İhvan siyaseti Erbakan Hoca'dan öğrendi

Yazar İhsan Süreyya Sırma siyasete yeni giren İhvan'ül Müslimin'in bugünkü yöneticilerinin Erbakan Hoca'nın konferanslarını dikkatle takip edip notlar aldıklarını anlatıyor. Sırma, Müslümanlara siyasi şuuru Erbakan Hoca'nın getirdiğini söylüyor.

Emeti Saruhan
İhvan siyaseti Erbakan Hoca'dan öğrendi

Ortadoğu coğrafyasını iyi tanıyan ve Müslüman Kardeşler'in yönetici kadrosundaki bir çok isimle kişisel dostlukları olan yazar İhsan Süreyya Sırma ile Müslüman Kardeşler'i ve Mısır'ı konuştuk. Bu bağlamda dünya Müslümanlarını değerlendiren Sırma, ancak okuyarak emperyalist güçlerin üzerimizdeki faaliyetlerini fark edebileceğimizi ve Mısır'daki direnişin dünyadaki Müslümanların uyanması için bir vesile olabileceğini söylüyor.

Müslüman Kardeşler'in doğuşu nasıl oldu?

Ortadoğu dediğimiz coğrafya emperyalist güçlerin sömürgesi haline gelmişti. Mısır, Malezya, Endonezya, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş de. Bütün İslam coğrafyası Avrupalılar tarafından işgal edilmişti. Müslümanlar buna silahla karşı çıkamıyorlardı. 19. yüzyıldan itibaren Müslümanlar özellikle Hindistan'da üniversiteye gitmeye başladılar. İngiliz sömürgeciliğini, kendi kitaplarından öğrenen Hintli Müslümanlar kendi durumlarını düşünmeye başladılar. Bu 20. yüzyıla sarktı ve 20. Yüzyıl başlarında İkbal gibi insanlar çıktı. Bunlar Batı'nın sömürgeciliğine karşı çıktılar. Eskiden beri İslam'ın merkezi durumunda olan, El Ezher'i bağrında bulunduran Mısır da İngiliz sömürgesiydi. Bu İngiliz sömürgeliğinden kurtulmak gerekliydi. Fakat İngilizler kendilerine göre güzel bir taktik uygulayarak kendi siyasetlerini güdecek birilerini bu Müslüman devletlerin başına koymuşlardı. İhvan hareketi Batı emperyalizmine karşı Hasan El Benna ve arkadaşlarının dini bir kıyamdan başka çare olmayacağı düşüncesi ile doğdu.

İHVAN BİR TEBLİĞ HAREKETİDİR

Yani İhvan kültürel bir hareket diyebilir miyiz?

Müslümanların uyanacağı yoktu. O halde uykuya dalmış bu insanlara Peygamberin öğrettiği metodu öğretmek ve tekrar dini hatırlatmak gerekiyordu. Gerçekten de öyle oldu. İhvan hareketi asla silahlı değil, pasif bir harekettir ve sadece dini öğreti ve tebliğ üzerine kuruludur. Yüzbinlerce üyesi oluştu.

Türkiye'de ihvanın durumu ne?

Türkiye'de İhvan kültürel olarak çok az sayıda kişi tarafından biliniyor. Çok iyi bilindiğini düşünmüyorum.

SİYASETE İHTİYAÇ VARDI

Erbakan Hoca'nın başlattığı hareketin İhvan kaynaklı olduğu söyleniyor?

Hayır. Erbakan Hoca'nın hareketi gerçekten büyük bir hareketti. Rahmetli ile bir çok kongreye, konferansa katıldım yurt dışında. Bugün Mısır'daki hareketi devam ettiren, idare edenlerin çoğu Erbakan Hoca konuşurken not alırdı. Hoca onlara ders verecek durumdaydı. 'İhvan hiç birşey bilmiyordu, Erbakan öğretti' demiyorum. Fakat Erbakan Hoca Müslümanlara siyasi şuuru getirdi. İhvan bir tebliğ hareketiydi. Yeni yeni siyasete girdi. Erbakan Hoca Müslümanların siyaseten iktidara gelmedikçe bir şey sahibi olamayacaklarını bildiğinden siyasete girdi. Yoksa buna ihtiyacı yoktu.

Siz İhvan'la nasıl tanıştınız?

İhvan'la Hasan El Benna risaleleri, Seyyid Kutub'un kitaplarıyla önce kültürel bazda tanıştım. Yurt dışında tarih ve İslam'la ilgili konferanslara gidince gerek Mısır, Avrupa, Amerika ve Ortadoğu'da İhvan'dan da bir sürü kişi geliyordu. Yusuf El Kardavi hocayla bir çok konferansta beraber bulunduk. Şahsen de tanıdım. İhvan'dan bazı kişilerle gençliklerinde Paris'te beraber doktora yaptık. Tunus'ta hareketin başında olan Raşid El Gannuşi benim Paris'ten ve Tunus'tan çok samimi arkadaşımdır. O şekilde şahsi temaslarım da oldu.

