İstanbul Ulaşım kadınlara güveniyor

Her gün seyahat ettiğimiz metroların vatmanları arasında kadınlar da bulunuyor. İstanbul Ulaşım'da sayıları 11'i bulan kadın vatmanların hepsi yaptıkları işten memnun

Aysel Yaşa
İstanbul Ulaşım kadınlara güveniyor

Ülkemizde erkeklerin hâkim olduğu işlerin başına bir kadın geçince büyük tartışmalar çıkması kaçınılmaz olur. Araba tamir eden, şoförlük yapan kadınların hepsi erkekler tarafından sarf edilen aynı cümleye maruz kalır: Elinin hamuruyla erkek işine karışma. Kadınlar bu söze itiraz etse de sonuç değişmez. Neyse ki Türk kadını bu genellemelere pek taviz vermiyor ve erkeklerin sayıca çok oldukları işlerde kendilerini ispatlıyorlar. Bu alanlardan biri de metro taşımacılığı. Kadınlar, vatmanlarının ağırlıklı olarak erkek olduğu İstanbul Metrosu'nda “biz de varız” diyorlar. Kadınlar belli ki bu iş de erkeklerin tekelinde kalmasın demiş ve ülkemize kadın vatmanlık kavramını sokmuş. İstanbul Ulaşım AŞ'ye bağlı metrolarda şimdi 11 kadın vatman çalışıyor. Vatmanlık işine el atan ilk kadınsa halen Taksim-Atatürk Oto Sanayi Sitesi arasında hizmet veren Necla Horoz. Necla Hanım'ı kendine örnek alan diğer kadınlar ise, “biz neden yapmayalım” diyerek bu işe girişmişler.

Biz de bu hafta sizin için her gün seyahat ettiğiniz metroların kadın vatmanlarından meslekte en genç ve en yaşlı olanıyla İstanbul Metrosu'nda kadın vatman olma meselesini konuştuk.

TEK SIKINTI YERALTINDA OLMASI

Metroda kadın vatman olarak 1989 yılında mesleğe başlayan Necla Horoz artık bu mesleğin duayenlerinden. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat İşletme Bölümü'nden mezun olduktan sonra İstanbul Ulaşım AŞ'ye başvuran Horoz'un bu teklifi tabi ilk başlarda ilginç karşılanmış. Kendisiyle beraber başvuran iki arkadaşının daha yolun başında pes ettiğini söyleyen Horoz, bir an bile geri durmamış. Bugüne dek kadın olduğu için birtakım sıkıntılar yaşasa da şimdi meslekte yirminci yılını kutluyor. Türkiye'nin ilk kadın vatmanı olan Horoz'u ilk başlarda kabullenememiş yolcular. İstasyonlara girişlerde tüm yolcuların dikkatini üzerinde toplayan ve bu yüzden sorunlar yaşayan Horoz bir süre sonra bu garip bakışlara da, gelen tepkilere de alışmış. Vardiyalı olarak çalışan Horoz, işi ile ilgili en önemli sıkıntının sürekli yeraltında çalışmak olduğunu belirtiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla tünele giren ve mesai bitiminde yani hava karardığında dışarı çıkan Horoz, “Dışarıda yaşanan tabiat olaylarından bile yolcular sayesinde haberdar oluyoruz. Onların üzerleri ıslanmışsa yağmur yağdığını anlıyoruz” diyor. Mesleğe ilk başladığı yıllarda kadınlar için özel bir alan oluşturulmadığını fark eden Necla Horoz işe kadın vatmanlar için özel bir oda hazırlamakla başlamış. Taksim Metrosu'nda kadın vatmanların odası ayrı bir yerde ve erkeklerin odalarından daha derli toplu. Horoz, “Metroya bile kadın eli değince işler hemen değişiveriyor” diyor.

ARABA KULLANMAKTAN DAHA KOLAY

Vatmanlık kıdemliler için böyleyken mesleğe yeni atılanlarda durum nedir dedik ve kadın vatmanlığı bir de Hatice Gül Üstündağ'dan dinledik. Lisede elektrik bölümünde okuduktan sonra İstanbul Ulaşım'da işe başlayan Üstündağ, “Erkekler bu işi yapıyorken ben neden yapamayayım” diyerek vatmanlık için başvuruda bulunmuş. Kadınlar arasında vatmanlığın yaygın olmaması da Üstündağ'ı vatman olmaya yönelten sebeplerden biri. Başvurudan sonra çeşitli eğitimler alan Üstündağ yaklaşık iki yıldır da İstanbulluları gidecekleri yere ulaştırıyor. Yaptığı işten memnun olduğunu belirten genç vatman, işinin tek dezavantajını ise şöyle anlatıyor: “Bütün günümüz tünelde geçtiği için sürekli baş ağrısı çekiyoruz. Zamanla azaldı ağrılarımız ama yine de gün daha ışımadan tünele girip, hava karardığında çıkmak bizi bazen olumsuz etkileyebiliyor.”

İnsanların tünele girerken kendisini gördüklerinde şaşırdıklarını söyleyen Üstündağ, “Genelde olumlu tepkiler alıyoruz. Bazı bayanlar çok harikasınız, bizi temsil ediyorsunuz diye tebrik ediyorlar. Hatta bir gün bir kadın eşiyle iddiaya girmiş bu metroyu kadın kullanıyor diye. Gelip beni görünce kadın eşine dönüp: Gördün mü bak ancak bir kadın tünele bu kadar nazik giriş yapar dedi” şeklinde konuşuyor.

Tren kullanımının otomatik olması sebebiyle aslında kadın ve erkeğin sürüşü arasında fark olmadığını söyleyen genç vatman, son olarak “Günlük hayatta da araba kullanıyorum. Ama şüphesiz tren kullanmak çok daha kolay” diyor.