'İnci'nizi incitmeyin

Gizil İnci'nin sahibi 27 yıl kuyumculuk yapan Mustafa Atayık bize incinin değerini, kullanımını ve gizemini anlattı.

'İnci'nizi incitmeyin

İnci, yaşayan nesne. Birçok kültürün dini inancında ve mitolojisinde sayısız atıfta bulunulmuş bu takıya, eski Mısırlılar incileri kendileriyle gömecek kadar değer vermişti. Öyle ki, Eski Roma'da inciler zenginlik ve sosyal statünün simgesi olarak kabul edilmiş, bir dönem Avrupa'da kraliyet sarayları ve asil kimseler dışında inci takılması yasaklanmıştı. Peki bu canlı nesneyi bu kadar değerli yapan ne? İnciyi anlatan bu küçük tarihsel girişten sonra sözü onu benden daha iyi anlatacak birine bırakayım. Gizil İnci'nin sahibi Mustafa Atayık. Mustafa Atayık aslen petrolcü. Kayınpederinin kuyumcu olması onu inciyle tanıştırmış. Atayık 27 yıl birlikte çalıştıktan sonra kendi firması Gizil İnci'yi kurmuş. Bize yirmiyedi yıllık tanışıklığını, inciyi nasıl ayırt ettiğinden başlayarak anlatıyor. 'İnci göz tecrübesiyle anlaşılabilecek bir şey. Dışarıdan ithalatını ben yapıyorum. Hong Kong'a ve Çin'e gidiyorum. Dört ton inciyi 12 saatte seçerim. Zahmetli bir iş kolay değil.'

EBRU ŞALLI VE NÜKHET DURU İNCİYİ ÇOK SEVER

Birçok televizyon programına sponsor olan Gizil İnci'nin sahibi Mustafa Atayık, Ebru Şallı ve Nüket Duru'nun inciyi sevdiğini söylüyor. İnciyi sadece kadınların değil, erkeklerin de kullandığını söyleyen Atayık; 'Erkekler inci tesbih kullanırlar. Kol düğmesi de ürettik. Bazen kıravat iğnesi yapıyoruz.' diyor. Kadınlarda ise en çok küpe, yüzük ve kolyenin ilgi gördüğünü söylüyor. Atayık inci bakımının çok kolay olduğunu, sadece takıldıktan sonra üzerine parfüm sıkılmaması gerektiğinin altını çiziyor. İnciyi kullandıktan sonra hafif nemli bir bezle silip kesesinde saklayabiliyorsunuz. Atayık; 'İnci canlıdır. Eğer takarsanız, tene değerse parlaklığı artar. İnciyi bir kasaya uzun yıllar koyup takmazsanız inci bozulur.' diyor. Mustafa Atayık, firma olarak incilerinin garantili olduğunu söylüyor. Peki, ama canlı bir nesneye nasıl garanti veriliyor? İşte cevabı: 'İncide garanti sınırsız. İnci yüz sene kullansanızda eskimeyen bir takı. Ama hor kullanılmışsa garanti kapsamına almıyoruz.' diyor. Mustafa Atayık firma olarak birçok yurt içi ve yurt dışında fuara katılıyor. Mart'ın onüçünde CNR'da fuarında incileri sergilenecek. Sözü tarihsel bir bilgi ile bitireyim. Bilinen en eski inci M.Ö 520 yılında ölen bir Pers Prensesi'nin lahitinde bulunan inci ve bu inci, Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergileniyor.

GELİNLİK ÜZERİNE TAKMAK İÇİN ALIYORLAR

Peki Mustafa Bey inciyi neye göre seçiyor? İncinin değeri nasıl anlıyor. Biz . soruyoruz, o cevaplıyor: “İncinin fiyatını nadir olması belirliyor. Beşyüzbin dolarlık inci var. Beyaz olması onu değerli kılıyor. Dünya üzerinde hiçbir inci tanesi birbirinin aynı değil. Parlak, düzgün, yuvarlak ve büyük olması fiyatı her zaman yükseltir.' Bu nadide nesneyi kimler kullanıyor? diye sorduğumda ise Atayık bölgesine göre değiştiğini söylüyor. 'Doğu Anadolu'nun ücra köşesinde bilmiyorlar. İnciye mücevher olarak bakmak lazım. Anadolu'daki köy ve kasabalarında yirmi dört ayar bilezik, en nadide inciden daha muteber' Atayık gençlerin yakın bir dönemde inciye ilgilerinin arttığını, daha çok gelinlik üzerine takmak için aldıklarını söylüyor. İncinin gri, beyaz, siyah ve krem renkleri bulunuyor. Renk seçimleri milletlere göre de değişiyor. Atayık; 'Türkler şampanya rengini daha çok kullanılıyor. Amerika beyaz inciyi tercih ediyor. Arnavutlar ise ufak inciyi sever.'diyor. Mustafa Bey ihraç ettikleri ülkeleri şöyle sıralıyor; 'En büyük müşterimiz Ortadoğu ülkeleri, İran, Dubai, Azarbeycan, Rusya, Kıbrıs ve Balkanlar.