Kuz başındaki avcının çığlığı ya da şafak sancısı

Orijinal adı 'Kuz Basındagı Avşının Zarı' tam tamına 'Buzullu Zirvedeki Avcının Feryadı' olarak Türkiye Türkçesine aktarılabilecek bu kitabın nasıl olup da 'Şafak Sancısı' adına layık görüldüğüne şaşırmadım desem yalan olur.

Dr. Hayati Bice
Kuz başındaki avcının çığlığı ya da şafak sancısı

Cengiz Aytmatov/ Muhtar Şahanov ortak imzası ile 'Kuz Başındaki Avcının Çığlığı/Yüzyılların Başında Sırdaşlık' adı ile Türkiye okuru önüne çıkan değişik bir söyleşi kitabını tanıtmak üzere bu yazıyı yazmağa başladığımda kitabın bir başka yayınevi tarafından 'Şafak Sancısı/ Yüzyılların Kavşağında Muhabbet' adı ile yeniden basıldığından haberdar değildim.

Orijinal adı 'Kuz Basındagı Avşının Zarı' tam tamına 'Buzullu Zirvedeki Avcının Feryadı' olarak Türkiye Türkçesine aktarılabilecek bu kitabın nasıl olup da 'Şafak Sancısı' adına layık görüldüğüne şaşırmadım desem yalan olur. Bu da bizim yayıncılarımızın garâibü'l-acîb huylarındandır. 2000 yılında Ankara'da Kültür Bakanlığı desteği ile Selçuklu Vakfı tarafından 'Türk yurtları ile ilgilenmenin moda olduğu günler'in rüzgârında “bir nevi hizmetimiz olsun” denilerek tercüme ettirilip basılan bu eseri piyasada bulmak çok zor(du). Ancak büyük kitapçıların raflarında bir köşede unutulmuş ise bulabilirdiniz. DA yayınlarının hizmeti ile bu defa Damira İbragim'in çevirisi ile kitabın yeniden raflarda yerini alması mümkün oldu.

Eserin önemi Kırgızların ünlü yazarı Cengiz Aytmatov ile yine ünlü Kazak Şairi Muhtar Şahamov'un belirli konular ekseninde yaptıkları nefis sohbetlerden oluşması. Kazak şairi Muhtar Şahanov ile Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, belirli bir konu etrafında yoğunlaşan derinlikli ancak temelde dil, tarih ve kültür odaklı konuları ele alıyor kitapta. Bu sohbet vasıtasıyla hem Sovyet sistemi; hem de Sovyet sistemindeki Türkler hakkında bilgi sahibi olunduğu gibi Cengiz Aytmatov'un eserlerindeki arkaplan üzerine de çokça ipucu sergileniyor.

Sohbet konuları Kırgız ve Kazak Türklerinin kadim tarihinden; Aytmatov'un eşsiz romanı 'Gün Uzar Yüzyıl Olur' da ölümsüzleştirdiği “Mankurt” tipolojisinin Türkistan bozkırlarındaki köklerine; Türk kökenli bir yazarın katı Sovyet edebiyat bürokrasisine kendisini kabul ettirebilme gayretinden bağımsızlık sonrasında yaşanan tedirginliklere kadar birçok değişik ve ilgi çekici alanlara uzanıyor. Benim için bu kitabın sürprizi Yesevi türbesinin yapımı safhasında yaşandığı rivayet edilen trajik bir öyküyü Muhtar Şahanov'dan dinleme şansı vermesi. Muhtar Şahanov, Yesevi türbesi Emir Timur tarafından inşa ettirilirken Timur'un baldızı Marziye Sultan ile türbenin çini işlemelerinin yapımında çalışan bir Türkistanlı usta arasındaki ve sonu dramatik bir şekilde noktalanan -ve şimdiye kadar hiç bir kaynakta yer almayan- bir gönül ilişkisini içeren menkıbeyi kitabının en sonundaki sohbet olan “gönül işleri” çerçevesinde dile getiriyor.

Birbirlerinin hayat serüvenlerini; özel hayatlarına kadar yakından izleyerek tanımış iki Türkistan “aksakal”ının milli tarihlerinin en acı tecrübeleri ile birlikte en kritik günlerine de tanıklık etmiş olan yüreklerinin ve akıllarının imbiğinden geçmiş bu sohbetleri okurken bambaşka duyguları yaşayacaksınız. Cengiz Aytmatov geleneğini; Türkistan'ın kadim bozkırlarının ruhunu Muhatar Şahanov'un aynasından görmek ve o ruhun acılarını, hüzünlerini, coşkularını anlamak için zorunlu bir okuma olarak Türk kültür ve medeniyeti ile ilgili ya da Türkistan tarih ve coğrafyasına meraklı tüm okurlara öneririm.

Şafak Sancısı

Cengiz Aytmatov, Muhtar Şahanov

Da Yayınları, 448 s.