Kirli bir organizma olarak derin devlet

Atilla Akar Profil Yayınları'ndan çıkan kitabı 'Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinin Küresel Efendileri'nde 'derin güçler' tarafından oluşturulmak istenen yeni dünya düzenini anlatıyor

Yusuf Atlıhan
Kirli bir organizma olarak derin devlet

Derin devlet olgusu hemen hepimizin üzerinde kafa yorduğu ancak hiçbirimizin anlamlandırmaya güç yetiremediği bir kavram. Günümüz de televizyon programlarından aşinası olduğumuz, üzerine düzinelerce kitap yazılıp çizilen, birçok senariste ilham kaynağı olan bu 'esrarengiz güç'ün varlığı hala gizemini koruyor. 'Derin Devlet' kimilerine göre hiçbir zaman var olmamış bir şehir efsanesi. Kimilerine göre de iktidarları ellerinde oynatan, ulusların kaderini tayin eden 'karanlık bir yapı'. Peki nedir bu derin devlet? Neden ve niye ihtiyaç var? Komplo teorileri ve derin devlet üzerine yazdığı kitaplarla tanıdığımız Atilla Akar, Profil Yayınları'ndan çıkan Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinin Küresel Efendileri adlı çalışmasında bir adım daha öteye giderek tüm dünyanın geleceğine şekil vermeye çalışan küresel bir çekirdek yapıdan bahsediyor. Akar'ın iddiasına göre, 1000 yıldır dünyaya çekidüzen vermeye çalışan bir 'Güç Odağı' ve onun 'Gizli Doktrin'i var.

Küresel bir organizma

Akar, bu küresel güç odağının kirli bir 'organizma' gibi dünyanın her tarafına yayıldığını iddia ediyor ve ekliyor; “Küreselleşme bir irade tarafından zorlanıyor, planlı ve adım adım güncelleniyor. Kendisini legal kabuklar altında gizleyen finansal-siyasi-teknolojik-askeri elitlerden oluşan bir 'çekirdek yapı' tüm dünyayı hedeflediği bir 'birlik çatısı' altına sürüklemeye devam ediyor.” Yazara göre 'Elitler Oligarşisi'nin inisiyatifinde kurulması planlanan küresel-global bir tiranlık var. Bu planın mimarları aslında ABD'de yuvalanan mali-askeri-siyasi elitlerden oluşan bir konsey. Bu konsey hedefledikleri 'yeni dünya düzeni' için kurdukları 'derin organizasyonlar' eliyle insanlığın kaderini ellerine almaya çalışıyor. Kitap sadece günümüzün değil, bu 'karanlık yapıların' tarihi arka planına da değiniyor. Akar'a göre dünya üzerinde aynı amaca hizmet eden ve dünyanın farklı yerlerine yayılmış bir çok örgüt var. Bunların en büyük üç tanesi ise Amerika merkezli CFR, Avrupa ayağını teşkil eden Bilderberg ve Asya'ya kadar uzanan Trilateral Komisyonu.

Dünya yeniden dizayn edilirken...

Kitabın en ilgi çekici bölümlerinden biri de ABD başkanı Kennedy suikastinin anlatıldığı bölüm. Suikastin arkasında da aynı güçlerin olduğunu söyleyen Akar'ın ileri sürdüğü en dikkat çekici yaklaşım ise Kennedy'i öldürmekle suçlanan Lee Harwey Oswald'ın tümüyle 'masum' olmayıp komploya dahil olduğu şeklinde. Akar'ın geliştirdiği senaryonun da bir o kadar ilgi çekici olduğunu belirtelim. Yazar'ın iddiaları bununla da sınırlı değil. Atilla Akar dünya tarihinin seyrini değiştiren birçok olayın da derin güçlerin işi olduğunu misallerle açıklıyor. Yazar kitabında İsveç Başbakanı Olof Palme'nin 1986'da öldürülmesi,bir dönem İtalya'yı kasıp kavuran 'Gladio' çetesi ve Amerika'da ikiz kulelere yapılan 11 Eylül saldırılarını dünyayı yeniden dizayn etmenin sancıları olarak görüyor.

Okuru kitaba bağlayacak diğer bir kısım ise 'derin dünyanın entelektüel uğraşları' bölümü. Yazar bu bölümde 'derin dünya güçlerinin propaganda için bir ' Kültür Savaşı' başlattığı ve başta Hollywood olmak üzere yayıncılığı, medyayı nasıl kullandığını anlatıyor. Yukarda saydığımız örgütlerin Türkiye'den de üyelerinin bulunduğu belirten Akar isim vermekten de çekinmemiş. Birçok iş adamı, bürokrat ve siyasetçinin 'Bilderberg'in üyesi olduğunu ileri süren yazar yakın tarihimiz de Türkiye'de yaşanan birçok kırılmanın da adresini gösteriyor; Bilderberg... Buna göre 'Karanlık Güçler' Türkiye'deki üyelerini kullanarak bir dizi siyasi operasyon yapmış ülkemizde. Akar'ın iddiaları doğruysa operasyonların başarılı olduğunu da kabul etmek gerekecek.