AK PARTİ TEHLİKEYE GİRERSE SOKAĞA ÇIKMALIYIZ

Müslümanlar uykuda diyorsunuz. Bu durum sizce ne kadar devam edecek?

Müslümanlar biraz daha çekecekler bunu çünkü hala uyanmıyorlar. Hala sloganlarla yaşıyorlar. Bir kitap okumuyorlar Batı'ya dair, Batı emperyalizmine dair. Gazetelerle ilim yapılıyor bizim memlekette. Müslümanların kitap okuması lazım. Bugünlerde 'Haçlı ruhu' uyanmış. Demokrasiyi bile Müslümanlara çok görüyorlar. Neden, çünkü İslami koku olmasın. Müslümanların duyarlı, akıllı olup kitap okumaları lazım. 1980'li yıllarda çok güzel kitap okunuyordu. O zaman okunan kitaplar bugünkü iktidarın gözünü açtı. Ama şimdi iktidara gelenler de kitap okumuyor artık. Kimse gelip bir şey sormuyor. Herkes her şeyi biliyor.

Eskiye göre daha kötü durumda mıyız?

Türkiye mevcut iktidardan dolayı daha iyi durumda gibi görünüyor. Ama Allah korusun, bu iktidarın yerine 1940'lı yıllarda milleti köle gibi çalıştıran CHP zihniyeti gelirse Mısır'dan beter oluruz. Allah muhafaza bir 28 Şubat daha gelirse Türkiye Mısır'dan beter olur. Çünkü bizim generaller onlardan daha beter. Türkiye'nin bugün, -bu kelimeyi ödünç olarak kullanayım- demokratik bir sistemle gitmesi ve yavaş yavaş orta tabakayı oluşturması Batı'nın zoruna gidiyor. Türkiye'yi yalnızlaştırmak istiyorlar. Çünkü Türkiye'nin ekonomisi şu anda çok iyi. Dünyada itibarı da çok iyi. Haksızlıklara karşı samimi olarak duran tek ülke. Ben İran'a da şaşıyorum. Beşar'ın zulmüne İran nasıl destekçi olabiliyor. İran'da bir Humeyni devrimi yapıldı. O zaman biz de desteklemiştik. Hatta İran'a da gittim ben. Ama şimdi ben soruyorum İranlılara, o devirdiğiniz Şah Rıza'nın Esed'den farkı neydi?

İhvan direnişi Müslümanlara ne öğretti?

Müslümanların Allah'ın emrettiği gibi yaşaması, kendinlerine çeki düzen vermesi lazım. Müslümanların tekrar okumaya dönmesi, okuyup kendi şahsiyetlerini bulması, Batı'ya göre değil Kur'an'a ve Peygamber Efendimizin sünnetine göre kendilerini dizayn etmeleri gerek. Mısırlı Müslümanların alt yapısı umarız ki giderek sağlamlaşıyor. Türkiye'den daha iyi. Bizde Menderes asıldı bir tek kişiden ses çıkmadı. Erbakan hocayı apar topar götürdüler kimse ses etmedi. Mısır direnişi bunu öğretti. Saraçhane'de o hareketi destekledik, içinde olduk. Şimdi dünyanın neresinde olursa olsun, bir olay olsa Müslümanlar artık direnecekler. Mısır'daki direnişin en büyük faydası direnmeyi öğretmesi oldu. Bugün Tayyip Bey'in hareketine karşı bir şey olursa bizim de sokağa çıkıp İslami, insani kimliğimizi göstermemiz lazım.

TÜRKİYE MÜSLÜMAN BİRLİĞİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLİR

Türkiye'nin duruşunun Türkiye'yi dünyada yalnız bıraktığı iddiası var. Sizce Müslüman ülkelerle ilişkilerimiz ileride nasıl gelişecek?

Bugünkü hükümet tavrını değiştirmezse, Batı'ya taviz vermezse ve söylemlerinde Tayyip Bey'in arkasındakiler de onun gibi samimi olursa zannediyorum büyük bir birlik olabilir. Ama Türkiye'nin içinde bu sisteme karşı olan, Batı'yı önceleyen gruplar var. Onlar da kendi mücadelelerini yapacak. İttihat ve Terakki düşüncesi hala bu ülkede var. 'Biz devletin sahibiyiz. Müslümanlar bizim işçilerimiz ve kölelerimiz' diyorlar ve şimdi Müslümanları iktidar görünce zorlarına gidiyor.

MISIR DİRENİŞİ DÜNYAYI UYANDIRACAK

Mısır'da darbe nasıl oldu?

