İstanbul Kültür Başkenti haberiniz var mı?

'İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti' Son üç yıldır bu isimle yatıp kalktık. Ve büyük gün geldi çattı. İstanbul dün gece dört bir yandaki konserlerle 2010 havasına biraz daha girdi. Peki vatandaş 2010'un ne kadar farkında? Bunu öğrenmenin yolu sokağa çıkmaktı, biz de öyle yaptık.

Büşra Sönmezışık
İstanbul Kültür Başkenti haberiniz var mı?

'İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti.' Son üç yıldır sürekli bu ismi duyduk. Ve büyük gün geldi çattı. Dün gece itibariyle İstanbul 'başkent' havasına girdi. Peki bu rüzgar sokakta nasıl esiyor? Vatandaş, 2010 Kültür Başkenti denilince ne anlıyor? Üç yıldır hazırlığı yapılan ve merakla beklenen projelerden kimler ne kadar haberdar oldu? Sokağa çıkıp vatandaşlara bu soruları yönelttiğimde ilginç tepkiler aldım. Bir çoğu gazetelerden ve televizyonlardan duymuş, kimi sadece bilbordlardan görmüş ama ne tür etkinlikler olduğu ne yazık ki doğru dürüst bilinmiyor. Sokakların temizlendiğini, binaların restore edildiğini görenler ise güzel şeyler olacağından umutlu..

SANIRIM ETKİNLİĞİ KADİR TOPBAŞ YAPIYOR

NİZAMETTİN ŞENSER / MISIRCI

Eminönü'ndeyiz. Mısırcı Nizamettin Bey'in yanına yaklaşıyorum. O bir yandan mısırları közlüyor bir taraftan da sorularıma cevap veriyor. Beş yıl olmuş mısırcılığa başlayalı. Onun aklına İstanbul Avrupa Kültür Başkenti deyince ilk medeniyetler şehri olduğu geliyor. Projenin kimin tarafından yapıldığını bilmiyor. Ama bir süre düşündükten sonra 'sanırım Kadir Topbaş üstleniyor' diyor. Alt yapı projesinden daha çok kültürel etkinlik projesi olduğunu düşünüyor. Eliyle işaret ediyor; “Hünkar kasrı için tadilat yapıldı. Pojenin amacına ulaştığını düşünüyorum” diyor. Bir süre müşterilere közlediği mısırları sattıktan sonra devam ediyor: “Şimdiye kadar yapılan hiçbir etkinlikten haberimiz olmadı. Zaten olsa da işten başka hiçbir yere gidemiyoruz”

TÜRKİYE'NİN TANIMI HİÇBİR ZAMAN İYİ YAPILAMADI

ARZU KOÇER / KASİYER

Mısır çarşısına adım attığımda beni keskin bir barahat kokusu ve bolca insan sesi karşıladı. Etrafıma bakınırken bir kadın kasiyer çarptı gözüme. Hemen yanına gidip teybimi açtım.

Arzu Koçer 15 yıldır Mısır Çarşısı'nda kasiyerlik yapıyor. Istanbul Kültür Başkenti demek onun için bolca turist anlamına geliyor. Açılış sonrası için umutlu. İstanbul'un tanıtımı için görüşü şu “Şimdiye kadar yapılan tanıtımlardan görünen o ki hep geri kalınmış. Herşeyden önce bu gelen turistlerden belli” Projeden haberiniz var mı neler yapıldı diye soruyorum? “Ancak birkaç gündür tabelalardan böyle bir projenin varlığını anlıyoruz. Konserleri gördüm bir de”diyor.

BAŞKENT İNSANI GEZİP GÖREBİLEN, PARASI OLAN İNSANDIR

ASIM ŞAHİN / BİLETÇİ

Asım Şahin 28 yıldır piyango bileti satıyor. Bakalım hergün şans dağıtan adam 2010 için ne bekliyor? Yanına yaklaşıyorum; önce pek konuşmak istemiyor ama sonra ikna oluyor. Konuşmanın başından anlıyorum pek huzursuz Asım bey, teybi açar açmaz anlatıyor; “Istanbul bence kültür başkenti olamaz. Şu hale bakın (yolu gösteriyor) üç sene içinde kaç defa yapıldı. Bu şekilde kültür başkenti nasıl olacak? Mesela 7 sene oldu Çemberlitaş hala tamir edilemedi. Eliyle daire çiziyor; etraf pislik içerisinde nasıl bir kültür başkenti olabilir ki? Bu çalışmalar ancak kültürel etkinlik olabilir. Şimdiye kadar bir tek Marmaray projesinden haberi olmuş Asım beyin. Onu da 2010 etkinliği zannediyor. Etkinliğe katılacakmısınız? sorusuna ise; “Biz hiçbir etkinliğe katılamayız çünkü ekmek kavgası peşindeyiz. Başka yerlerde zamanımızı öldüremeyiz. Akşama kadar kazandığım para 30 milyon. Bu parayla hangi etkinliğe katılabilirim ki” diyor.

