İngilizce tamam sıra İtalyanca'da

Kırk sekiz yıldır simultane tercümanlık yapan 78 yaşındaki Belkıs Dişbudak, bu zamana kadar 400’ün üzerinde kitabın çevirisini yaptı. İlk yerli romanın sahibi Şemseddin Sami’nin torunu olan Dişbudak, pek çok siyasetçinin de tercümanlığını yapmış. Dişbudak “Bu zamana kadar 20 kez İtalyanca öğrenmeye çalıştım. Emekli olduktan sonra ilk işim İtalyanca öğrenmek olacak” diyor.

Yeni Şafak

Dedesi ünlü dilbilimci Şemseddin Sami, amcası ise Galatasaray Spor Kulübü'nün meşhur kurucusu Ali Sami Yen...78 yaşındaki Belkıs Dişbudak da ilk Türkçe Sözlük ve yerli roman yazarı dedesi Şemseddin Sami gibi dile hayli meraklı. 1968 yılından beri simultane çeviri yapan ve 400'ün üzerinde kitabı İngilizce'den Türkçe'ye çeviren Dişbudak, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Parfümün Dansı, Atlas Silkindi, Gazap Üzümleri, Şibumi, Hayatın Kaynağı ve daha yüzlerce eserin çevirisinde onun imzası var. Dişbudak, bu kitaplarını yeni taşındığı Küçüksu'daki evinde titizlikle muhafaza ediyor. Öyle ki kitapları salona sığmadığı için evin bir diğer odasını da çocukları gibi sevdiği kitaplarına ayırmış. Bu zamana kadar pek çok devlet büyüğünün simultane çevirisini de yapan Dişbudak, Hillary Clinton'ın da çevirisini yapmış. Şimdilerde İtalyanca öğrenme hazırlığında olan Dişbudak “İtalyanca'yı 20 defa öğrenmeye çalıştım ama araya hep farklı şeyler girdi. Emekli olduktan sonra ilk işim İtalyanca öğrenmek olacak" şeklinde konuşuyor.

İLK ÇEVİRİM 5 DAKİKA SÜRDÜ

1960'lı yıllarda Türkiye'de fikirlerin paylaşılması için seminer ve toplantılar düzenlediğini söyleyen Dişbudak, ekonomik konuların gündemde olduğu o dönemde bir dernek tarafından verilen simultane eğitim programına katılmış. Çalıştığı kurumda da simultane çeviri yapan Dişbudak, 3 hafta süren bu eğitimin ardından ekonomik içerikli konferanslara katılarak özgüven kazanmış. O dönemde Türkiye'de simultane yani eş zamanlı çeviri konusunda eğitimlerin yetersiz olduğunu dile getiren Dişbudak “O zamanlarda dünyada sadece iki üniversite tercümanlık eğitimi veriyordu" diyor. Dile merakı olanların bu işi daha iyi yapacağını belirten Dişbudak, “Salonda konuşmacıyı kulaklıklı ve kulaksız dinleyenler bulunuyor. Örneğin konuşmacı bir espiri yaptığında kulaklıkla dinleyen kişi 3 dakika sonra gülmemeli. Burada çevirmene büyük görev düşüyor ve ekliyor: “İngilizcede fiiller başta olduğu için cümlenin sonunu tahmin edebiliyoruz ama bazen zor konuşmacılar sizi yanıltabiliyor. İlk simultane çevirim beş dakika sürmüştü. Ben kabindeyken hocalarım da arkada beni dinliyordu."

İNGİLİZCE İKİ AYDA ÖĞRENİLEBİLİR

Bu zamana kadar pek çok siyasetçinin tercümalığını yaptığını ifade eden Dişbudak, “Siyasetçiler içinde ilk kez İsmail Cem'in tercümanlığını yaptım. Bazen konuşmacılar konuşurken şatafatlı cümleler kurup metnin ana çizgisinden çıkıyor. En son Hillary Clinton'un çevirmenliğini yapmıştım. Ondan sonra da yaşım çok ilerledi, gençler daha iyi yapar dedim ve artık gitmiyorum" diye konuşuyor. İngilizcenin artık çok rahatlıkla öğrenilebilecek bir dil olduğunu da sözlerine ekleyen Dişbudak “İnternette çok güzel programlar var. Oradaki sesler taklit edilerek telaffuz konusunda da kendinizi geliştirebilirsiniz. İlla yurtdışına gitmenize gerek yok. Bir dil öğrenmek istiyorsanız onu takıntı haline getirmelisiniz. Ara vermeden sürekli çalışırsanız 1-2 ay çalışıp bir yerlere gelebilirsiniz" şeklinde konuşuyor.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/09/24/11/38/resized_402a6-1dc30aa1kabinde.png

