Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olcay Hekimoğlu yürütücülüğünde hazırlanan "Türkiye'de Kene Türlerinin Hızlı, Düşük Maliyetli ve Erişilebilir Teşhisi için Akıllı Telefon Tabanlı Yapay Zeka Modeli" projesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı.
Proje kapsamında Türkiye'de yaygın görülen ve insan ile hayvan sağlığı açısından önem taşıyan kene türlerinin farklı açılardan ve koşullarda çekilmiş görüntülerinden kapsamlı bir veri tabanı oluşturulacak.
Bu görüntülerle eğitilecek yapay zeka modeliyle, insan veya hayvana tutunan kenenin akıllı telefonla çekilen görüntüsünden hangi türe ait olduğuna ilişkin hızlı bir ön değerlendirme yapılabilecek.
Sistemde özellikle Türkiye'de kene kaynaklı hastalıkların başında gelen KKKA açısından önem taşıyan kene türünün diğer türlerden yüksek doğrulukla ayırt edilebilmesine öncelik verilecek.
İnternetin olmadığı bölgelerde de kullanılabilecek
Çalışmanın ilerleyen aşamalarında yapay zeka modelinin, vatandaşların kolaylıkla kullanabileceği web ve mobil uygulamaya dönüştürülmesi hedefleniyor.
Böylece kullanıcıların karşılaştıkları kenenin fotoğrafını akıllı telefonla çekerek sisteme yüklemesi ve kısa sürede türüne ilişkin ön bilgi edinmesi amaçlanıyor. Uygulamanın yalnızca internet bağlantısıyla değil, internet erişiminin sınırlı olduğu kırsal bölgelerde de kullanılabilecek şekilde geliştirilmesi planlanıyor.
Projenin, kene türlerinin daha hızlı ve düşük maliyetle belirlenmesine katkı sağlamasının yanı sıra Türkiye'deki kene türleri ve bunların yayılımına ilişkin bilimsel verilerin artırılmasına da katkı sunması bekleniyor.
"Hedefimiz kene hakkında kısa sürede ön bilgiye ulaşılabilmesini sağlamak"
Doç. Dr. Hekimoğlu, projeye ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, KKKA'nın Türkiye'de 2002'den bu yana 17 binden fazla vakaya ve yüzlerce can kaybına yol açan çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti.
Vatandaşların, tutunan keneyi KKKA bulaştırma riski taşıyan türlerden biri olup olmadığını merak ettiğini aktaran Hekimoğlu, bu tür teşhisin laboratuvar ve uzman incelemesi gerektirdiğine, bunun da zaman aldığına işaret etti.
Son yıllarda dünyada yapay zeka ile kene türlerini tanımaya yönelik çalışmaların bulunduğunu, ancak bunların büyük bölümünün Avrupa ve Amerika'daki türlere odaklandığını ifade eden Hekimoğlu, "Bizim projemizin farkı, doğrudan Türkiye'de yaygın görülen ve halk sağlığı açısından önemli kene türlerine, özellikle de KKKA açısından büyük önem taşıyan 'Hyalomma marginatum'a göre geliştirecek olmamız." dedi.
Hekimoğlu, temel hedeflerinin cep telefonuyla çekilen bir kene fotoğrafından tür hakkında hızlı ve kolay ulaşılabilir ön bilgi verebilen yapay zeka tabanlı bir mobil uygulama geliştirmek olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Ancak yalnızca laboratuvar koşullarında iyi çalışan bir sistem yapmak istemiyoruz. Uygulamayı farklı telefonlarla, farklı ışık ve gerçek saha koşullarında çekilmiş fotoğraflarla da test edeceğiz. Daha da önemlisi, fotoğraf, tür teşhisi için yeterli değilse uygulamanın mutlaka bir tür adı vermesini istemiyoruz. Böyle bir durumda uygulama kullanıcıdan yeniden fotoğraf çekmesini isteyecek veya uzman değerlendirmesine yönlendirecek. Hedefimiz, çiftçilerden hayvancılıkla uğraşanlara, sağlık çalışanlarından doğada vakit geçiren vatandaşlara kadar geniş bir kullanıcı grubunun karşılaştığı kene hakkında kısa sürede bilimsel temele dayanan bir ön bilgiye ulaşabilmesini sağlamak. Böylece KKKA açısından önemli kene türlerinin daha hızlı fark edilmesine katkıda bulunurken, toplumun kene ve KKKA konusunda daha bilinçli olmasını da amaçlıyoruz."