KAPALI ÇARŞI AVRUPA BAŞKENTİ OLMAYA HAZIR DEĞİL

GÜLDEN DAĞISTAN / TEZGAHTAR

Gülden Dağıstan Kapalıçarşı'daki keçeci dükanında satıcı olarak çalışıyor. Ayrıca ebrucu olan Dağıstan, ebrudan eşarplar ve fularlar yapıp satıyor. İçeriye girdiğimde vitrini düzenliyordu. İstanbul 2010'a hazır mı? diye soruyorum Dağıstan'ı bu konuda bir hayli dertli buluyorum; “Ben gerekli hazırlıkların yapılmadığını düşünüyorum. En azından Kapalıçarşı kesinlikle hazır değil. Ne boya ne badana, ne de çatısı tamir edildi. Hep bunlar yapılacak dendi ama hiçbirşey yapılmadı. Kliması da havalandırması da yok.Yağmur yağdığında sel basıyor ve sürekli elektirik gidiyor. Tarihi yarım adanın incisi Kapalıçarşı 2010'a hazır değil” diyor. İstanbul'un Avrupa'da ve dünyada tanıtıldığı için umutlu. Tabi bir çok esnaf gibi onunda bu etkinlikten beklentisi bol turist gelmesi. Amacına ulaşıp ulaşmadığı konusunda ise açılış sonrasını heyecanla bekliyor.

ÇALIŞMAKTAN KÜLTÜRLE MÜLTÜRLE İLGİLENEMİYORUZ Kİ!

MEHMET EMİN YILDIRIM NARGİLE USTASI

Mehmet Emin Yıldırım 18 yıldır Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nde nargile hazırlıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür başkenti deyince aklınıza ne geliyor? diye soruyorum; “Vallahi biz çalışıyoruz. Kültürle mültürle bir alakamız yok. Ben burada 12 saat çalışıyorum.”diyor. Etkinliklerden de televizyondan ve gazetelerden haberi olmuş. Bu projenin olumlu geri dönüşü olsun istiyor ve bundan da umutlu. Ona göre İstanbul sadece Avrupa'nın değil dünyanın da başkenti. Yapılan etkinliklerden haberi yok, kimin tarafından düzenlendiğini de bilmiyor. Ama Yıldırım'ın dikkatini çeken tek şey temizliği ve tarihi binaların restore edilmesi. Amacına ulaştı mı sorusuna “Bu kadar hazırlık yapıldıysa mutlaka amacına ulaşmıştır” diyor. Yıldırım'ın isteği; “Park sorunu ortadan kaldırılmalı.”

KÜLTÜR BAŞKENTİ OLUNCA DAHA ÇOK TURİST GELECEK Mİ?

MERVE DEMİRTAŞ / KAPALIÇARŞI

Kapalıçarşı'ya gidip de Deli KızınYerine girmemek olmaz. Deli Kızın Yeri'nin sahibi 13 yıldır Türkiye'de yaşayan aslen Amerikalı bir kadın. Dükkanında Geleneksel Türk El Sanatları'nın motif ve kumaşlarını kullanarak torbalıklar, bebekler, önlükler satıldığı mağazanın bir de atölye bölümü var. O atölyede olduğu için konuşamıyorum ama onun yerine bakan Merve Demirtaş'la görüşüyorum. Kültürel mirasın yeterince korunmadığından duyduğu üzüntüyle başlıyor söze; “Satıcı olarak aklıma gelen şey tabi gelen turistler. Eksiklerimizi görerek gidermeye çalışacağız. Bir de tabi en önemlisi ekonomiyi kalkındırabilir”diyor. Projenin kimin tarafından nasıl yürütüldüğünü o da bilmiyor. Demirtaş, “Aslında amacına ulaşıp ulaşmadığını proje bittikten sonra göreceğiz.”diyor.

ÇOCUKLAR VE BÜYÜKLER İÇİN DE AKTİVİTELER DÜZENLENMELİ

AYNUR DURMAZ / KASİYER

Aynur Durmaz, hayvan pazarında kuş satan bir dükkanda kasiyerlik yapıyor. Onunla kuş cıvıltıları arasında konuşuyoruz. Durmaz'ın 2010 için yapılan projelerden pek haberi olmamış. Üsküdar'da oturuyor ve köprüden karşıya geçerken birkaç fotoğraftan başka birşey görmediğini söylüyor. Projenin amacına ulaşıp ulaşmadığı sorusuna; “Amacına ulaşmadı. Çünkü bunlar bir anda olacak işler değil. Sadece başkent olduğu bir yıl için değil önceden yapılması gerekiyordu. Yıkılmaya yüz tutmuş o kadar çok bina var ki… Başka ülkede bu tür durumlar daha farklı olurdu. Alt yapısız ve hatalı yapılaşma giderilmeden Avrupa Başkenti olabileceğine inanmıyorum” diyor. İstanbul tarihi olarak Avrupa Başkenti özelliği taşısa da bu imkanlarla bir o seviyede olduğuna inanmıyor. Bir de isteği var; çocuklar ve büyükler için bir aktivite düzenlenmeli.

2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ ETKİNLİKLERİNİ HİÇ DUYMADIM

ABDURRAHMAN ATAR / TEKSTİLCİ

Abdurrahman Atar, Aksaraylı bir tekstilci 27 yaşında ve üç yıldır İstanbul'da yaşıyor. O İstanbul'u turizm başkenti olarak görüyor ve projenin amacına ulaşacağına inanıyor ve; “Gelen turistler bile 2010'un Türkiye için çok iyi geçeceğini söylüyorlar. Turistler üçüncü aydan itibaren otellere rezervasyon yaptırmaya başlanmış. O yüzden iyi şeyler bekliyoruz”. O da diğer esnaflar gibi bu etkinliği sadece medyadan biliyor. Gözlemlediği şey caddelerin daha temiz oluşu ve restore edilen binalar. Kimin tarafından düzenlendiğini bilmiyor. Amacına ulaşırmı sorusuna da; “Proje amacına bu kadar kısa bir süre içinde ulaşamaz mümkün değil. Göze çarpan çok çarpıcı bir değişiklik yok. Eğer çalışmalar daha önce başlasaydı daha güzel bir İstanbul olabilirdi” diyor. Ve tabi bir çok esnaf gibi o da turist bekliyor.