Kudüs'te kandil gelenek oldu

Türkiye'den yüzlerce insan, Miraç gecesini Mescid-i Aksa'da geçirmeye hazırlanıyor. Nadire İçkale de her yıl olduğu gibi Kudüs yolcusu. İlk yolculuğuna 'Neden Peygamberimizin Mirac'a yükseldiği geceyi, Miraç'a yükseldiği camiide geçirmeyelim' deyip çıktığını anlatan İçkale, apar topar Kudüs'e gittiklerini söylüyor.

Emeti Saruhan
Kudüs'te kandil gelenek oldu

Yakarış ve af fırsatını yakaladığımız kandilleri değerlendirebilmek için elimizden geleni yaparız. Bu geceleri evinde ibadetle geçirmek isteyenler olduğu gibi, kutsal mekanlara gidip, buralarda bir yol arayanlarımız da az değildir. İçkale Şirketler Grubu Onursal Başkanı Nadire İçkale, Türkiye'nin tanınmış ve zengin ailelerine mensup bayanlar için tertiplediği Umre ziyaretleri ve Miraç Gecesi'ni idrak etmek için düzenlediği Kudüs turları ile tanınıyor. Nadire İçkale, geçtiğimiz yıllarda Esin Demirören, İnci Gazioğlu, Özcan Sabancı, Münevver Çarmıklı, Heves Ekinci, Berna Ceylan gibi isimleri Kudüs'e ve Umre'ye götürmüştü. Bu sene de Miraç Gecesi'ni idrak etmek üzere 30 kişilik grubuyla, 160 kişilik Eman Tur kafilesinin içinde Kudüs'e uçuyor. Nadire Hanım 2,5 yıl önce de Hac vazifesini idrak etmiş ve bundan sonra kendisine 'Hacı' denmesini istemişti.

BUNLAR MANEVİ YOLCULUKLAR

Nadire İçkale Miraç ziyaretlerine ilk olarak 6 sene önce başlamış. “O dönemde Miraç gecesi Kudüs'e giden yoktu. Sanırım kimsenin de aklına gelmemişti. Belki bunda Kudüs'ün bu dönemde sıcak olması da etkili olmuş olabilir. Biz birkaç arkadaş, 'Neden bu kutlu geceyi, Peygamberimizin Miraç'a yükseldiği geceyi, bu kutsal mekanda yani Peygamberimizin Miraç'a yükseldiği mekanda geçirmeyelim?' dedik kendi kendimize. Hemen hazırlanıp gittik.” diyor. Bu ziyaretler için Eman Tur'dan Bilal Özkan'la görüşen Nadire Hanım, hem Miraç gecesi Kudüs'e gitmenin bir gelenek haline gelmesine, hem de ayda iki kez Kudüs turlarının yapılmasına önayak olmuş bir yerde. Bu turların tamamen manevi dünyası ile ilgili olduğunu söylüyor İçkale. İsrail'in atmosferinin biraz karışık olmasının da insanları ürküttüğüne değinen Nadire Hanım, ilk gittiklerinde İsrail'in gümrük noktasında sorun çıkardığını söylüyor. Ancak şu an herhangi bir sorun yokmuş. Nadire Hanım, bu turlar dışında Beyrut, Hindistan ve Çin gibi ülkelere kültürel turlar da düzenliyor. Arkadaş çevresini götüren İçkale, kendisiyle gelenlerle ilgili bilgi vermiyor ancak grup içinde uyumu gözettiğini söylüyor. Bu turlardan elde edilen gelirin bir kısmı Diyarbakır Kültür Tanıtma Vakfı'na aktarılıyor. Nadire Hanım, böylece Doğu'daki çocukların eğitimine de yardımcı olduklarını anlatıyor.

EN ÇOK TÜRKİYE'DEN GİDİYOR

Miraç Gecesi için Kudüs turu düzenleyen Eman Turizm Seyahat Acentası dış geziler sorumlusu Mustafa Saraç, 1995'ten bugüne kadar ayda 1-2 Kudüs turları düzenlediklerini söylüyor. Eman Tur'un Miraç Gecesi programlarına her sene olduğu gibi bu sene de oldukça yoğun bir talep olmuş. 160 kişilik bir kafile Miraç Gecesi'ni Kudüs'te ihya edecek. İsrail Turizm Bakanlığı'nın İslam ülkelerinden turizm amacı ile İsrail'e geleceklere uygulamaya başladığı kağıt üzerine grup vizesi verilmesi gibi bazı kolaylıklar, bu turların revaç bulmasında etkili olmuş. Saraç, son yıllarda dini ziyaret amacı ile Kudüs'e en çok ziyaretçinin Türkiye'den gittiğini söylüyor. Bunun yanında az miktarda Hindistan, Malezya, Endonezya ve Güney Afrika'dan ziyaretçiler de geliyormuş. Kudüs turu düzenleyen acentalardan Sefir Turizm'ın yetkilisi Mehmet Şevki Sonuç gümrük kapılarında 2-3 saat soruşturma yapılabildiğine dikkat çekiyor. Sonuç, Filistinlilerin Türk gruplarını gördüklerinde duydukları heyecan ve sevgi gösterilerinin kelimelerle ifade edilemeyeceğini belirterek'İşin bu yanını da düşünmek lazım.' diyor.

'Türk Grubu' deyince kapılar açılıyor

Niyaz Tur, Kahramanmaraş'ta bir acenta olmasına rağmen düzenlediği Kudüs turlarına Türkiye'nin her yerinden katılım oluyor. Acenta sahibi Niyazi Altunbaş, “O kadar çok ilgi görüyoruz ki böyle bir şeyi hiç beklemiyordum.” diyor. İsrail'in organizasyonlarına olumlu baktığını söyleyen Altunbaş, kontrol noktalarında durdurulduklarında ve kutsal mekanlara girişlerde “Türk Grubu” demenin yeterli olduğunu söylüyor. Mirac gecesi için Türklerden başka Endonezya, Pakistan ve Faslılar geliyormuş Kudüs'e.

Kudüs biz bir bütünüz

Saraç bir anısını şöyle anlatıyor: “Son turumuz da Kudüs'te Mescid-ül Aksa'da kıldığımız yatsı namazından sonra otele dönüyorduk. Meydandaki bir dükkanın önünde sinevizyon kurulmuş Arap gençler Türkiye-İsviçre maçını izliyorlardı. Biz de maçı izlemeye başladık. Türkiye'yi destekliyorlardı. Türkiye'ye olan ilgilerinden dolayı mutluluğumu onlarla paylaştım ve Türk olduğumu söyledim. Arapça konuşmama şaşırdılar ve içlerinden bir tanesi “Türkler burada kalmış olsalardı bu gün biz Arapça'nın yanı sıra Türkçe de konuşuyor olacaktık” dediler.