İyilik oskarları

Sakarya Taraklı'da bir kaç öğrenci ve öğretmen, Anadolu'nun dört bir yanındaki iyi insanları ödüllendiriyor. Her yıl Türkiye'nin dört bir yanından, Şırnak'tan, Aydın'dan, Kars'tan ve diğer illerden insanlar, bu mütevazı ödül için Sakarya'ya geliyor. Hem de kendi imkanlarıyla! Çünkü bu ödül çok değerli!

Recep Yeter
İyilik oskarları

"İyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir” diyen bir kültürün ve medeniyetin çocukları olarak, karşılık beklemeden iyilik yapmak öğretildi bize. Sadaka niyetine tebessüm etmeyi, üstün vasıflara sahip olsak da tevazûyu elden bırakmamayı düstur edindik. Ama gel gör ki, karnımızın açlığı gönlümüzün açlığına galip geldi. İstemesek de, midemizi daha fazla doyurmak için dünyanın iki yüzlülük ve hasetle kuşatılmasına sebep olduk. İşte böyle bir dünyada yaşayıp giderken Anadolu'dan bir telefon aldım. Telefonun diğer ucundaki ses, durumun o kadar da kötü olmadığını söylüyordu. Bugün size o telefondaki sesin sahibi Menderes öğretmeni ve öğrencilerini anlatacağım.

Menderes Taşkıran ve öğrencileri Sakarya'nın Taraklı İlçesi'nde 'Dünya Feta Günü' ismiyle özel bir günü kutluyor üç yıldır.

Ulusal çapta bir organizasyonu neredeyse tek başına gerçekleştiren Menderes öğretmen, bu yazıyı yazmak için arayıp konuştuğumda “Benim ismimi yazmayın” diyecek kadar da alçak gönüllü. Dünya Feta Günü'nde de “alçak gönüllü” olmanın altı çiziliyor. Ama onlarca güzel değerle birlikte.

Feta: Genç, yiğit, fedakar, cömert…

Her yıl Haziran ayında gerçeleştirilen bu özel günde, 41 ayrı dalda Fetâ Ödülü dağıtıyorlar. Fetâ, 'Genç' anlamına geliyor. Ama öyle sıradan genç değil, Fütuvvet sahibi yani yiğit, fedakar, cömert, delikanlı, merhamet sahibi gibi onlarca güzel sıfata sahip genç demek. Yani bize öğretilmeye çalışılan 'insan haklarına saygının' aslında medeniyetimize ait olduğunu ilan eden kavramlardan biri Fetâ. Anadolu'yu Anadolu yapan önemli birikimlerimizden biri olan fütüvvet geleneğinin bir uzantısı olan Feta kavramı üzerinden insani değerlere vurgu yapıyor Menderes öğretmen ve öğrencileri. Ancak Yeni Şafak dışında ulusal basının bundan haberi bile yok. Geçen yıl Taraklı'da gerçekleştirilen Fetâ Günü'nün bu yıl ki adresi ise Sakarya'ydı. Konya'dan, Şırnak'tan Aydın'dan, İstanbul'dan, kısaca Türkiye'nin dört bir yanından 41 ayrı değere sahip çıkan, 41 ayrı insan ve kurum Sakarya'ya gelmişti. Hem de masraflarını kendileri karşılayarak. Özverilerinin sebebi ise davetiyedeki şu satırlarda yazıyordu: “İnsan, değerleriyle insandır. Değerlerine sarıldıkça yücelir, insanileşir ve kendi olur. Çağımız; insanın kendine, tabiata, tarihe ve topluma yabancılaştığı yaşam mücadelesine sahne oluyor. Doğunun kendi varlık alanını ve yenilenerek ortaya çıkma iradesini yitirmemesi gerekiyor.

Yeni Şafak'a İletişim Feta'sı Ödülü

Dünya Feta Günü için davet edildiğimde bu ödülden habersiz olarak yola çıkmıştım. Ama gittiğim de Taraklı Lisesi öğrencileri bu sürprizle karşıladı beni.

Gazeteye dönüp arkadaşlarımla ödülü paylaştığım da, ödül haberini, benim dışımda birinin yazması teklif edildi. Ama itiraz ettim. Gazetecinin kendi ödülünü haber yapması bencilce kabul edilse de, bu ödülün Feta ödüllerinin ruhuna uygun ve 41 değeri kuşatan haberlerine sayfalarında yer açan Yeni Şafak'a verildiğine inandığım için kendim yazmak istedim.

