Sizin mesleğinizin bir adı var mı?
Vallahi yaptığımız işe biz de uzun süre isim bulmaya çalıştık ve Türkçe karşılığı olarak Yaratıcı Konsept Uzmanı dedik.
Yaratıcı Konsept Uzmanı ne iş yapar?
Bir işte (ki bu iş bir açılış olabilir, bir araba lansmanı olabilir, bir kutlama olabilir) ana fikri oluşturmak ve bu ana fikir çerçevesinde yaratıcı teknolojik uygulamalarla insanların etkileneceği ve akıllarında kalacağı bir aktivite yapmak.
Ne kadar süredir yapıyorsunuz?
Biz 10 yıldır varız. Fransa'da bir şirket var onlar 15 yıldır bu işi yapıyor. Yani bu mesleğin tüm geçmişi bu kadar. Çünkü bu ihtiyaç sonradan oluşan bir şey. Yaptığımız iş, filmlerde yapılan yaratıcılığın kadrajdan çıkarılıp gerçek hayata uygulanması.
Konsept Uzmanlığı Türkiye'de kabul gören bir iş mi, önemi biliniyor mu?
Ben hala ne yaptığımı anlatamıyorum. İnsanlar sorduğu zaman mutlaka örnekler vermem gerekiyor. Dekorasyoncu musunuz, yoksa Halkla ilişkiler firması mısınız diye soranlar olabiliyor. Biz bu sektörlerin hepsini bir çatı altında toplayıp bir organizasyonun gerçekleşmesini sağlayan en tepedeki halkayız. Konsept uzmanları en iyileri bulup onlarla çalışır. Katar'daki açılışta Fransa'dan dünyanın en iyi havai fişak firmasıyla çalışıyoruz. Şampiyonluk için takım en iyi futbolculardan kurulmalı!
En iyi demek en pahalı mı demek?
Bizim yaptığımız işlerin bütçesi milyon dolardan başlıyor.
Yılda kaç iş yapıyorsunuz?
Katar'da yaptığımız gibi bir iş senede iki ya da üç tane oluyor. Türkiye'de şöyle bir problem var. Bir marka mesela Renault bir araba çıkardığı zaman ilk tanıtımını Fransa'da yapıyor. Distribütörlük sisteminin yaygınlığı nedeniyle büyük işlerin çoğunluğu Türkiye'de olmuyor. O yüzden uluslararası arenaya çıkıyoruz. Bir de bilboardlar ve televizyonlar için harcanan paralar bizim projelerimizden fazla ama etkisiz mecralar. Önümüzdeki yıllarda bizim işlerimizin çok daha uygulanabilir olacağını düşünüyorum.
Fikirlerin tamamı size mi ait?
Genelde evet. Yani fikirleri yaratan benim. Ama tabi ki bir ekibim var. Onlar o fikrin ortaya çıkması için araştırmalarını yapıyorlar. Zaten firmayla da benim adım özdeşleşmiş durumda.
İşiniz yetenek gerektiriyor. Çocukluğunuzda bu yeteneğinizden izler var mıydı?
Dedem ve babaanneme bol bol şov yapar mışım. Liseyi bitirdiğim ilk dönemlerde de sahnenin ön tarafı ilgimi çekerdi. Sonra farkettim ki ben insanları etkilemekten, şaşırtmaktan hoşlanıyorum. Bunu hayatımın her safhasında uyguladım.
Amatörce ya da hobi olarak mı başladı bu iş?
Annemin ya da bir arkadaşmın doğum gününde en olmadık şeyleri yapıp, sürprizler hazırlayarak başladı her şey. Sonra insanlar eşimin doğum günü var, 50. evlenme yıldönümümüz var gibi isteklerle geldi. Herkes ilginç bir fikir istiyordu. Gitgide profesyonelliğe dönmeye başladı ve mesleğim haline geldi.
Kendiniz için neler yaptınız? Mesela evlenme teklifiniz nasıldı?
Aksine çok basitti. O kadar çok sürpriz yapıyorum ki, sürpriz olması için evlenme teklifimi çok basit bir şekilde yaptım. Eşimle ilk yemeğe çıktığımızda gözlerini kapattırıp Ritz Carlton'un en üst katına çıkarmıştım. O kat henüz inşaat halindeydi. Bizim için yemek masası konulmuştu ve canlı müzik gelmişti. Güneşin batışı en güzel oradan izleniyordu. Hatta eşim o gün evlenme teklif edeceğimi zannetmiş. Ama etmedim.
Fikirlerinizi nasıl geliştirdiniz?
