. Bir kanatları kırıktı ama geri dönme umudu içlerinde hep canlıydı.
Aradan tam 6 yıl geçti. Bugün Türkiye’de üç buçuk milyon Suriyeli var. Çoğu kadın ve çocuktan oluşuyor. Her birinin hikayesi farklı olsa da burada yaşadıkları sıkıntılar aynı.
VİCDANİ GÖREVİMİZ
Suriyeli kadınların sorunlarıyla yakından ilgilenen kurumların başında KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği) geliyor. Geçtiğimiz hafta KADEM ve AFAD ortaklaşa olarak Edirnekapı’da Türkiye ve Suriye Kültür Buluşması gerçekleşti. Gün boyu süren etkinlikte Suriyeli kadınlar el emeği göz nuru ürünlerini satışa çıkardı. Etkinliğe KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın da katılması onları ziyadesiyle mutlu etmişti. Bayraktar hem ikram edilen yemeklerden yedi hem de kadınların emeği çantalardan satın aldı. Göçmen kadınların sevinci görülmeye değerdi. Bu güzel etkinliğin öncesinde ise göçmen kadınlarla ilgili yapılan alan çalışmasının sonuç raporu açıklandı. İstanbul ve Ankara’da yaşayan 5 bin 150 sığınmacı kadın üzerinden yapılan anketteki verilerden en dikkat çekeni yıllar geçse de aşılamayan dil sorunuydu. KADEM Başkanı Doç.DR. Sare Aydın Yılmaz, KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Akademik Kurul Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Komşuoğlu Çıtıpıtıoğlu, Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Doç. Dr. Yeşer Yeşim, Dr. Oğuz Demir ve Dr. Pelin Sönmez’in katıldığı toplantıdan sığınmacı kadınlarla ilgili şu notları aldım: Sümeyye Erdoğan Bayraktar mülteci meselerinin dünyada politik bir problem olduğunun altını çizdi. Tüm uluslararası anlaşmaya rağmen dünyanın savaş bölgelerinde yaşananlara seyirci kaldığını belirten Bayraktar, “Türkiye mülteci sorunun ilk andan itibaren insani ve vicdani bir görev olarak ele almış dünyaya insanlık dersi vermiştir”dedi.
PROFİL GENÇ
* Sümeyye Erdoğan Bayraktar savaşın gerçek masum mağdurları olan kadın ve çocuklara 2014 yılından bugüne KADEM olarak destek verdiklerini dile getirerek şu bilgileri verdi: “Özellikle kamp dışında yaşayan sığınmacı kadınların en büyük ihtiyaçları, psikolojik ve hukuki destek, dil eğitimi ve sosyal faaliyetler. Bu ihtiyaçları görüp kayıtsız kalmak olmazdı elbette. Sığınmacılardan sorumlu kamu kurumu olan AFAD ile bu projeyi geliştirirken sığınmacı kadınların profillerinin tam olarak ortaya konulup ekonomik ve toplumsal hayata uyumlarını gerçekleştirebileceğimiz bir platform olsun istedik. İstanbul ve Ankara’yı kapsayan bu profil tarama çalışmasını başlattık. Umarım bu araştırma ve faaliyetlerini çeşitlendirerek devam eden bu merkez sığınmacı kardeşlerimiz için umut olmaya devam eder.”
- * KADEM Genel Başkanı Sare Aydın Yılmaz ise şu bilgileri paylaştı: “Araştırmayı, kampların dışındaki Suriyeli kadınların sorunlarını ölçmek üzere gerçekleştirdik. Kamplardakiler devletin himayesinde tüm bu imkanlardan faydalanabiliyorlar. Ancak dışındakiler maalesef tamamen sivil toplum örgütlerinin ve devletin sağladığı destekler ile kendi birikimleriyle ayakta kalmaya çalışıyorlar. Araştırmaya katılanların yaş durumuna bakılınca da bin 67 kadın 19-24 yaş arasında, insanın en verimli çağlarını kapsıyor. 2 bine yakın kadın, insanın hayatının gerek ekonomik gerekse hayata tutunma ve üretme noktasında en dinamik olduğu yaşlar. Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin yaş skalasının oldukça genç olduğunu görüyoruz.”
Çalışmak istiyor ama kanunları bilmiyor
* Araştırmaya göre, kadınların yüzde 94,4 gibi büyük bir oranı daha önce Suriye’de de çalışmadıklarını ifade ederken, Suriyeli kadınların sadece yüzde 22,7’lik kısmı Türkiye’de çalışmak istiyor.
* Kadınlara yaşadıkları hukuksal sorunlar sorulduğunda çalışma izni ve Türkiye’de çalışma koşulları hakkında bilgi eksikliği öne çıkıyor. İş hayatında yer almak isteyen kadınların yüzde 58,1’i çalışma izni alamadığını dile getirirken, yüzde 23,4’ü Türkiye’deki çalışma koşulları hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtiyor. Araştırmaya katılan kadınların sadece yüzde 9,4’lük kısmı Türkiye’de çalışıyor.
* “Arkadaşlarınız arasında hiç TC vatandaşı var mı?” sorusu yöneltilen her dört kadınların sadece birinin Türk vatandaşı arkadaşı olduğu ortaya çıktı. Ankete katılan kadınların yüzde 74,7’si bu soruya “hayır”, yüzde 25,3’ü “evet” yanıtı verdi. Kadınların yüzde 79,7’si ise Türkçe bilmedikleri için Türk arkadaş edinemediğini belirtiyor.
Kültürlerimiz çok benziyor
* Ankete katılanlan kadınların dörtte üçü yakın çevrelerinin Suriyeli olduğunu ,Türk toplumundan kişilerle arkadaşlık kuramadıklarını ve sadece kendi etnik grubundan insanlarla birlikte olduklarını ifade ediyor.
* Kadınlara “Türk kültürüyle sizin kültürünüz arasında en benzer özellikler nelerdir?” diye sorulduğunda, yüzde 8’i benzer özellikler olmadığını ifade ederken, yüzde 10,4’ü her şeyin aynı olduğunu belirtiyor.
* “Türk kültürüyle sizin kültürünüz arasında en farklı özellikler nelerdir?” sorusu üzerine kadınların yüzde 25,8’i iki kültür arasında fark olmadığı söylüyor.
* “Çocuğunuzun gelecekte nerede yaşamasını istersiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 65,3’ü Suriye yanıtını verdi. Kadınların yüzde 89,8’i çocuklarının Türkiye’de aldıkları eğitimden memnun olduğunu dile getirirken, çocuğunun üniversite seviyesine kadar eğitim görmesini isteyenler ise 60,2 olarak belirlendi. Katılımcıların yüzde 22,9’u da çocuğunun yüksek lisans eğitimi almasını istediğini dile getiriyor.