Öncelikli olarak 8 kene türüne odaklanılacak
Hekimoğlu, geliştirecekleri sistemin temelinde, yapay zekaya doğru örnekleri öğretmek olduğunu, bunun için Türkiye'de yaygın görülen kene türlerinden güvenilir bir fotoğraf arşivi oluşturacaklarını bildirdi.
Her kene türünün dış görünüş özelliklerine göre belirleneceğini, seçilen örneklerin DNA analizleriyle de doğrulanacağını ve kenelerin farklı açılardan fotoğraflanacağını belirten Hekimoğlu, "Böylece yapay zekaya yalnızca 'bu bir kene' demeyeceğiz, hangi görüntünün hangi türe ait olduğunu güvenilir örneklerle öğreteceğiz." açıklamasını yaptı.
Doç. Dr. Hekimoğlu, şunları kaydetti:
"Vatandaş açısından ise süreç mümkün olduğunca basit olacak. Kişi, keneyi cep telefonuyla fotoğraflayacak ve görüntüyü uygulamaya yükleyecek. Uygulama fotoğrafı analiz ederek tür hakkında bir ön tanımlama sunacak. Eğer görüntü bulanık, çok uzak ya da tür tanımlaması için yetersizse sistem zorla bir tür adı vermek yerine 'yeniden fotoğraf çekiniz' veya 'uzman değerlendirmesi gerekli' şeklinde uyarı verecek. Fotoğraf yeterliyse uygulama çok kısa sürede tür hakkında bir ön değerlendirme sunacak ve kenenin KKKA'nın bulaşmasında önemli rol oynayan 'Hyalomma marginatum' türü olup olmadığı konusunda kullanıcıya ön bilgi verecek."
Bir diğer önemli noktanın uygulamanın mümkün olduğunca telefon üzerinde ve çevrim dışı çalışabilmesi olduğunu vurgulayan Hekimoğlu, böylece uygulamanın internet erişiminin kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde de kullanılabileceğinin ve kullanıcının çok kısa sürede bir ön bilgiye ulaşabileceğinin altını çizdi.
İlk aşamada uygulamada Türkiye'de yaygın görülen ve halk sağlığı açısından öncelikli 8 kene türünü hedeflediklerini aktaran Hekimoğlu, "Geliştireceğimiz sistem dinamik ve güncellenebilir bir yapıda olacak. İlerleyen sürümlerde Türkiye'de görülen diğer kene türlerini de kademeli olarak sisteme ekleyerek kapsamını genişleteceğiz." ifadelerini kullandı.
"Uygulamamız, kenenin vücuttan çıkarıldıktan sonra fotoğraflanması mantığıyla tasarlandı"
Hekimoğlu, özellikle KKKA'nın başlıca vektörü olan "Hyalomma marginatum"un doğru biçimde ayırt edilmesine özel önem vereceklerini bildirdi.
Amaçlarının sadece laboratuvarda çalışan değil, doğada da kullanılabilecek bir sistem sunmak olduğunu vurgulayan Hekimoğlu, "Uygulamamız, kenenin insan veya hayvan vücudundan çıkarıldıktan sonra fotoğraflanması mantığıyla tasarlandı. Uygulamanın ana ekranında bu durum açıkça belirtilecek. Çünkü kene cilde tutunmuşken gövdesinin büyük bir kısmı görünmeyebilir ve şiştiği için şekli değişebilir, bu da tür teşhisini zorlaştırır. Bu nedenle en doğru sonucu almak için kenenin vücuttan çıkarıldıktan sonra mümkün olduğunca net şekilde fotoğraflanması gerekecek." açıklamasında bulundu.
Hekimoğlu, uygulamanın vereceği sonucun tıbbi bir teşhis olmayacağını vurgulayarak, kullanıcılara sadece kenenin hangi tür olabileceği konusunda ön bilgi vereceğinin altını çizdi.
Projenin 3 yıl sürecek kapsamlı bir çalışma olarak planlandığını belirten Hekimoğlu, bu süreçte yapay zeka modelinin performansını hem kontrollü koşullarda hem de gerçek saha koşullarında test edeceklerini, 3 yılın sonunda testlerden geçmiş ve hedefledikleri doğruluk düzeylerine ulaşmış mobil uygulamayı vatandaşların kullanımına hazır hale getireceklerini ifade etti.