KEYİFLİ KİTAPLARI TERCİH EDİYORUM

Dedesi Şemseddin Sami'nin 7 dil bildiğini kendisinin ise bir buçuk dil bildiğini söyleyen Belkıs Dişbudak “Konuşulanları anlayacak kadar Fransızca'ya sahibim. Ama en çok da İtayanca öğrenmek istiyorum. Çünkü İtalyanca'nın aksanını çok seviyorum. 20 defa öğrenmeye çalıştım. Hepsinde araya bir şey girdi ve bıraktım. Emekli olursam ilk işim İtalyanca öğrenmek olacak" diyor ve devam ediyor: “Şimdilerde Aristotales'in Hafiye dizisinin 5. kitabını çeviriyorum. Kitabı tercüme ederken onun havasına giriyorum. Bu yaştan sonra mutsuz olmak istemediğim için keyifli kitapları çevirmek istiyorum. Türkçe'den İngilizceye çeviri yapmak da keyifli ama iyi bir İngilizce ile yazılmış metinleri Türkçe'ye çevirmeyi daha çok seviyorum."

TERCÜMANLIK KADIN MESLEĞİ

Simultane çeviri işinin daha çok kadınlar tarafından yapıldığını belirten Dişbudak “Bu işte bir günde çok iyi paralar kazanabilirsiniz. Ama her gün işiniz olmaz. Dolayısıyla elinize ahım şahım bir para geçmez. Bu yüzden erkeklerden ziyade genellikle kadınlar kalır bu işte" diyor. İngilizce'yi öğrendikten sonra Türkçe'yi kullanmaya daha çok özen gösterdiğini söyleyen Dişbudak, konuşmacının hitabetinin iyi olmasının çeviriyi de kolaylaştırdığını söyleyerek telaffuzun da önemine dikkat çekiyor. Dişbudak ayrıca çevirmenin konuşmacının nezaketsizliğini törpüleme gibi bir görevinin de olmadığını da ifade ederek “Konuşmacının söylediklerini olduğu gibi söylemeniz gerekiyor. Örneğin, Davos'taki “One minute" bile gayet güzel geçti. Yani çeviriden ötürü herhangi bir sıkıntı yaşanmaz" diyor.

Türkiye tercümanlıkta Avrupa'dan önde

* Hintliler İngilizce metinleri çok iyi yazıyor. Ama konuşmaya başladıklarında aksanlarından dolayı zorluk çekiyoruz.

* İngilizler dili çok iyi kullanıyorlar. Hitabet sanatını çok iyi biliyorlar.

* Amerikalılar İngilizce'yi çok hızlı konuşuyor.

* Japonların da cümlelerinde fiilleri bizim gibi sonda geliyor. Ama tercümanlık konusunda pek iyi değiller.

* Türkiye'de tercümanlık eğitimi çok iyi veriliyor ve çok yetenekli tercümanlar var. Türk tercümanlar artık çok ustalaştı. Pek çok Avrupa ülkesinden daha iyiyiz.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/09/24/11/37/resized_bad4f-e0be841balisamii.png

Ali Sami futbol oynamalı

Dedesi Şemseddin Sami hakkında pek çok anı dinlediğini söyleyen Dişbudak, bir tanesini de bizimle paylaşıyor: “Dedem, amcam Ali Sami Yen'in futbolla ilgilenmesini istemiyormuş. Sultan Abdulhamid zamanında yazdığı yazılar nedeniyle bir süre ev hapsine alınmış. Ev hapsindeyken yurt dışından dil uzmanları onunla görüşmeye geliyormuş. Bir keresinde Rıza Tevfik ondan randevu istemiş. Dedem Tevfik ile görüşmek istemememiş. Daha sonra aralarında tatlı bir sohbet başlamış ve “Ali Sami de futbol oynamalı ki böyle renkli bir kişilik olsun" diyerek sporla ilgilenmesine izin vermiş.

Clinton'ın hitabeti çok iyi

Belkıs Dişbudak, Hillary Clinton'un Amerika Dış İşleri Bakanıolduğu dönemde tercümanlığını yapmış. Clinton'ın 2009 yılında İstanbul'daki bir toplantıya katıldığını söyleyen Dişbudak “Clinton, Galatasaray'da sivil toplum kuruluşlarıyla biraraya gelmişti. Yaklaşık iki saat süren bu toplantıda Clinton'un tercümanlığını yaptım. Kendisine yöneltilen soruları tek tek cevapladı. İnanılmaz bir İngilizcesi var. Dilini çok kontrollü kullanıyor. Telaffuzu ve hitabeti de bir o kadar iyi" diyor.