Hatemi'den Hayyam'a iade-i itibar

Tarihin dikkat çekici düşünür ve şairlerinden biri olan Ömer Hayyam, Hüsrev Hatemi'nin Rubailer kitabıyla tekrar gündemde. Hatemi, Hayyam'ın ateist ya da ayyaş olmadığını, iddia edildiği gibi Allah'a kafa da tutmadığını söylüyor.

Büşra Sönmezışık
Hatemi'den Hayyam'a iade-i itibar

Ömer Hayyam'ın ölümünden günümüze uzanan tartışmalı bir hayatı vardır. O, kimilerine göre ayyaştır, kimilerine göre ise derviş. Filozof, matematikçi aynı zamanda şair olan Hayyam'ın manevi dünyasını anlamak istiyorsanız Hüsrev Hatemi'nin seçtiği rubailer rehber niteliği taşıyor. Hayyam hakkında "Ateistlerin bilgesi, Allah'a kafa tutan adam, ayyaş veya bilge" denmiştir. Fakat bu iddiaların hiçbiri kesinlik kazanmamıştır. İşte Hüsrev Hatemi bize alışılmışın dışında bir portre çiziyor ve onun rubailerini yaratıcı ile olan ilişkisi üzerinden okumamızı sağlıyor.

HAYYAM'I NEYZEN TEVFİK SANANLAR VAR

Hüsrev Hatemi'nin Ömer Hayyam'ı gündemine almasındaki en önemli neden büyük şair hakkında söylenenler. Hatemi, Hayyam'a haksızlık edildiğini ve onun bir meyhane hatibi olarak görüldüğünü söylüyor. İstediği şey ise bu algıyı değiştirmek ve Hayyam'a verilen imajı yıkmak. Hatemi, Hayyam'la nasıl tanıştığını ise şairane bir üslupla dile getiriyor; "Ben önce monoblok bir Hayyam'la karşılaştım. Yeni Camii görünce kubbesini, kolonlarını minaresini ayırmadan sevdiğim gibi, Hayyam'ı da annemin mutfağın en üst rafında sakladığı yıpranmış bir kitapla tanıdım. Annem, önemli bir eğitim almamış olduğu halde Hayyam'ı "Allah'a karşı gelmiyor, O sadece samimi olmayanlara karşı geliyor"diyerek okurdu" diyor.

Hatemi hem Rubailer kitabı üzerinde çalışırken hem de daha öncesinde onun şairliğinden daha ziyade düşüncelerinden etkilenmiş. Hatta bir itirafta da bulunuyor: "Annemin anlayışı olmasaydı ben de belki onu geç sevecektim. Onun Allah'a isyan etmediğini anlamak kolay iş değil. Hayyam'ı 1945'ten beri sever, O'nu sadece bir Neyzen Tevfik sananlara da 1955'ten beri teessüf ederim" diyor. Hatemi'ye göre Hayyam, ne bir ayyaş ne de derviş. Ona göre Allah'a isyan etmemiş günahkâr Müslüman fakat derviş değil, düşünür.

ASİ DEĞİL MUTASSAVVIF GİBİ GÖRÜNÜR

Yaşadığı dönemde anlaşılamamış bir şair olan Hayyam'ı bugün olduğu gibi anlayanlar da var şüphesiz. Şems-i Tebrizi ve Mevlana onu doğru anlayanlar arasında sayılabilir. Hüsrev Hatemi 'ayyaş' diyenlere karşı tepkili, "Meyhane hatipleri ve kendini İslam zabıtası sayanlar dışındaki ben-i âdem onu anlıyor" diyor. Bilindiği gibi Ömer Hayyam filozof, matematikçi ve şair olarak ünlendi. Yaşadığı dönemde feyiz aldığı biri var mıydı? Hatemi; "Sanmıyorum. Gazel de yazardı o zaman. Onun tarzı gazel değil, Eski Yunan ve Latin düşünürlerinin manzum sözleri gibidir. Fakat dörtlük sınırları içinde lirizme ulaşmaya da muvaffak olmuştur. Belki biraz Ebul Ula Maarri'den etkilenmiştir. Fakat Maarri bazan Allah'a isyan sınırlarını zorlarken, Hayyam asi değil, mutasavvıf gibi görünür" diyor.

Ateistlerin bilgesi mi?

Hayyam kelimesi "çadırcı" manasına geliyor. Bu ismi nereden aldığı merak konusu. Hatemi'nin söylediğine göre büyük olasılıkla baba veya dedesinden gelen bir aile lakabı. Onunla ilgili merak edilen başka bir husus da tasavvufa olan yaklaşımı. Hatemi: "Düşünceleri tasavvuf sınırlarına komşudur. Onun yüzyılında okumuş yazmış olup, İran'da yaşayıp da tasavvuftan nasiplenmeyenlere şaşılır" diyor. Hayyam hakkındaki belki de en sıradışı iddia onun 'ateitstlerin bilgesi' olarak zikredilmesi. Hatemi'nin bu yakıştırmaya verdiği cevap bir hayli sert oluyor; "Ateistlerin bilgesi olduğu söylentisi neden çıktı? Bizde bazı meyhane hatipleri, rakı bardaklarını kaldırarak, geyirir gibi bir sesle hece vezniyle bir Hayyam rubaisi okur sonra kısık sesle tıslar gibi 'Gelin de bu sözleri bizim yobazlara anlatın' derler. Onları yıllardır müşahede eylememden çıktı."

İçki içiyordu ama sarhoş değildi

Ömer Hayyam için en çok yapılan yakıştırma 'ayyaş' olduğu yönündedir. Hüsrev Hatemi Rubailer kitabında bu konuya açıklık getiriyor ve şöyle diyor; 'Hayyam içki içerdi fakat ayyaş değildi'

Peki Hayyam söylendiği gibi gerçekten içki içiyor muydu? Hüsrev Hatemi'nin cevabı; "Evet, ama her gün değil, efendice, iftihar etmeyerek, günah olduğunu bilerek ve Allah'tan bağışlanma dileyerek. Bu sözlerimin hepsi, onun rubailerinde vardır" oluyor. Bir kısım da onu "Tanrıya kafaya tutan müthiş adam" olarak tanıyor. Hatemi, "Müthiş adam görmez kendini. Dünyanın geçiciliğini, canı köprücük kemiklerine gelmeden önce bilen ve her gün içinde duyan bir bilge, evrenlerin sahibine kafa tutar mı? O bilgedir. Deli değildir" diyor. Hatemi kitaptaki "Hayyam'da İnanç" bölümüne kanıt olarak aldığı tüm rubailerinden etkilenmiş.