Bunun üzerine çok çalıştım tabi. İnsanların nelerden etkilendiğini öğrenebilmek için araştırmalar yaptım. Bunun için Amerika'ya gidip 6 ay Disneyland'da kaldım.
İnsanlar nelerden etkileniyor ?
İnsanların birinci derecede korkularından etkilendiğini gördüm. Sonrasında macera ve aşk geliyor. Holywood bu araştırmaları sıkça kullanıyor. Mesela Michael Douglas'ın Oyun isimli bir filmi vardı. O filmden sonra insanların filmleri izlemekten çok o filmin iç parçası olmaktan hoşlandığı görüldü. Microsoft bunun için XP adını kullandı. Şimdi olaylar daha çok bizim yaptığımız işlere dönmeye başladı. Herşeylerin kendi üzerinde denenmesini istiyor insanlar. Biz de yaptığımız projelere küçük detaylar koyuyoruz ki o insan nereye geldiğini hatırlasın. Çünkü hiçbir zaman ben Katar'da bir açılışa gitmiştim diye hatırlamazlar ama “Çok enteresan bir havai fişek gösterisi vardı, bir çiçek kendiliğinden yukarı çıktı omzuma kondu, bu Katar'da İslam Sanatları Müzesi'nin açılışında olmuştu” derler. Yani hafızaya yerleştirecek oyunlar yapıyoruz.
Bu işi dünyada en iyi yapan kişi kimdir?
Şu an Fransa'dan bir isim Yves Pepin. Son olimpiyat oyunlarının açılışını yapan ekibin de içindeydi. 2000 yılında Eyfel Kulesi'ndeki havai fişek gösterisinden, Dünya Kupası açılış kapanış törenine kadar bir çok işin altında imzası var. Ben de kendisini iyi tanıyorum ve rakibi olmak için tüm gücümle çalışıyorum.
Sizin yeriniz neresidir bu sektörde?
Biz dünyadaki ilk beşin içindeyiz.
İlk işiniz neydi? Hiçbir referansınız yokken nasıl başladınız?
Ben şirketi kurduğum yıl deprem oldu. 1999 yılıydı ve 24 yaşındaydım. İnsanlar bu çocuk söylediklerini yapabilir mi diye çok sorular sordular. Ama 2000 yılında Tofaş Auto Show'da 2000 metrekare bir yer kiralamıştı. Onlara fuarda bir teneke saçın nasıl arabaya dönüştüğünü anlatacak bir konsept sunduk. Fikri başarılı şekilde uygulamanız da gerekiyor. Son derece iyi bir çıkış oldu bizim için. Sonrasında boğazda XP lansmanını yaptık. İşler gelmeye başladı.
Fikirlerinizin uygulanabilir olduğuna müşterinizi nasıl inandırıyorsunuz?
Bizim yaptığımız işlerde bütçenin yüksek olması nedeniyle sürekli üst düzey yöneticilerle iletişim halindeyiz. Yapacaklarımı en ince detaylarına kadar ortaya koyuyorum. İnanma işi müşteriye kalıyor.
İlk sermayeniz neydi?
Fikirlerim… Ben tek başıma başladım…
Hiçbir meblağ yok muydu?
O günün parasıyla 20 bin liram (YTL) vardı.
Başarısızlık yaşadınız mı?
Şanslıyız. Şu ana kadar hiçbir başarısızlık yaşamadık.
Tümüyle şansla mı ilgili?
Evet. Mesela biz XP lansmanı için her şeyi hazırladık. Beklerken Amerika'da 11 Eylül oldu. Bizim tüm çalışmalarımız da bir ay ertelendi. En çok hava şartları korkutuyor. Yağmur, kar, rüzgar gibi. Önlemleri almak zorundayız. Düşünsenize 100 devlet başkanı geliyor.
Yağmur yağdı kusura bakmayın dersiniz...
Katar'da Allah'tan senede bir gün yağmur yağıyor. Şu an için havada her hangi bir sıkıntı görünmüyor. Ama bunu söylemek için henüz erken. (Telefon görüşmesini bir gün önce yaptığımız için konuşurken bir ara duraksıyor. Sonra o sırada havaya baktığını söylüyor.)
Bu tür korkuları sık yaşar mısınız
Bu işte sakin olmayı öğrendim. Çünkü herkesin gözü sizin üzerinizde. Bendeki en ufak bir panik halinin herkesi çok daha fazla panikleteceği için son derece sakinimdir.
Çalışma kurallarınız çok katı mıdır?
