Kadınlar Pazarı

İstanbul gibi büyük bir metropolde, Doğu'nun binbir rengini içinde barındıran manzaralarla karşılaştınız mı hiç? Hele hele bu bir pazar yeri veya çarşı olarak karşınıza çıkarsa neler yaparsınız? Bu manzarayı seyre dalıp Doğu'nun bütün sıcaklığını içinizde hissetmek istemez misiniz? Geçenlerde adeta bir şark köşesi olan Fatih'teki Kadınlar Pazarı'nı gezerken aynen bu duyguyu yaşadım

Şerif Esendemir
Kadınlar Pazarı

Fatih İtfaiyesi'nin önünden geçip Bozdoğan (Valens) Su Kemeri'nin esrarengiz kapılarından birinden içeri giriyorum. Cadde boyunca karşılıklı yan yana dizilmiş dükkânlardan ilk etapta buranın bir pazar değil, artık bir çarşı olduğunu anlıyorum. Fakat yine merak edip yaklaşık yarım asırdır bu mekanda bulunan Hacı Mustafa'ya bu çarşıya “Kadınlar Pazarı” denmesinin hikayesini soruyorum. Hacı Amca bu pazarın tarihiyle ilgili çok ilginç bilgiler veriyor. Anlattığına göre, vaktiyle Eminönü'nde bir sebze-meyve hali varmış. Bu sebze-meyve hallindeki zengin insanlara satılamayan ve esnaf tarafından atılan sebze ve meyveleri şehrin yoksul kadınları halin yanında açtıkları küçük tezgahlarda satarlarmış. Zamanla yoksul insanların uğrağı olan bu yer, kadınların tezgahları işletmelerinden dolayı, “Kadınlar Pazarı” adını almış. Sonra Eminönü'ndeki söz konusu hal kalkınca bir süreliğine bu pazar artık Küçükpazar'daki Hacı Kadın Hamamı'nın yanında kurulmuş. Burada bir müddet yoksul insanlara hizmet veren pazar sonunda bugün hâlâ buranın resmî adı olarak geçen Fatih İtfaiye Cadddesi'ne taşınmış. Bugün baktığımızda bu pazara ismini veren ne o kadınlardan, ne de tezgahlarından bir eser var. İstanbul'a gelen yoğun göçle birlikte artık burası, belki de bir zamanlar pazarın ağırlıklı müşterileri olan, Doğuluların eline geçmiş durumda.

Kadınlar Pazarı “küçük Siirt”

Bugün, esnafın büyük bir çoğunluğunu Siirtliler oluşturuyor. Siirtlileri Vanlılar, Diyarbakırlılar ve Bitlisliler takip ediyor. Satılan ürünlerden tutun da müşterilerin giyim kuşamına, tabureli kahvehanelerine, lokantalarında yapılan yemeklerine kadar bu pazardaki hemen her şeyde doğu rüzgarı esiyor. Doğudaki pazarlarda satılan her türlü hayvansal ve bitkisel ürünlerin tamamını bu çarşıda bulmak mümkün.

Ürünlerle gelen havadisler

Nasıl bir Urfalının karnını ancak acılı isot doyuruyorsa, Siirtlilerin de karnını da ancak büryan kebabı doyuruyor. Bu yüzden çarşıda çok sayıda bünyan kebabçısı var.. Kadınlar Pazarı sadece sıradan bir pazar yeri değil, aynı zamanda sosyal bir işlev kazanarak Siirtlilerin buluştuğu bir platform oluyor. Zaten güçlü olan hemşehrilik duyguları burada biraz daha da artıyor. Dahası, burası “ayaklı bir gazete” işlevi görerek memleket havadislerinin alındığı en güvenilir yer oluyor. Çünkü hemen hemen her gün mutlaka ya birileri memlekete gitmiş oluyor ya da birileri memleketten dönmüş oluyor. Böylece Doğu'dan doğal ürünlerle birlikte, taptaze havadisler de pazara taşınıyor. Durum böyle olunca hem taze havadis duymak hem de büryan yemek isteyen İstanbul'daki Siirtliler özellikle hafta sonu Kadınlar Pazarı'nda soluğu alıyor.