Dünü ve bugünüyle edebî hayatın gerekli çalışmalarla kuşatılamadığı çoğu zaman yakınma, bazen de durum belirleme olarak ileri sürülegelmiş; mevcut araştırmalar, incelemeler, hal tercümeleri, kitabiyat ve sair kayıtlar eksiklikle malûl olarak nitelendirilmiştir. Söz konusu yaklaşımların çok azında edebiyatın yapısından kaynaklanan doğru nedenlerden söz edilebilmiştir. Bu doğru nedenlerden biri: Edebiyatın, kendisini konu edinen tüm çalışmaların önünde yürüdüğü, diger bir söyleyişle ondaki akışın kesintisizliği nedeniyle kuşatılamayacağı, ancak makul bir ara ile geriden izlenebileceğidir.
Bunu Cumhuriyet dönemindeki kimi hal tercümeleri ve kitabiyat eserleri ile sınırlandırarak örneklendirecek olursak: Maarif Vekaleti'nce hazırlanan Türkiye Bibliyografyası (1933), İ. Alaattin Gövsa'nın Meşhur Adamlar'ı (1933-35), Türk Meşhurları Ansiklopedisi (1946), İbnülemin Mahmut Kemal İnal'ın Son Asır Türk Şairleri (1930-41), Sadeddin Nüzhet Ergun'un Türk Şairleri (1936-46), Baha Dürder'in Şairler, Edipler, Muharrirler'i (1946), Nahid Sırrı Örik'in Türk Meşhurları Ansiklopedisi (1953), Behçet Necatgil'in Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (1960), Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü (1971), Tahir Alangu'nun 100 Ünlü Türk Eseri (1974), Seyit Kemal Karaalioğlu'nun Resimli Türk Edebiyatçılar Sözlüğü (2. Bas.: 1982), İhsan Işık'ın Yazarlar Sözlüğü (1990), Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (1 cilt: 2001; 3 cilt: 2003), Yapı Kredi Yayınları'nın Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi (2001) vd. içerik olarak genellikle geçmişi, kısmen kendi zamanlarını kuşatan eserler olarak bilinirler. Ama konu işlevleri olunca, bunların her birinin yerli edebiyat abidesine eklenmiş birer yapı taşı oldukları görülür. Dolayısıyla, yukarda belirttiğimiz "doğru neden" çevresinde bu eserleri, bugünün bilgisini içermedikleri, için eksiklikle malûl saymak, yoksamak ya da küçümsemek edebiyatın doğasına (akışkanlığına) ve edebi mirasın varlığına aykırı bir hareket sayılır ve ayrıca Kâtip Çelebi'nin Keşfü'z-zünun'uyla avuçlarımıza sunduğu geçmiş, İbnülemin Mahmut Kemal İnal'ın Son Asır Türk Şairleri'yle düne, Behçet Necatigil'in sözlükleriyle bugüne bitişmeseydi hem edebi bir mirastan hem de süren bir edebiyattan zaten söz edilemezdi.
Bu belirlememiz, yaklaşık bir ay önce okurla buluşan Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi için de geçerlidir. Adlarını yukarıda da verdiğimiz Yazarlar Sözlüğü'nün (1990) ve Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi'nin (2001) sahibi olan İhsan Işık'ın imzasını taşıyan bu yeni eser, yazarının, 1700 yazarın hal tercümesinden başlayıp, bu sayıyı söz konusu kitaplarının yeni basımlarında bire, üçe, beşe katlayan müstesna çabasını, son olarak on ciltte, 10.336 yazarın hal tercümesiyle taçlandıran bir kültür ve edebiyat hazinesidir.
İhsan Işık, yeni eserinde edebiyat ve kültür adamlarının hal tercümelerini, onlarla ilgili eleştirilerden, değerlendirmelerden örneklerle zenginleştirmiş, Yunus Emre'den bugüne tüm zamanların kültür adamlarını, halk edebiyatının sultanlarını, yerli düşüncenin mimarlarını, Türkçe edebiyatın unutulmaz emektarlarını ve onların en yeni varislerini Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'nin iki kapağı arasında buluşturarak, kültür ve edebiyat dünyamızı elle tutulacak, gözle görülecek şekilde bütünlemiştir.
Kültürel hayatımız, dolayısıyla edebiyatımız yine devam edecek, her geçen gün yeni yapı taşları oluşacak, günü geldiğinde kültür ve edebiyat abidemizde kendilerine ayrılan yerlere yerleşeceklerdir. Önemli olan bugünü kıyametin arefe günü sayarak o abideyi oluşturan yapı taşlarını bir bütün olarak fotoğraflamaktır. İşte, 1990'dan beri bu doğrultudaki çabasını ve başarısını gıpta ederek izlediğimiz İhsan Işık, Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'yle her şeyden önce bunu gerçekleştirmiştir.
Elimize ulaştığı anda biricikleşen, Türkçe edebiyat abidesine bir yapı taşı olarak yeni eklenen Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'nden dolayı İhsan Işık'ı kutlarken, o müstesna gayretinin yakın zamanda bizi hangi güzel eserlerle buluşturacağını da merak ediyoruz.