mek dahi istemediğini belirtirken, İstanbul Müftüsü Taş klonlamanın insanlık için felaketler getireceğini söyledi
İtalyan doktor Severino Antinori'nin, Washington'da düzenlenen ABD Ulusal Bilimler Akademisi toplantısında, genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli canlı koyun Dolly'nin kopyalanmasındaki yöntemi kullanarak yakında insan klonlama niyetinde olduğunu açıklaması, Türkiye'de de tartışma yarattı. TÜBİTAK Genetik Mühendisliği Biyoteknoloji Araştırma Enstitüsü uzmanı Dr. Haydar Bağış, yaptığı açıklamada, henüz hayvanlar üzerindeki denemeleri tamamlanmadan insan kopyalanmasının teknik açıdan büyük sakıncalar doğurabileceğine dikkat çekti.
ABD Ulusal Bilimler Akademisi'nin herkesi muhatap kabul etmeyeceğini belirten Dr. Bağış, Dr. Antinori'nin girişimini "vaka" olarak değerlendirdi ve ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Buna karşın konunun uzmanı birçok bilimadamı tarafından dünyanın değişik laboratuvarlarında kopyalama çalışmaları yapıldığını anlatan Dr. Bağış, Dr. Antinori ve ekibinin, uluslararası alanda şu ana kadar başarılı çalışmalarla kendilerini ortaya koymuş isim sahibi kişiler olmadıklarını bildirdi.
BABA KİM OLACAK?
Kopyalama çalışmalarının henüz hayvanlar üzerinde denendiğini vurgulayan Dr. Bağış, "Hâlâ hayvanlar üzerinde bilimsel çalışmaları devam eden bir tekniğin insana uygulanması durumunda ortaya çıkabilecek sonuçları düşünemiyorum" diye konuştu. Hayvanlar üzerinde devam eden çalışmalarda aşırı büyüme, kalpte birtakım bozukluklar gibi sorunlarla karşılaşıldığını dile getiren Dr. Bağış, "Yarın anomalili insanlar meydana gelince onların sorumluluğunu kim alacak? Genetik bozuklukların meydana gelmeyeceğini kim garanti edebilir?" dedi. Kopyalamayla ortaya çıkacak sosyal sorunlara da değinen Dr. Bağış, "Bu kısır çiftler, nasıl bir akla, mantığa sığarak kendilerini kopyalamak istiyorlar, anlamıyorum" dedi. Kısırlık konusunda tıbbın çaresiz kaldığı durumlar bulunduğunu anlatan Dr.Bağış, buna karşın kopyalamayı kabul edenlerin olayın getireceği sakıncaları anladıklarından emin olmadığını belirtti. Kopyalamayla birlikte çıkacak en büyük tartışmanın "babanın kim olduğunun saptanması" olacağını söyleyen Dr. Bağış, sözlerini şöyle tamamladı:
"Benim klonumun babası kimdir, annesi kimdir? Babası ben miyim? Babası ben değilim bir kere... Kopyalama için alınan benle ilgili genetik materyal, benim anne ve babamdan geliyor. Benim çocuğum ile benim klonum arasında kimin olduklarına dair büyük tartışma var. Benim çocuğumda, eşimle benden gelen genetik materyal yüzde 50. Benim klonumun genetik metaryeli benim anne babamdan geçecek. O zaman ben nasıl kopyamın babası olabilirim? Adli bir vakada klonumun benim çocuğum olduğunu nasıl ispat edeceğim?"
Karmaşa doğurur
Gerçekleştirilecek projede kopya bebeklerin ne annesinin ne de babasının belli olacağını belirten İstanbul Müftüsü Necati Tayyar Taş, şöyle konuştu: "Bu uygulama, nereden bakılırsa bakılsın karmaşayı doğuruyor. Halbuki insan, yaratıkların en muazzezi. Onun muazzezliği biraz da neslindeki güzelliktendir. Aslının, asaletinin belirli olmasındandır. Onu bu değer ve kıymetlerden mahrum ettiğinizde, ortalığa garip bir varlık çıkar." İslam dininin bilime karşı olmadığını ifade eden Taş, şunları kaydetti: "Ama Allah, kainatta her şeyin bir dengede tutulmasını emrediyor ve bu dengenin bozulmamasını tavsiye ediyor. Din, tüp bebeğe müsaade etmiş, ama klonlamada bu bebeğin anası yok, babası yok. Dolayısıyla benim anladığım, İslam dininin manzumesinde bu klonlama, kopyalama işinin insanlarda tatbik edilmesinin doğru olmayacağıdır. Hayvanların klonlanmasının bilimin gelişmesi açısından caiz olduğunu, insanın klonlanmasının ise insanlık için felaketler getireceğini düşünüyorum."