Hayat yalan Falstaff gerçek

İtalyan besteci Verdi’nin son operası olan “Falstaff” İstanbul Devlet Opera ve Balesi sahnesinde. Shakespeare’in üç eserinde yer alan Falstaff karakterine odaklanan eserin rejisörü Renato Bonajuto, “Operanın sonunda denildiği gibi hayat bir yalandan ibarettir. Ama yanılgılara düşmeyip umutlu olmak gerek. Falstaff bunu hatırlatıyor” diyor.

Yeni Şafak Seray Şahinler Demir
Falstaff’ı Işık Belen ve Kevork Tavityan’ın dönüşümlü olarak canlandırdığı eserde Caner Akgün, Alper Göçeri, Göktuğ Alpaşar, Ali Haydar Taş, Şebnem Ağrıdağ, , Deniz Yetim, Dilruba Akgün, Sevim Zerenaoğlu, Deniz Likos gibi isimler rol alıyor.

Müzik ve edebiyat severler sıkı durun. Karşımızda Shakespeare ve Verdi var. İtalyan besteci Giuseppe Verdi’nin bestelediği son eser “Falstaff”, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde seyirciyle buluşuyor. İtalyan rejisör Renato Bonajuto tarafından sahneye taşınan eser yarın saat 20.00’de Süreyya Operası’nda prömiyer yapacak.

Falstaff, William Shakespeare’in “Windsor’un Şen Kadınları” ve “IV. Henry”oyunlarındaki karakterden esinle hazırlanan bir opera. Shakespeare hayranı olduğu bilinen Verdi, bu eseri ilk kez 1893 yılında Milano’da seyirciyle buluşturmuş. Falstaff karakteri etrafında şekillenen bu insanlık komedyasına aşk, para, hırs gibi birçok beşeri duygular hakim. Fakat diğer yanda dünyada her şeyin büyük bir şakadan ibaret olduğu vurgulanıyor.

SAHNEYE KOYMASI ZOR

Sahnelenme ve müzikal çalışmaları bakımından dünyanın en zor operalarından biri olarak kabul edilen eseri sahneye koyan İtalyan rejisör Renato Bonajuto, klasik tarzı seçtiklerini belirtiyor. Falstaff’ın eğlenceli biri gibi göründüğünü fakat içinde acı ve dramatik duyguları barındırdığını belirten Bonajuto şöyle konuştu: “Opera olarak sahnelenmesi çok zor bir eser. İçine girebilmek için Shakespeare’in tüm eserlerine hakim olmak gerekiyor. Dikkatli izlenmesi gerek. Eğlenceli ama acı ve dramatik yanı da ortaya çıkıyor. Özellikle Falstaff’ın karakterinde. Yaşlı, şişman ve çirkin bir adam. Soylu ama parası yok. Yalnızlığını da görüyoruz çünkü yaşlılığın farkında. Falstaff da kendine göre bir filozof. Bir komik opera ama içinde çok ağır bir dram da var.”

VERDİ’NİN VASİYETİ GİBİ

Renato Bonajuto, eserde Verdi’yi gördüğünü belirterek, “Verdi, kendi hayatı boyunca zor bir karaktere sahip olmuş. Hikayesini okuduğumuz zaman yalnızlığı seçen bir adam olduğunu görüyoruz. Bu opera Verdi’nin 80’li yaşlarında yazdığı bir vasiyet gibi. En son operasında kendinden izleri vasiyeti gibi yazıyor bu açıdan karaktere baktığımız zaman bana hiç şaşırtıcı gelmiyor.” Yönetmene göre eserin seyirciye mesajı ise şöyle: “Operanın sonunda da denildiği gibi hayat bir yalandan ibarettir. Ama hayatta yanılgılara düşmemeye de dikkat etmemiz gerekiyor. En dramatik anımızda bile umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor. Bunu bir yaşam yolu olarak görmek lazım. Yola ancak böyle devam edebiliriz.”

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2018/04/06/04/33/resized_b4a0c-2766f2d6orc_2830.jpg

İstanbul Avrupa’yı kıskandırır

Yönetmen Renato Bonajuto 5 yıl önce “Salieri ile Mozart: Önce Müzik Sonra Söz ve Opera Müdürü” adlı eseri İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde sahneye koymuştu. Bu kez Verdi ile karşımıza çıkan yönetmen, İstanbul’da çalışmaktan çok mutlu olduğunu söylüyor ve ekliyor: “İstanbul’da gayet içi çalışılıyor. Operada sanatçılarla birlikte teknik ekipler çok başarılı. Burada birçok Avrupa tiyatrosunu kıskandıracak bir ortam var.”