YouTube’da hazırladığı videolarla milyonlarca izlenen spor gazetecisi Ufuk Kaan Karacan’ın kaleminden futbol yıldızlarının hayat hikâyelerini okumaya hazır mısın? Cristiano Ronaldo’dan Victor Osimhen’e, Lamine Yamal’dan Didier Drogba’ya, Edin Dzeko’dan Kaka’ya dünyanın en büyük futbolcularının hayat hikâyelerini, yaşadıkları zorlukları, başarıya giden yolda yaşadıklarını okurken hem eğlenecek hem de futbol kültürünün ne kadar evrensel bir dile sahip olduğunu keşfedeceksin. Sadece bu kadar mı? Immobile, Sneijder, Ribery, Anelka, Jay Jay Okocha, Quaresma, Sow… Ülkemizde futbol oynamış ve adını tarihe yazdırmış önemli futbolcuların hikâyeleri de Kronik Çocuk etiketiyle yayımlanan “Futbolun Hikâye Hali”nde seni bekliyor! Ufuk Kaan Karacan hikâyelerini anlatmak için seni yeşil sahaya davet ediyor!
Bir futbol adamının hikâyesi başarıya özendirebilir
Youtube kanalı L1Üçgen’de uzun yıllar futbolcu hikâyelerini “Spor Meddahı” konseptiyle anlatan ve başta çocuklar olmak üzere, geniş kitlelerin bu anlatımları çok sevdiğini söyleyen spor gazetecisi Ufuk Kaan Karacan, “Çok fazla genci spora yönlendiren, pek çok insanın hayata bakışını pozitif değiştiren bir süreçten geliyorum. Hatta bir eğitim kurumunun müfredatını anlattığımız bir futbol adamı hikâyesinden etkilenerek değiştirdiğini biliyorum. O nedenle, gençleri hep kötüye özendiren bir popüler kültürün içinde, futbolun büyüleyiciliğini kullanarak biz de iyiye, başarıya özendiriyoruz. Bir kişi hayatına bu hikâyelerden bir cümle katarsa, en büyük kazanımımız bu olacak. Öte yandan bu kitabın telif gelirinin tamamını yine çocuklara bırakıyorum. Ülkenin doğu tarafındaki çocukların eğitimine bir katkı olsun isterim. Yani, kitabı okuyan için bir kazanım olacağı gibi, alınan her kitap, içindekinden habersiz başka bir çocuğa da kazanım olacak” diyor.
Futbolcuyu büyük yapan hedefleridir
“Yılmaz insan muhakkak kazanır” ifadelerini kullanan Karacan, “Stanley Matthews, ‘sir’ ünvanı alan ilk futbolcu ve dünyanın en prestijli futbol ödüllerinden ‘Ballo D’or’u kazanan ilk futbolcu. Yine tarihte ilk futbol ayakkabısını giyen futbolcu olarak yer edinmiştir. Harika bir oyuncudur. Pele bile onun için şöyle der: ‘Futbolun nasıl oynanacağını sonraki nesle öğreten adamdır.’ Kraliçe Elizabeth unvanı kendisine takdim eder çünkü kariyeri boyunca centilmendir, tek sarı kart görmüşlüğü yoktur. Bir o kadar da uysaldır, izole hayat yaşar. Çocukları babalarının çok sayıda film izlediğini ama hiçbir filmin başını ya da sonunu bilmediğini söyler. Çünkü onları sinemaya götürdüğünde film başlayana kadar sinema müdürünün odasına oturur, bitmeden 10 dakika önce de salondan ayrılır. İnsanların imza istemesinden utandığı için. Futbolculuk yaşantısı bittikten sonra teknik direktörlük yapmak için Güney Afrika’yı özellikle seçer; tamamı siyahlardan oluşan amatör bir futbol takımı yönetmeye adar kendini. Çünkü ırkçılığa karşı mücadele etmeyi fazlasıyla önemser. O kariyerdeki birisinin hangi kulüplerde, hangi şartlarla çalışacağını hayal edin” şeklinde dile getiriyor.
Karacan, “Neymar şanslıydı, çünkü çok yetenekliydi. Ancak partilemeyi, çalışmanın önüne koydu. Sakatlıklar da yaşayınca, bir süperstar inşaatı yarıda kaldı. Talihsiz oldu. Messi şanssızdı, fiziki durumu ve hastalıkları ona hep engel oldu. Kimseye kendini beğendiremedi. Ancak talihliydi, yeteneklerini görecek bir melekle nihayet tanıştı. Sonrasında ise, yılmadı, tekmelere aldırmadı, çok çalıştı, çok attı, en büyük oldu. Bir futbolcuyu, futbolcu yapan yeteneğidir, büyük futbolcu yapan ise hedefleridir” diyor.