İhtilali 'içeriden' anlatacak

Ülkücü bir babanın oğlu olan Barış Gökçe, 12 Eylül ihtilalinde babasına kurulan tuzak sonucu kendisi gibi suçsuz olan annesiyle birlikte hapse girmiş. Cezaevinde çekilen sünnet düğününün fotoğrafına her baktıkça o günleri hatırlayan Gökçe'yi tüm Türkiye Uçurtmayı Vurmasınlar filmiyle tanıyor. Yönetmen koltuğuna oturan Gökçe şimdi o günleri bir de kendi anlatacak.

Kübra Sönmezışık
İhtilali 'içeriden' anlatacak

Bir çocuk düşünün daha bir yaşını bile doldurmadan siyasi oyunların oynandığı dünyayla tanışıyor. Yine o çocuk 12 Eylül'de babasının ülkücü olmasının bedelini annesiyle birlikte ödemek zorunda bırakılıyor. Aslında siz bu hikayeyi bir yerlerden hatırlıyorsunuz. Kitabı binlerce sattı. Yine aynı hikaye son kırk yılın en iyi filmi olarak seçildi ve Oscar'a aday gösterilen Uçurtmayı Vurmasınlar filmine konu oldu. Ben de büyük oyunun küçük kahramanı Barış Gökçe ile görüştüm. O bize içeride ve dışarıda yaşadıklarını şaşırtıcı bir metanetle anlatıyor. Filme konu olan orjinal hikayeyi kendi ağzından diliyorum. Gökçe, cezaevine girmeden önce yaşadıklarını şöyle anlatıyor; "Annem eğitimli bir kadın değildi. Babam ise üniversite mezunu, bilgili bir adamdı. Babamın etrafındakiler MHP'nin önemli adamlarıydı. Onlarla sık sık görüşüyormuş. Bildiklerini öğrenmek için babama komplo kurmuşlar. Dışarıdan bir asker bir poşet esrarı vitrinin arkasına atmış. Ablam gördüğünü söylüyor. Aynı askerler evi arıyorlar ve esrarı buluyorlar. Anneme bu ne diye soruyorlar annem de bilmediği için çocuklar nane ya da kekik atmışlardır diyor. Bizi içeriye öyle alıyorlar" Barış, diğer altı kardeşi ve babasından böyle ayrılmış. Barış'ın diğer dört kardeşi babannesi ve anneannesinin yanında kalmış. Dışarıdakilerin yaşamı en az içeridekiler kadar zor olmuş. Onlar baba ve anne hasretiyle büyümüşler. İstanbul'da yaşayan Barış diğer kardeşlerinin farklı şehir ve ülkelerde yaşadıklarını söylüyor.

AYAKKABILARI ÇOK SEVERDİM

Barış, cezaevinde kaldığı süre içinde yaşadığı travmayı şöyle anlatıyor; "Sanki beş yaşımda dünyaya gelmiş gibiydim. Hayatı cezaevi şartlarında algılıyordum. Dış dünyaya dair hiç bir bilgim yoktu. Kırk kadının maskotuydum. O süreçte elbebek gülbebek büyüdüm. Annem cezaevindeyken çok maddi sıkıntı çekmiş. Düşünün yanında küçük bir çocuk var ve onun isteklerini karşılamak için parası yok. Bir giydiğim ayakkabıyı bir daha giymezmişim. Çok ayakkabımın olduğunu hatırlıyorum. Annem ihtiyaçlarımı karşılamak için akşamları el işleri yaparmış. Bunları satarak benim ihtiyaçlarımı karşılıyormuş" Barış annesinden bahsederken gözleri doluyor. Nedeni ise annesinin gördüğü işkenceler. "Annem her doktora gittiğinde yanında ben de oluyordum. Döndüğümüzde üç gün yatıyordu. Sonradan öğrendim ki aslında işkence gördüğü için yatıyormuş" Barış, dört buçuk yaşına geldiğinde cezaevinden ayrılmış. O demir parmaklıklardan kurtulmuş fakat bu defa hiç bilmediği 'yabancı' bir dünyayla tanışmış. Hayata adapte olmakta zorlandığını söyleyen Gökçe, bulunduğu durumu yeni doğmuş bir bebeğe benzetiyor. "Dışarıya çıktığımda hayata adapte olmakta zorlandım. Eğitim hayatına girdiğimde ise dışlanmalar başladı. Arkadaşlarımla hiç bir şey paylaşamıyordum" Barış, başlarından geçen bu olayı babasıyla hiç konuşamamış. Ne zaman laf açılsa babası geçmişte kaldı deyip konuyu kapatıyormuş. Siyasete mesafeli olduğunu söyleyen Gökçe, kimseye hesap sorma gereği hissetmiyor ve geçmişe sünger çektiğini dile getiriyor.

UÇURTMAYI VURMASINLAR'IN DEVAMI GELİYOR

Barış Gökçe, tüm bu hayat hikayesini arkada bırakarak var olmayı başarmış ve yönetmen olmuş. O, mesleki anlamda iyi yerlere gelmesini de ilahi adalete bağlıyor. Ailecek bir film şirketlerinin olduğunu söyleyen Gökçe, hapishaneden çıktığı dönemi anlatan bir film projesi üzerinde çalıştığını anlatıyor. "Çalışmalara başladık Aralık ayına yetiştirmeye çalışıyoruz. Filmde Uçurmayı Vurmasınlar filmindeki oyuncularla çekmek istiyorum. Sistemin, dünyadan haberi olmayan bir çocuğa neler yaptığını anlatacağım. Anne karakterini yine Füsun Hanım canlandırsın istiyorum. Artık utandığım değil, övgüyle bahsedebileceğim bir hayatım var.

İNCİ İLE GÖRÜŞMEYİ ÇOK İSTİYORUM

Uçurtmayı Vurmasınlar'daki karakterlerden biri olan annesiyle aynı koğuşu paylaşan Feride Çiçekoğlu'nun kitabı çıkarması Gökçe ailesinin hayatını mahvetmiş. "Kitabı basmak için annemden izin istiyorlar fakat annem reddediyor. Buna rağmen kitabı basıyorlar. Kitap çok okunuyor. Bu benim yaşamımı zorlaştırdı" Gökçe Feride Çiçekoğlu'na yıllar sonra ulaşmış. Aralarından geçen diyaloğu ise şöyle anlatıyor; "Beni önce çok olumlu karşıladı. Randevulaşmak için kendisinden söz aldım. Sonra telefon ettiğimde ise benimle görüşmek istemedi. Bana olumsuz bir şeylerin yaşanmasından korktuğunu söyledi. Bende hiç bir talepte bulunmayacağımı niyetimin sadece sohbet etmek olduğunu dile getirdim' Annesiyle paylaştığı koğuşta kalan ve kendisiyle ilgilenen, filmin de en önemli karakterlerden biri olan İnci'yi anımsamışsınızdır. Barış İnci'ye ulaşmak için Feride Çiçekoğlu ile görüşmek istemiş. Çünkü İnci'nin nerede olduğunu biliyormuş. Fakat Çiçekoğlu, beni bir daha arama demiş ve telefonu suratına kapatmış. Çok büyük hayal kırıklığı yaşayan Barış, o günden sonra yaşadıklarını medyaya çıkıp anlatmaya karar vermiş ve dava açmış. 'Hala İnci ile görüşmek istiyorum. Onun bir tek Ankara'da yaşadığını biliyorum o kadar"