İstanbul'un semtlerine adını veren kapılar arasında Yenikapı, Kumkapı, Çatladıkapı, Ahırkapı, Topkapı, Sulukule, Edirnekapı ve Silivrikapı bulunuyor. Bizans ve Osmanlı döneminde İstanbul'u çevreleyen Marmara, Haliç ve kara surlarındaki kapılar sabah saatlerinde açılır ve akşam kapatılırdı. Kentte yıllarca hizmet veren tarihi kapıların birçoğu günümüze kadar ayakta kalamasa da bulunduğu bölgeye verdiği isimle yaşamaya devam ediyor. Bizans ve Osmanlı döneminde açılan Marmara surları üzerindeki kapılar şöyle:
İSTANBUL'UN FETHİNDEKİ İKİ ÖNEMLİ KAPI
Osmanlı padişahı 2. Mehmet'in İstanbul'un fethi sırasında ordularını konuşlandırdığı Topkapısı ve Edirnekapısı günümüzde de kentin önemli merkezlerini oluşturuyor. Bizans dönemindeki adıyla Porta Charsius ve Porta Myriandron/Mezarlık Kapısı adlarıyla bilinen Edirnekapı şehrin yedi tepesinin en yükseğinin 86 metre üzerinde. Osmanlı zamanında Edirne yönünden gelen sultan Edirnekapı'dan içeri girer, çarşı meydanından başlayan uluyol kentin en büyük caddesi olarak Ayasofya Meydanı'na ve sarayın 'Bab-ı hümayun' denilen kapısına ulaşırdı. Bizans imparatorları gibi Osmanlı padişahları da sefere çıkarken askeri ve dini törenlerde zafer alaylarında daima bu yolu ve bu kapıyı kullanırdı. 2. Mehmet kuşatma sırasında karargahını Bizans'taki adı Ayios Romanos Kapısı olan Top Kapısı önüne kurdu. Topkapı ve Edirnekapı İstanbul'un fethinde önemli rol oynadı.
KARA SULARINDAKİ KAPILAR
İstanbul'un Haliç kıyısından Marmara kıyısına doğru olan kara surlarındaki kapılar ise şöyle:
HALİÇ KAPILARI
Marmara'dan Haliç'in içine doğru uzanan surlar üzerinde bulunan ve çoğu günümüze ulaşamayan kapıların isimleri de şunlar: