Rusya'dan Amerika'ya, Yunanistan'dan Japonya'ya bir çok ülkede kullanılan “Kafa Derisi Soğutma Sistemi % 85 başarı oranı ile saç dökülmesini önlüyor. Dondurma yöntemi olarak adlandırılan uygulama, Onkologlar ve Onkoloji hemşireleri tarafından da yoğun ilgi ile karşılandı. Kafa derisi sogutma yöntemi; saç köklerini çevreleyen kan damarlarının daralmasını sağlayarak, saç köklerine ulaşan kemoterapi ilaçlarını önemli ölçüde azaltıyor. Böylelikle saç dökülmesinin önüne geçilebiliyor. Yöntem, 3000 den fazla çeşitli kemoterapi kombinasyonlari gören hasta üzerinde kullanılarak başarısını ortaya koydu.
STRESİN ÖNÜNE DE GEÇİYOR
California Üniversitesi'nden Hematoloji ve Onkoloji Profesörü Dr. Hope S. Rugo, “Bazı kadınlar için saçlarını kaybetme korkusu tedaviden vazgeçecek kadar büyük. Bu durum, tedavinin gecikmesine ve daha az etkili bir seçime neden olabiliyor” dedi.
Prof. Dr. Hope S. Rugo, özellikle sık görülen meme kanseri hastalarının saç dökülmesi kaçınılmazlığı, acı ve yaşadıkları duygusal stresin tedavi sürecini olumsuz etkilediğini, saç dökülmesinin önlenmesi ile hastaların hayat kalitelerinin arttığını ve tedaviye motive olduklarını belirtiyor.
KÖK HÜCRE İŞLEMİ MAĞDURU OLMAYIN
Uzmanlar, vatandaşları yurt dışında uygulanan kök hücre tedavisiyle her hastalığın tedavi edilebileceğini söyleyen kişi ve kurumlara karşı dikkatli olmaları yönünde uyarıyor. Prof. Dr. Erdal Karaöz, 1. Kök Hücre Araştırmaları Kongresi için geldiği Sakarya'da kongre sürecinde hem bilim insanlarının klinik denemelerinin sonuçları hem de deneysel hayvan çalışmalarının sonuçlarının (preklinik çalışmalar) tartışıldığını ifade etti. Kök hücre, doku, organ mühendisliği ve gen tedavileri konusundaki çalışmaların gerek bilim dünyasında gerekse modern tıbbın tedavi edemediği hastalıklardan muzdarip insanlar tarafından çok büyük beklentilerle takip edildiğine dikkati çeken Karaöz, 'Bu çalışmaların sonuçları bekleniyor. Burada çok dikkatli olmak gerekir. Dokunduğu her şeyi ya da her hastalığı tedavi edecek gibi bir algı var. Kök hücreler bir mucize değil. Bunu değiştirmek zorundayız. Bu tip bilimsel toplantılarda gerçek bilginin, yani şu anda nerede olduğumuzun ortaya çıkması gerekiyor” dedi.