Yol sapağından girince ormanlarla çevrili Sarıalan ve yaylalar karşıladı bizi. Yukarılara, sık ve devasa ormanın içinden kayak merkezine doğru yöneldikçe doğanın eşsiz güzelliklerinin verdiği heyecan kapladı içimi. Oteller bölgesinde Grand Kartal'ın genel müdürü, eski dostum Halit Bey içten gülüşüyle karşıladı. Eşyalarımı odaya bırakıp hoş lobide Halit Bey'le kahvelerimizi içtik. Dışarda nasıl bir kar, anlatamam. İkimiz kar motorsikletine atlayıp Kaya Avlusu Tepesi'ne yöneldik. Pist boyunca her yaştan kayak yapan insanların yanısıra öğretmenlerinin eşliğinde kaymayı öğrenen çocukları seyrettik. Tepeye ulaştığımızda da beyazın en temizi ve güzeliyle karşı karşıya kaldık. Başımın dönmesini soluduğum mis gibi havaya bağladım önce. Ama sonra anladım ki ayaklarımın altına serilen otellerin, devasa ağaçlardan meydana gelen ormanın ve Köroğlu Dağları'nın manzarası da başımın dönmesinde büyük rol oynuyor. Kış oldum olası bende romantik duygular uyandırmıştır. Biraz da çocuksu yönümün ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Hele hele kar böyle tatlı tatlı yağarken. Lapa lapa yağan kar, pasta tabağından taşmış gibi duran kar yığınları... Rüzgarlı ve soğuk havada Tepe Cafe'ye gidip sıcak saleplerimizi içtik. Kayak hocalarından Ersin Ayrıksa, Osman Kiper ve Necmi Kepçetutan ile sohbet ettik. Dinlenip yine kar motorsikletiyle Kartalkaya'nın o upuzun parkurlarının arasından otele döndük. Lobide, çıtır çıtır yanan şöminenin karşısında dinlenip odama geçtim. Akşam yemeği için aşçıbaşı ve ekibinin hazırladığı açık büfenin önünde aldım soluğu. Kayak yapmanıza gerek yok, buraya sadece yemek için bile gelebilirsiniz. Onlarca çeşit meze, salata, tatlı, diyet yemekleri, çocuk mönüleri, ızgaralar... Hepsi de müthiş lezzetli. Hafif müzik, keyifli içecekler, eski dostlar, barda da devam eden sohbet harikaydı. Sabah, Alt Cafe'de kahvelerimizi içip telesiyerle bölge manzarasının en güzel yerlerinden olan Resul Dede'ye gittik. Sonra da Dorukkaya Oteli'nin liftlerinin başladığı Oberj'e yöneldik. Masmavi gökyüzünün altında her yer kayak, snowboard ve yürüyüş yapan insanlarla doluydu. Liftler tepelere insan taşıyordu. Buralar, içi doğa sevgisiyle dolu orman mühendisi Mazhar Bey'in eseri. Cıvıl cıvıldı. Dorukkaya'nın havuz, hamam ve kayak odalarını yenilediklerini söylediler. Sıcak su havuzu tek kelimeyle harika. Günün yorgunluğunu atmak için sıcak sulu yüzme havuzuna girdik. Geniş havuzun 30 derecelik suyunda yorgunluk atarken dışarda lapa lapa yağan karı seyretmek bambaşka bir keyif. Kahvelerimizi içerken televizyon dünyasından eski dostlarımla karşılaştım. Hoş bir sürpriz oldu doğrusu. Kar altında Grand Kartal'a geçip dönüş için hazırlıklara başladım. Kartalkaya upuzun pistleri, otelleri, kaliteli işletmecilik anlayışı, büyüleyici doğasıyla her zaman mutlu olacağınız bir yer.
NASIL GİDİLİR?
İstanbul'dan E5 üzerinden yol almalı, Bolu'yu 14 kilometre geçince Kartalkaya levhasından sapmalısınız. Kış süresince bakımlı ve açık tutulan 28 kilometrelik yolun sonunda tesislere ulaşırsınız. Arabasıyla gelenler zincir, çekme halatı bulundurmayı ihmal etmesinler. Bolu'ya otobüslerle gelenleri ise Ayhan Ünal (0532 243 35 05) ile Ahmet Üremiş (0532 237 04 06) tesislere taşıyor.
KONAKLAMA
Milli park olan Kartalkaya'da dört ana konaklama tesisi var. Aşağılarda yer alan pansiyonlar, kır restoranları ise kış sezonu boyunca kapalı. Ortak işletme olan Grand Kartal Otel (0374 234 50 50 -Halit Ergül) ve Kartal Otel'in (0374 234 50 05 -Harun Murtezaoğlu) çeşitli uzunluklarda 7 lifti, uzun, geniş pistleri var. İki işletmede de sauna, sıcak sulu kapalı havuz, disko, bar, bilardo, atari salonları, restoran, kaloriferli, sıcak sulu WC'li banyolu, uydu TV'li odalar bulunuyor. İşletmelerde toplam 320 oda, 1000 yatak var. Konaklama hafta içi ve hafta sonu her şey dahil sistemi uygulanıyor. Dorukkaya Oteli (0374 234 50 26 ) ve Oberj Konuk Evi (0374 234 50 28) de ortak işletiliyor. İkisinin de toplam 7 adet lifti, uzun ve geniş pistleri, saunası, sıcak sulu kapalı havuzları, Türk hamamı, diskosu, barları, restoranları, kaloriferli, sıcak sulu WC'li, banyolu, uydu TV'li 200 odası, 650 yatağı var.
Grand Kartal ve Kartal Otel'in sabah, öğle, akşam sunulan açık büfesinde sıcak ve soğuk olmak üzere yaklaşık 150 çeşit yemek var. Restoran ve lobi bardaki yerli içecekler (özel şaraplar hariç), kayak çıkış ve inişinde ikram edilen kahveler, çorbalar ücretsiz. Aynı durum Dorukkaya için de geçerli. Salata ve zengin tatlı reyonları ise gerçektek güzel. Grand Kartal'da dışardan gelenlere Alt ve Tepe Cafe'de sucuk -ekmek , köfte -ekmek , tost , salep 3.5, neskafe ve kola verilmekte. Oberj'de de konuklara aynı servisler yapılmakta.
Oberj'de, Grand Kartal'ın yukarısındaki Tepe Cafe'de ve Dorukkaya'nın Doruk Cafe'sinde kahve, çay, sahlep veya sıcak şarap içerek Köroğlu'nun zirvelerini seyredin. Grand Kartal Otel'de 20 kilometreyi bulan 12 pist ile Dorukkaya'da 13 kilometreyi bulan 20 pist bulunmakta. Liftler yepyeni. Grand Kartal'da snowboard'u, kayak takımını, tek kayağı kiralayıp sakin ve uzun pistlerde doyasıya kayın. Hem Dorukkaya'da hem Grand Kartal'da kayak hocaları eksik olmuyor. Parkur dışına habersiz ve rehbersiz çıkmamanızı öneririm.
Bölgede yaşanacak herhangi bir sorun karşısında doktor, ilk yardım odası ve otellere ait arazi araçları bulunuyor.
Bolu Belediyesi
0374 215 37 13
Bolu Devlet Hast.
0374 215 44 50
Kartalkaya Jandarma
0374 218 90 02
Bolu Turizm Müd.
0374 212 22 54