B
iri size, evden çıkarken birkaç saniye ayırıp sıktığımız esansların aslında bambaşka bir dünyası olduğunu söylese ne düşünürdünüz? Bazen burnumuza bir koku gelir ve bizi alıp çok uzaklara, anıların tam ortasına götürür. Geçmişte yaşanılan olayı, mekanı ve duyguları öyle net yaşatır ki o an neler hissettiğimize biz bile şaşırırız. Bu kokular yaşadıklarımızın birebir hafızamızda ve gözümüzde canlanmasını sağlar. Görsel ve işitsel duyularımızın yanında ihmal ettiğimiz koku duyusu anılar arasında yolculuk fonksiyonunun yanı sıra hafızayı da güçlendiriyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, gül ve biberiye kokularının hafızanın şekillenmesine yardımcı olduğunu söylüyor. Hafızayı şekillendirmesinin yanı sıra psikolojiye olan etkisini de göz ardı etmemek lazım. Yavuz, her kokunun içinde bulundurduğu bitkinin psikolojiyi direkt etkilediğini ifade ediyor. Biz de yaşantımıza bu derece etkisi olan kokunun hafıza ve hayatımız açısından önemini Dr. Yavuz ile konuşmak için bir araya geldik.
KOKU ALAMAYANIN ANILARI SİLİNİR
Hafıza ve kokunun güçlü bir bağı olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Yavuz, “Bu zamana kadar hafızada en önemli etkenlerin görsel ve işitsel uyaranlar olduğunu duyduk. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme, spor aktiviteleri, koku ve stres hafıza açısından oldukça önemli. Aslında en güçlü etken olan koku duyusu hep ihmal edildi” diyor. Özellikle gül kokusu, aroması, yağı ve özünün hafızayı daha da kalıcı hale getirdiğini belirten Yavuz, yapılan araştırmalara göre yatak odasında bulundurulan bir demet gülün uyku esnasında verdiği kokunun zihni güçlendireceğini ifade ediyor. Yavuz aynı zamanda gül kadar etkili olan biberiyenin de uzun ve kısa süreli hafızayı güçlü kıldığını, hafızayı yüzde 60-70 oranında arttırdığını dile getiriyor. Yapılan bazı araştırmalar ise koku alamayan insanların anılarının da silindiğini ortaya koyuyor.
AĞLAYAN BEBEĞE LAVANTA
Çoğu zaman güzel kokmak için kullandığımız esanslar gün içerisinde bizim ruh halimizi de etkiliyor. Dr. Yavuz bu ilişkiyi şu şekilde açıklıyor: “Kullanılan koku beyine en kısa yoldan ulaşıyor ve direkt olarak psikolojiyi etkiliyor. Hâl böyle olunca gül ve karanfil kokusu insana kendisini rahat hissettirir. Amber kokusu olan ortamda şaka bile yapılmaz, ciddiyet hakimdir. Mandalina ve greyfurt kokuları değişim, yaşam enerjisi ve sosyallik mesajlarını beyne göndeririyor. Limon, ananas, muz kokusu; mutluluk, arkadaşlık anlamına gelirken çimen ve yaprak kokusu da yenilenme uyum, sükûnet, verimliliği sağlar. Asalet ve romantizim de lavanta ve menekşe kokularının etkisiyle oluşur, rahatlatır. Odun, tahta, kereste kokuları sadelik ve güvenilirliği sağlarken amber, tütsü kokuları da güç, otorite ve ciddiyeti çağrıştırır.” Özellikle psikologların odalarında odun ve tütsü kokularını tercih etmesi gerektiğine değinen Dr. Yavuz, ağlayan bir bebeğin rahatlatılması için yaprak, çimen, lavanta kokularının koklatılması gerektiğini söylüyor. Dr. Yavuz aynı zamanda ruh halini etkileyen bu kokuların kişiliği de zaman içinde şekillendirdiğine vurgu yapıyor.
HEDEF MÜŞTERİNİN BİLİNÇALTI
Markalar artık ürünlerini pazarlamak için kokularla müşterinin bilinçaltına ulaşmayı hedefliyor. Birkaç markayla başlayan bu trend artık hızla yayılmaya başladı. Kokunun bu çekici gücü tüketiciyi psikolojik olarak etkilediğinden dolayı satışların artmasına da yardımcı oluyor. Bu etkinin son günlerde özellikle AVM ve Süpermarket gibi yerlerde ön plana çıktığını söyleyen Dr. Yavuz, “Koku güzelleştikçe satışlar artar. Müşteri alışık olduğu mağaza kokusundan farklı bir yere girdiğinde bilinçaltından gelen dürtü ile alışverişten vazgeçebilir” diyor. Yavuz ayrıca kilo problemi olanların kötü kokular sayesinde zayıflayabileceğini de konuşmasına ekliyor.
Aromaterapi iyileştiriyor
Kokular sadece hafıza ya da psikolojiye olan etkisiyle sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda tıpta tedavi yöntemi olarak da kullanılıyor. Saf
esanslı yağların teneffüs edildiğinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini söyleyen Dr. Mehmet Yavuz, “Aromaterapi, tıbbi tedavide de kullanılıyor. Esans yağları hava ile bulaşan mikropları önlemektedir. Uzun yıllar öksürük tedavisinde de kullanıldı. Duygu-durum kontrolü, anksiyolitik ve antidepresan etkiler, uyarılmışlık, hafızanın arttırılması, dinginlik kazandırma, demansiyel hastalıklarda
tedavi yöntemi olarak tercih ediliyor. Gül esans yağı, sakinleştirici etkisinin yanı sıra cilt bakımı için de kullanılmaktadır. Gül yağı ayrıca karın ve göğüs ağrısına iyi gelirken kalbi kuvvetlendirip sindirim sistemi rahatsızlıklarını da tedavi etmektedir” diyor.