Taraklı Lisesi öğrencileri ödülü sunarken, meslek ilkelerimizi hatırlatan şu anonsu yaptı. “İletişim çağında iletişim imkanlarını toplumu dejenere etmede kullananlara karşılık toplumun değerleri ve değerlerinin iletim ve paylaşımı için enerjisini seferber eden, sıradan bir gazetecilik yerine güzeli gören, destek veren bir gazeteci olduğu için..” Bu cümlenin Yeni Şafak'taki çalışma arkadaşlarımın ortak sıfatı olduğuna inandığım için de haberi kendim yazdım. İşte benim dışımda ödül alan 40 değerli insan:

Bir yastıkta 40 yılın ödülü: Sadakat Fetası

Ballı ve Mehmet Kefli çifti, 40 yılını dolduran evlilikleri nedeniyle Sadakat Fetası ödülünü aldı. 40 günlük evliliklere rastlandığı günümüzde, değerlerine sahip çıkarak bir yastıkta 40 yıl geçirmeyi başaran anne ve babaların güzel bir temsilcisi oldukları için bu ödüle layık görüldüler. Ödüllerini ise bizzat oğullarından aldılar.

Çanakkale ruhunu önemseyene Vefa Fetası:

TRT için çektiği Kınalı Kuzular'la Çanakkale'yi anlatan önemli yapımlardan birine imza atan tiyatro ve sinema sanatçısı Ahmet Yenilmez, Çanakkale'nin fütuvvet anlayışıyla şekillenmiş ruhuna gösterdiği vefa nedeniyle

Vefa Fetâsının sahibi oldu.

Emanet Fetası: Emekli Öğretmen Rahim Demirbaş

Taraklı Lisesi öğrencileri, onun için “Kıyamet koparken dahi fidan dikiniz' anlayışı üzerine kurulan değerler medeniyetinin değerli bir çocuğu” tanımını yapmış. Konya'dan kalkıp Sakarya'ya kadar gelen Rahim Demirbaş'a Emanet Fetâsı ödülünü kazandıran ise tek başına diktiği 10 bin fidan. Demirbaş, bu toprakların kendisine bırakılan en büyük emanet olduğu bilinciyle dikmiş bu kadar fidanı. Demirbaş'ın hedefi ise ölene kadar 40 bin fidan. Bugün artık toprak fethetmenin mümkün olmadığını ifade eden Demirbaş, “Mevcut topraklarımızı 20 kat verimli hale getirirsek, topraklarımızı 20 kat daha büyütmüş oluruz” diyor.

Yeni Şafak'ın röportajı ölçü oldu

Taraklı Lisesi öğrencileri ve öğretmenlerinin oluşturduğu ödül izleme komitesi, Dünyanın en zeki insanı unvanının sahibi olan Naida Camukova'yı da Tevazu Fetası ödülüne layık gördü. Camukova'nın Yeni Şafak Pazar Gazetesi'nde yayınlanan röportajında dile getirdiği “Yeryüzünden kibiri ve hasedi kaldırmak isterdim” şeklindeki cümlesi öğrenciler için ölçü oldu. Camukova yoğun temposuna rağmen hiçbir karşılık beklemeksizin Sakarya'ya geldi ve ödül töreni öncesi bir konuşma yaptı.

41değer, 41 değerli insan

Feta ödülleri bu yıl Kardeşlik, Merhamet, Edeb, Güven, Tevazu, Fedakarlık, Yiğitlik, Cömertlik, Sevgi, diğergamlık, Saygı, Hoşgörü, Azim, Nezaket, Cesaret, Dinleme, Öğrenci, Sadakat, Sağduyu, Girişimcilik, Proje, Aydın, Adalet, İrfan, Eğitim, Sabır, Dostluk, Zanaat, Kahramanlık, Bilim, Şefkat, Sanat, İletişim, Kadirşinaslık, Tebessüm, Hizmet, Mensubiyet, Tecrübe, Barış, Emanet ve Vefa dallarında verildi. İşte Türkiye'deki ödüle değer insanları…

Merhamet: Dr. Hikmet Kırdar

Mesleğini ve sahibi olduğu hastanesini Lösemili çocuklar ve maddi imkanı olmayanlar için seferber etti.

Edep: Vaiz Abdurrahman Tan

Kişiliği, toplumsal ilişkilerdeki edeb ve vakarı ile çevresine güzel örnek olan bir kişiliğe sahip olması nedeniyle bu ödülün sahibi oldu.

