Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yol açan enfeksiyon sadece virüs taşıyan keneler aracılığı ile bulaşıyor. Hastalığın en temel belirtileri arasında ise ateş, halsizlik, kas ağrısı ve mide bulantısı yer alıyor. Yapılan açıklamalara göre ise kene popülasyonundaki yükselişin en temel nedenlerinden biri ise iklim değişikliği.
"KENE SAYISINDA ARTIŞ VAR"
NTV'nin haberine göre, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Önder Ergönül konuya ilişkin açıklamasında son dönemde kene sayısında artış olduğuna dikkat çekti. ABD'den de son zamanlarda artış raporları okuduklarına dikkat çeken Ergönül, “Önemli bir hastalık ama her kene tutunan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olacak, her hasta ölecek diye bir anlayış yok" şeklinde konuştu.
"AVRUPA'DA ÖLÜM ORANI DAHA YÜKSEK"
Türkiye'de ölüm oranının yüzde 5'lerde seyrettiğini belirten Ergönül, Avrupa ülkelerinde ölüm oranının daha yüksek olduğunu kaydetti.
"BAZI İLLERDE RİSK DAHA FAZLA"
KKKA risk oranı Türkiye içinde bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. Özellikle Tokat, Sivas, Çorum, Yozgat ve Kastamonu, en yüksek risk oranına sahip iller arasında yer alıyor. Ayrıca Karadeniz'in iç kesimleri ile Ankara'nın doğusunda da tehlike oranı birçok ile göre daha yüksek.
Diğer yandan ülkenin batı kesimlerinde bu hastalığın ortaya çıkmasının ise sürpriz olacağı düşünülüyor.
VÜCUTTA KENE GÖRÜRSENİZ DİKKAT!
Ergönül şu tavsiyelerde bulundu:
Bir an önce çıkarılması lazım. Örneğin İsveç'te de var kene. Onlar eğitimli oldukları için çıkarabiliyorlar.
İnsanımızı eğitmemiz daha önemli. Pens, cımbız yardımıyla hiçbir şey yoksa bir poşetle tutularak o keneyi gövdesine dokunmadan yalnız deriye en yakın yerden tırnaklarımızla da olabilir tutup çıkarabiliriz.
Ama bu bir enjektör gibi gövdesinde virüs var gövdesine basarsanız enjektörle virüsü içeri basmış gibi olursunuz.
Her kene tutunduğunda Kırım Kongo olma ihtimali son derece düşük. Bölgeye göre değişiyor. Salgın bölgesinde daha yüksek bu ihtimal."