Müşterimizi işimize karıştırmayız. Bazen şunu biraz daha yukarı kaldırsak filan derler. Müdahale ettirmeyiz. Çok ısrar eden olursa buyrun siz yapın deriz.
Zihninizi nasıl besliyorsunuz?
Seyahat ediyorum,teknolojileritakip ediyorum. Mesela televizyon kanalları sunucularını ışınlıyor. Biz bunu 2001'de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na önermiştik Bir asansör projesiydi. Turistler, 1'e bastıkları zaman kendilerini Efes'te, 2'ye basınca Antalyada ve farklı mekanlarda hissedeceklerdi.
Yaptığınız işin bir okulu var mı?
Genelde okulda başarıısız olanlar yaratıcılık gerektiren işlerde başarılı oluyor. Eğitimin önemi büyük. Yani meraklı olmak, sürekli gezmek, işin yeniliklerini takip etmek. Türkiye'de bizim çalıştığımız firmaların da okulu yok. Yani bir ışık ya da ses tasarımı istediğiniz zaman eleman bulamıyorsunuz.
Sizin sınav notlarınız nasıldı?
Teşekkür alırdım ama takdir alamazdım. Ezberlemekten hiç hoşlanmazdım. Ders de çalışmazdım ama çok iyi dinlerdim. Mesela rönesans dönemini dinlerken bunu neden yapmışlar, yapmamışlar diye sürekli soru sorardım.
Aydınlatma için 22 bin mum kullandı
Katar'daki organizasyonu almanız kolay oldu mu?
Törende yemeğin nereden geleceğini sordum. Konyalı dediler. Katar Emiri Türkiye'ye geldiği zaman Konyalı'da yemek yemiş. Ama Konyalı dışarıya yemek hizmeti veren bir firma değil. Konyalının bir lokanta olduğunu söyledim. Daha sonra bir Alman firmasıyla anlaşmışlar. Bunu anlatmamın sebebi bazen işi aldığınızı zannediyorsunuz ama alamıyorsunuz. O işi yapabilme yeterliliğinizin olması gerekiyor. Bir çok kişi bu müzenin açılışını bizim yapmamızı Türkiye'nin Müslüman ülke olmasına bağlıyor ama böyle değil. Mesela buradaki müzeyi yapan mimar Amerikalı. Binaya baktığınız zaman anlıyorsunuz ki, kesinlikle buralı birisi yapmamış. Türkiye'de de bu geçerli. Dışarıdan bakan bir göz sizi çok daha iyi takdir edebiliyor. Bizim bu işi almamızın nedenlerinden birisi sanırım iyi analiz etmemizdi. Daha iyi bir sentez çıkardık. Bir Fransız ve Singapurlu firma daha vardı ama bizi tercih ettiler. Ben İstanbul'un dünyaya iyi tanıtılamadığına inandığım için aklımda sürekli İstanbul'la alakalı değişik projeler olduğu için bu tür projelere yatkındım.
Katar'daki şu anki projenin bütçesi ne kadar?
Bizim yaptığımız işin bütçesi 4 milyon Avro. Ama Belçikalı bir çiçek firmasıyla çalışıyorlar. Sadece o çiçek firmasının bütçesi de 4 milyon Avro. Buradaki rakamlar için fikir vermesi için söylüyorum.
Projenizde ne tür ayrıntılar var?
Türkiye'den 16 kişilik bir ekiple buradayız. 850 tane koltuk yapıldı Türkiye'de bu iş için. Koltukların alt kısmı Antep'te yapıldı. Kumaşları ve tasarımları Vakko'da yapıldı. Püskülleri Edirne'den geldi. Müze yönetimi, koltukları çok beğendiği için açılış töreninden sonra da müzede kalması için satın aldı. Antep'te 200 adet tepsi yaptırıldı. Kazablanka'da üç adet çadır yaptırıldı. Müzenin bahçesindeki tören alanını çöl haline getirebilmek için 250 metreküp çölden kum getirildi. 102 adet palmiye getirildi. 400 kilovat ışık kullanılıyor. Yolları aydınlatmak için 22 bin adet mum kullanılıyor. Şu an aklıma gelenler bunlar..
Mimar Pie ile çalışmak nasıl bir duygu?
Pie ben bir daha proje yapmayacağım diye durdurmuştu. Bu son projesi. Başka proje yapmayacak. Bu tür tasarımlar yapabilmek büyük bir yetenek istiyor. Benim için yaratıcı insan dediğiniz zaman akan sular duruyor. Ne kadar yapabilirsem o kadar yanlarında olmak istiyorum. Bizim işimize de çok müdahale etmedi aksine çok beğendiğini söyledi.