Güven: Kuyumcu Sıtkı Güleryüz

İnsanların güven bunalımı yaşadığı bir dönemde kuyumculuk mesleğini, insanlara sonsuz güven vererek yapılabileceğini gösterdi, ödülü aldı

Fedakarlık: Dnz. Feneri Gönüllüsü

Kendinden, sağlığından ve ailesinden ödünler vererek, hatta yaşamını riske ederek Endonezya, Bangladeş ve Afrika'ya insanlığa hizmet için gitti.

Yiğitlik: Yazar Nihat Genç

Dünyadaki haksızlıkları her fırsatta ve kitleler karşısında cesurca eleştirmekten çekinmeyen kişiliği nedeniyle Genç'e verildi.

Cömertlik: İşadamı Sami Vergili

Bilgisayar ve yazılım firması sahibi Vergili, yardımlarıyla bir çok okulun ihtiyacını karşıladı. Vergili'nin ödülünü alırken yüzünün kızarması dikkat çekiciydi.

Sevgi: Sunay İstambul

Öğretmen arkadaşlarınca sevgi konusunda bir adım önde oluşu nedeniyle ödüle aday gösterildi. Sevgiye verdiği önemi göstermek için Aydın'dan geldi.

Diğergamlık: Nesrin Duran

Adapazarı Belediye Başkanı Aziz Duran'ın eşi. Eşinin gölgesinde kalmadı bireysel mutluluğun, toplumsal mutlulukla mümkün olacağı bilinciyle hareket ediyor.

Saygı: Emekli İşçi Sabri Otuk

Çalıştığı fabrikadaki arkadaşları tarafından herkese gösterdiği saygı ve saygın kişiliği nedeniyle ödüle layık görüldü.

Adalet: Adalet Girişimi Grubu

Sakarya'da faaliyet gösteren grup, insanları güzel bir şeyler için inisiyatif almaya yüreklendiriyor ve her yerde, herkes için adaleti öne çıkarıyor.

Azim: Yazar Nevval Sevindi

Yakalandığı amansız bir hastalıkla azim ve mücadeleyle baş edilebileceğini herkese kanıtladı ve benzer mücadele örneklerinin ilkini sergiledi.

Nezaket: Sinem Canbazoğlu

Taraklı Lisesi öğrencisi Sinem, fiziksel engeline aldırmadan çevresine pozitif enerji yayan, nezaket dolu davranışlarıyla model olmayı sürdüren bir güzel insan.

Cesaret: Tamircisi Mustafa Kara

Taraklı'da lastik tamirciliği yapan Mustafa Kara, toplumdaki atalete karşılık her güzel girişimde inisiyatif alan gözü kara karakteriyle cesaret ödülü aldı.

Kahramanlık: İtfaiyeciler

Tecrübe: Fırıncı Aslan Aras

O, kendini seyreden, çevresini görebilen kendini geliştirip birikimlerini üst üste yığarak bir tecrübe sarayı kuran ve bu sarayda hünerini doruk noktada ürünlere dönüştürerek sofralara lezzet katan bir fırıncı ustası.

Kardeşlik: Hüseyin Bürge

“Kardeşlik sınır tanımaz” ölçüsüyle Bereket Konvoyu oluşturarak Balkanlarda yardımlaşma ve dayanışma ruhunu yeniden canlandıran Bayrampaşa Belediye Başkanı Bürge, Kardeşlik Köprüsü'nü Balkanlardan Anadolu'ya, Ortadoğu'nun kanayan yarası Lübnan ve Filistin'e uzattı.

Tebessüm: Hasan Seven

O, çevresinin dertleriyle ilgili ve “Tebessüm etmek sadakadır” ölçüsünü derinlikli yaşayan bir öğretmen.

Kadirşinaslık: YKD

Meydana getirdikleri 'yürekli kadın' organizasyonuyla toplumun baş aktörü olan kadınların değerini, kıymetini topluma hatırlatan Kültür Üniversitesi'nden Yürekli Kadın Yürekleri grubu, bu ödülün sahibi oldu. Ödülü ise yürekli kadınlar adına Neslihan Şengürbüz aldı.

Sanat: Osman Suroğlu

Karikatürist Suroğlu çizgileriyle, değerlerin altını, değersizlerin üstünü çizen bir çizgi kahramanı.

Şefkat: 'Anne' Fatma Güven

O, sıkıntılarla dolu bir aile ortamında, aynı zamanda lösemi hastası çocuğuyla yaşama tutunmaya çalışan bir anne…

İrfan: Dr. Sadık Canlı

O, bir tıp doktoru, entelektüel bir kişilik, çağının bilgisini kadim geleneğinin bilgisi ile meczetme hüneriyle farklı ve feraset sahibi bir insan.

