Köşkeroğlu'nun sırrı: Doğruluk

Doğu'nun en gelişmiş şehri Gaziantep aynı zamanda tatlı ve yemeğin de başkenti. Baklava ve kadayıfıyla meşhur Gaziantep'in birçok ünlü markası bulunuyor. Köşkeroğlu da bu büyük markalardan biri. 1946'da kurulan Köşkeroğlu'nun altında Mehmet Ali Kaya'nın imzası var. Kaya nasıl büyük olduklarını anlattı...

Behlül Çetinkaya
Köşkeroğlu'nun sırrı: Doğruluk

“Gaziantep'te çıraklık yaptığım dönemde dükkanımızın yanında iki tane bakkal vardı. İkisi de patlıcan satıyordu. Birinin patlıcanı kadife gibi, kumaş gibi diğerininki biraz kötü. Ama o kötü olan kapışılıyor. Diğer bakkal üzülüyor satamadığı için, acaba eksik olan ne düşünüyordu o sırada caminin imamı geçti. Sordu hocaya 'Neden bu kötü olan satılıyor da benim patlıcanım satılmıyor?' diye. Hoca bakkala cami tuvaletindeki süpürgeyi patlıcanlara sürmesini söyledi. Şaşkın şaşkın bakıyoruz, bakkal da şaşırdı. Gitti aldı sürdü süpürgeyi patlıcanlara. Başladı yavaş yavaş satmaya. Bitti patlıcanlar… Bakkal hocaya bunun nasıl olduğunu sordu. 'Sen bu süpürgeyi sürünce bu patlıcanlar pis oldu haram oldu. Etrafta helal para mı var? Haram para geldi haram malı buldu işte. Senin malın hilesizdi helal maldı ondan satmıyordu' dedi. Onun için hep helal mal yapmaya çalışıyorum ki helal para kazanayım."

Karaköy katlı otoparkının altında bulunan Köşkeroğlu, 1946'dan beri en lezzetli baklava, kadayıf ve kebabı hakkını vererek yapmaya, ziyaretçilerinin parasını değil "eline sağlık usta" iltifatını almaya çalışıyor. Köşkeroğlu'nun Gaziantep'teki küçücük dükkanında en iyi malzemeyle en iyi şekilde hazırladığı ve John F. Kennedy'nin önüne kadar giden ürünlerini ve şu anki büyük işletmeyi kurucusu Mehmet Ali Kaya ile konuştuk…

OKUMA YAZMA BİLMEM NE YAPACAĞIM KALEMİ?

Mehmet Ali Kaya aslında 1935 doğumlu ama 1933 doğumlu arkadaşlarıyla askere gitmek için büyük yazdırmış kendisini. 18 yaşında gittiği asker ocağında taburunu ziyarete gelen Adnan Menderes için yemek hazırlama görevi ona verilmiş. "Adnan Menderes'e yemek hazırlama görevini bana verdi komutanım. 'Ne istersen alırız yavrum yeter ki güzel bir şey yapalım' dedi. Ben de fıstıklı içli pilav yaptım. Ama bu Menderes ile ilk temastı."

Mecliste namı duyuldu

Menderes ile ilk olarak 1953'te ilişkisi olan Mehmet Ali Kaya'nın 1954'te de kiracısı olduğu kişinin milletvekili seçilmesiyle ikinci defa Menderes ile irtibat kurmuş. Dükkan sahibinin kendisinden arkadaşlarına götürmek üzere yaptığı tatlı mecliste çok beğenilince bu sefer de ABD ziyaretine gidecek olan ekip kendisinden bu tatlıyı istiyor. Kayık şeklindeki tahta kutunun içine yaptığı burma kadayıfı çok beğenen ABD Başkanı John F. Kennedy bu tadın ustasına verilmek üzere bir dolma kalem hediye ediyor. O günlerden bu günlere gelebileceklerini tahmin etmeyen Mehmet Ali Kaya "O kalem bana geldiği gibi ben de başkasına verdim. Çünkü ben okuma yazma bilmem. Kalemi ne yapacaktım. Verdiğim kişiler de demek ki benim kadar cahilmiş o kalemin değerini bilememişler. Şimdi soruyorlar o kalem nerede diye. Nereden bileyim…" diyor.

Para amaç olmamalı...

Her ustanın bir sırrı vardır, bir tekniği vardır diye düşünerek işinin sırrını sorduğumuz Mehmet Ali Kaya'dan "doğruluk" cevabı alıyoruz. "Hamurun alacağı kadar su koyarsın, baklavanın alacağı kadar şerbet koyarsın. biraz fazla koyarsan yer o suyu, şerbeti ama ağır gelir. Hakkını vermiş olmazsın. Hakkı kadar koyarsan, hakkı kadar satarsın, hakkı kadar gelir. Hile yaparsan sana gelen para da hileli olur." Hayatı boyunca para kazanmayı amaçlamadığını söyleyen Kaya, "Amaç para kazanmak olmuş. Çok kazanmak istersen doğruluktan saparsın, doğruluktan saparsan kaliteyi düşürürsün. Ama dürüst olursan kalite de olur. İşimi doğru yapmaya gayret ettim Allah da beni böyle ödüllendirdi. Benim kapıları yıkarcasına müşterim yok ama kapıları yıkarcasına müşterisi olanlardan daha tatlı kazanıyorum."

Baklavalarda kullanılan fıstık Gaziantep'ten, ceviz ise Şanlıurfa'dan. Diğer memleketlerin cevizleri ve fıstıkları ise bu şehirlerdeki kadar kaliteli olmadığı için tercih edilmiyor. Tereyağı ise kurak olduğu için Şanlıurfa'dan. Diğer şehirlerdeki hayvanların yeşillik yemesi ve bunun sonucu süte asit karışması, anız yiyen Şanlıurfa hayvanlarının tereyağının seçilmesinde önemli bir etken. Kebaplarda kullanılan et ise senede iki dönem alınıyor. Kışın başlamasıyla Gaziantep'ten, yazın ise Trakya'dan alınıyor. Yazın Trakya'dan alınmasının sebebi ise Gaziantep hayvanlarının yazın sıcakta koku yapmasından.