Mursi iktidara gelince Batı önce tahammül etti. 'Biz bu adamla da çıkarlarımızı yürütürüz çünkü orduyu değiştirmedi' dediler. Ordu zaten Amerikan ordusu. Mısır'daki biraz hareketli subayların çoğu Amerika'da yetişmiştir. Sisi de Amerikan yetiştirmesidir. Pakistan'da, Hindistan'da, Türkiye'de, İran'ın şah döneminde olan bütün subaylar, generaller, Amerika'nın yetiştirmesiydi. En ufak bir hareketle menfaatleri tehlikeye girince de darbe yaptırıyorlar. Türkiye'de 1950'de, 1980'de, 28 Şubat'ta yaptılar. İran'da Musaddık'a karşı yaptılar. Şimdi yavaş yavaş eski olduğu için Amerika biz yaptık diye açıklıyor. Amerika ise İsrail'in jandarmasıdır. Esas beyin Tel Aviv'de İsrail'dedir. Mursi iktidara gelip Refah kapısını açınca bu İsrail'i endişelendirdi. Bir sene olmadan darbe yaptılar.

Peki halklardan neden ses çıkmıyor?

Halklar cahil bırakılmış. Körfez ülkelerinin zaten nüfusları az, birkaç aşiret devleti ele geçirmiş. Paraların bir kısmını kendileri alıyor, büyük bir kısmını Amerika, İngiltere yiyor, kalanı da sesleri çıkmasın diye halka dağıtılıyor. Zaten çoğu yabancı.

Mısır'da ne olacağını öngörüyorsunuz?

Geleceği Allah bilir ama inşallah Müslümanların uyanmasına vesile olacak. Bu demokrasi denen şey Avrupa'nın çıkarlarını gözetmiyorsa kabul görmüyor. Bu bütün dünyada böyle. Belki bütün dünya uyanır, halklar uyanır. Ben Mısır hareketinden ümitliyim. Bu kadar şehit vermelerine rağmen hala direniyorlar. İnşallah Allah onlara bir çıkış verecek.

Silahlı mücadeleye dönüşür mü?

Sanmıyorum. Dönüşürse kaybederler. Mevcut idare de bunu istiyor. Hatta silah verip bazılarını kışkırtıyor. O zaman diyecek ki teröristtirler.

MÜSLÜMAN İKTİDARA TALİP OLURSA TEHLİKELİDİR

İhvan'ın doğuşunda Gandhi hareketinin tesiri oldu mu?

Belki şu manada oldu. Gandhi pasif direnişle İngilizleri Hindistan'dan çıkarttı. Fakat Müslüman Kardeşler pasif direnişin yanı sıra İslami uyanışı da getirdiler. Fakat Mısır'daki rejim baktı ki İhvan rejim için tehlikeli İhvan'ı bastırmaya başladı ve birçok liderini hapiste ya da dışarıda şehit etti.

Neden tehlikeli gördüler?

Hem Batı, hem Batı adına Müslümanları idare eden iktidarlar Müslümanlar ne kadar oruç tutsa, namaz kılsa umurlarında değil. Yeter ki iktidara talip olmasınlar. Çünkü iktidara talip olan Müslümanlar, demokrasi diye bir şey varsa ki ben olduğuna inanmıyorum, kendi programını uygular. Fakat Batı diyor ki 'Hayır benim istediğim şekilde bir demokrasi olacak.'

Peki İhvan nasıl taban buldu ve yayıldı?

Seyyid Kutup ve Hasan El Benna ön plana çıktı. Bu büyük liderlerin şehit olmasından sonra Müslümanlar 'Bu adamlar neden idam ediliyor?' diye sormaya başladı. Anladılar ki emperyalizme karşı çıktıkları için. Hareket kendi kendine ihraç edilmiş oldu. Amerika'ya gittiğimde camilerin kütüphanelerinde Seyyid Kutub'un Fi Zilal'ini görüyordum. Tunus'ta, Cezayir'de, Fas'ta hatta Suudi Arabistan ve Kuveyt'te İhvan'dan birçok mütefekkir tanıyorum. Mısır'daki zulümden dolayı 'Acaba başka yerde kendimizi ifade edebilir miyiz' diye gittiler. Bugün Suriye'deki olay da budur.

Nasıl?

Hafız Esed zamanında Suriye'de de İhvan'a dahil olan bir çok alim şehit edildi. Onlar da yurt dışına kaçtılar. Beşar Esed gelince moda tabirle açılım gerçekleştirdi. Bazı İhvan mensupları geri döndüler. Fakat Arap Baharı başlayınca işler değişti. Suriye erken davranıp bunları tekrar derdest etti veya yurt dışına sürdü. O bakımdan bugün Suriye'deki direniş hareketinin anahtarı İhvan'dır. Aralarına başkaları sızmış olabilir. Ama bu savaşta herhalde onlarla da uğraşacak durumları yok. Normalde İhvan pasif ve silahsız bir hareketti.