Zanaat Fetası: Demirci Ahmet Yanık

O, Türkiye'nin her hangi bir şehrinde, zanaatının değeri bilinmeyen binlerce meslektaşını temsil eden bir demir ustası. Demiri kalem gibi kullanan, ondan istediğiniz şekli demirle çizen, demir gibi heybetli bir görünümün ardında, sonsuzluk ufkuna açık bir üretim gücünün hünerli eller de şekillenmesini sağlayan, fabrikasyon üretimine karşı “beni henüz öldüremediniz, öldüremeyeceksiniz” diyen bir zanaatkar.

Sabır Fetası: Nesrin Alaybeyoğlu

İçinde bitmek tükenmek bilmeyen okuma arzusuyla yanıp tutuşurken okuldan alınıp henüz çocuk yaşta evlendirildi. Buna rağmen eşinden gizli gizli de olsa sınavlara devam etti. Eşi kendisini sokakta bırakmasına rağmen yılmadı, yaşama sevincini hiçbir zaman kaybetmedi, sabretti ve eğitimini üniversite de dahil olmak üzere tamamlamayı başardı. Olumsuzluklardan başarı çıkarılacağını herkese göstererek örnek oldu. Hayatı, roman bile oldu. Nesrin Alaybeyoğlu, Şırnak'tan otobüse binip Feta Günü için Sakarya'ya kadar geldi.

Barış Fetası: Bir çok kan davalı aileyi barıştırdığı için bu ödüle değer görülen Diyarbakır Kasaplar Odası Başkanı Sait Şanl, değerlere sahip çıkanlara destek vermek için Diyarbakır'dan iki saatlik ödül töreni için Sakarya'ya kadar geldi.

Hizmet Fetası: Talim Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kurul Üyesi Vahap Özpolat

Öğrencilerin özünü gürleştirebileceği eğitim ortamları ve modeli hazırlama anlayışı nedeniyle.

Mensubiyet Fetası: Lise öğrencisi Sema Hekimoğlu

İnsani özellikleriyle mensubu bulunduğu topluluğu en iyi şekilde temsil etmeye çabalayan iyi bir örnek olduğu için.

Girişimcilik Fetası: Taraklılı Girişimci Ufuk Grubu

Taraklı'da keçi sütü ürünleri konusunda bir kooperatif oluşturarak örnek oldukları için

Aydın Fetası: Edebiyatçı Mehmet Ali Çınar

Aydın olmanın, köşe yazarlığına sahip olmak demek olmadığını dünyanın sorunlarına duyarlı kalarak ispatladığı için.

Bilim Fetası: Fen Lisesi öğrencileri Melis Dilan

Hürmüz ve Ezgi Sarıkaya

Mandıralardaki atık peynir suları ile kültür mantarı üretimi yapılabileceğini teknik olarak kanıtlayan iki öğrenci, insan ve doğa ile barışık bir bilim üretmenin önemine de vurgu yaptıkları için.

Dostluk Fetası: Sefer Tası Hareketi

Kantinlerde satılan hazır gıdalarla öğrencilerin sağlıklarının tehdit edildiğini haykırıdıkları için.

Eğitim Fetası: Sakarya Üni. Öğr. Gör. Aydın Demir Öğrencilerini kuru sıra, kara tahta ve öğretmen üçgeninden kurtarıp, çok yönlü yetiştirdiği için

Sağduyu Fetası: Emekli Öğretmen Şakir Selçuk

Olumlu kişiliğiyle çevresine örnek olan, olayları geniş bir bakış açısıyla değerlendiren ve son derece mutedil, iyi niyetli yaklaşımları için.

Öğrenci Fetası: Emine Keleş

Çeşitli sebeplerden dolayı okuyamamış olmasına rağmen, yaşının büyüklüğüne aldırmadan ilkokulu, ortaokulu, liseyi açık öğretimle bitirip üniversiteyi kazanmayı başardığı için.

Dinleme Fetası: Rehberlik ve Danışmalık Öğretmeni Türkan Tilki. Öğrencilerin her türlü sorunlarını paylaştığı, onları anlamaya çabaladığı ve onlara dikkate alınan insan olduklarını gösterdiği için

Proje Fetası: Deniz Feneri Derneği

Toplumdaki yardımlaşma duygusunu harekete geçiren girişimlere öncülük ettikleri için.

Hoşgörü Fetası: Öğretmen Vahdettin Kuruvelioğlu Farklı fikirlere ve düşüncelere karşı hoşgörüsü ve hiç kimseye fikrinden dolayı önyargılı olmamanın en güzel örneğini sergilediği için bu ödüllere layık görüldüler.