Türkiye’nin meyve suyu tercihleri açıklandı. Areda Piar’ın 14-21 Nisan 2025 tarihleri arasında 1100 kişiyle gerçekleştirdiği meyve suyu tüketim alışkanlıkları araştırması ilginç sonuçları ortaya koydu. Araştırmaya göre halkımız en çok vişne suyunu tercih ediyor. Şeftali ve portakal suyu da ilk üç arasında yer alıyor. Meyve suyunun yanında tercih edilenlerin başında ise simit veya poğaça geliyor.
Meyve suyu alırken en çok doğallık aranıyor. Ebeveynlerde bu hassasiyet yüzde 80,5’e çıkıyor. Poğaçayla birlikte en çok tercih edilen meyve suyu vişne olurken (%38,5), meyve suyu denilince halkın yüzde 25,7’sinin aklına beslenme çantası geliyor.
Türk halkının favori meyve suyu yüzde 53,7 ile vişne suyu olurken, yüzde 52,4 ile şeftali suyu ikinci sırada, yüzde 49,7 ile portakal suyu üçüncü sırada yer alıyor. Diğer tercih edilen meyve suları ise sırasıyla şöyle: Karışık (yüzde 38,1), kayısı (yüzde 21,8), elma (yüzde 18,4), ananas (yüzde 12,2), mango (yüzde 9,5), karadut (yüzde 8,8), nar (yüzde 8,8), çilek (yüzde 6,1), böğürtlen (yüzde 4,1), üzüm (yüzde 2,7) ve erik (yüzde 0,7).
Mide yakan ikili olarak bilinen poğaça ve meyve suyu ilişkisine de dikkat çekilen araştırmada poğaça ve simidin en iyi eşlikçisi olarak yüzde 38,5 ile vişne suyu öne çıkıyor. Şeftali suyu yüzde 33,1; portakal suyu yüzde 18,2; kayısı suyu yüzde 8,1 ve elma suyu yüzde 2 oranıyla bu listeye giriyor.
Katılımcıların yüzde 50,7’si, yüzde yüz taze sıkılmış meyve suyunu sık sık tercih ettiğini belirtiyor. Diğer tercihler arasında nektar tüketenler yüzde 14,9, konsantre meyve suyu kullananlar yüzde 14,2; organik meyve suyu tercih edenler yüzde 11,5; lifli meyve suyu içenler yüzde 4,1; soğuk sıkım tercih edenler ise yüzde 2 oranında.
Tüketicilerin yüzde 38,5’i için meyve suyu tüketiminde doğallık, yüzde 26,4’ü için de meyve oranı önemli. Markanın belirleyici olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 17,6, şeker oranı yüzde 8,1, fiyat oranı yüzde 5,4 ve ambalaj tasarımı oranı yüzde 1,4.
Ambalaj tercihlerinin etkisi özel olarak sorulduğunda katılımcıların yüzde 56,8’i cam şişeyi daha sağlıklı buluyor. Pratikliği ve taşınabilirliği yüzde 16,2 oranında önemserken, ambalajı önemsiz bulanların oranı da yüzde 16,2.
Katılımcıların yüzde 50’si meyve suyunu kendisi için, yüzde 26,4’ü ise çocuğu için alıyor. Ebeveynlerin yüzde 80,5’i içeceğin doğal ve katkısız olmasına özen gösterdiğini belirtiyor.
Meyve suyu halkın yüzde 25,7’sine ilk olarak beslenme çantasını çağrıştırıyor. Bu cevabı yüzde 18,2 ile kahvaltı, yüzde 15,5 ile şehirlerarası otobüs yolculuğu takip ediyor. Okul kantini yüzde 14,9, yaz/serinlik cevapları yüzde 14,2, sağlık/vitamin yüzde 6,1 ve piknik/açık hava yüzde 5,4 oranında dile getiriliyor.
Sonuçta, doğal olanın tercih edilmesi iyi ve güzel. Peki doğal ne kadar doğal? Meyve suyundan iyisinin meyvenin kendisi olduğunu unutmayalım.
Hayvancılıkta Avrupa birincisiyiz
Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırıldığında büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısında Türkiye yeniden ilk sıraya yükseldi. Avrupa İstatistik Ofisi ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye 2024 yılında AB ülkelerine kıyasla hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvan varlığında lider konuma geldi. Sözkonusu dönemde büyükbaş hayvancılıkta Fransa 16 milyon 429 bin adet, Almanya 10 milyon 461 bin, İrlanda 6 milyon 308 bin, Polonya 6 milyon 190 bin, İspanya 6 milyon 174 bin, İtalya 5 milyon 765 bin, Hollanda 3 milyon 562 bin adet olurken, Türkiye 16 milyon 986 bin oldu. Küçükbaş hayvanlardan koyun sayısında İspanya 13 milyon 476 bin, Romanya 10 milyon 443 bin, Yunanistan 7 milyon 774 bin, Fransa 6 milyon 607 bin, İtalya 5 milyon 390 bin, İrlanda 3 milyon 637 bin ve Portekiz 2 milyon 142 bin, Türkiye’nin ise koyun varlığı 44 milyon 81 bin olarak kayıtlara geçti. Keçi sayısı Yunanistan’da 2 milyon 576 bin, İspanya’da 2 milyon 361 bin, Romanya’da 1 milyon 426 bin, Fransa’da 1 milyon 339 bin, İtalya’da 911 bin ve Hollanda’da 552 bine çıkarken Türkiye de 10 milyon 822 bin olarak belirlendi.
GÖZÜME TAKILANLAR
Her yıl ne kadar toprak kayıp?
Çölleşme yüzünden her yıl yaklaşık 1 milyon kilometrekare verimli toprak kullanılamaz hale geliyor. Kaybın yol açtığı zarar oldukça büyük. Küresel çapta yılda tahmini 878 milyar dolara mal oluyor. Her geçen saniyede 4 futbol sahasına eşdeğer büyüklükte sağlıklı arazinin bozulması, her yıl toplam 100 milyon hektar sağlıklı arazinin bozulması anlamına geliyor.
Etik değerler ele alınacak
Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) Uluslararası Tarım ve Gıda Kongresi’ne hazırlanıyor. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde 23-24 Ekim’de Antalya’da beşincisi düzenlenecek kongrede bütün yönleriyle coğrafi işaretler, yeni teknolojiler ve etik değerler ele alınacak.
AVM’lere yeni düzenleme
Alışveriş merkezleriyle ilgili yönetmelik değişikliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle alışveriş merkezi maliki, yönetimi ve tanımlarda çeşitli düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemeyle “alışveriş merkezi” ibaresinin kullanımına ilişkin karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
Cizre limonatası
Cizre Leyminete olarak da bilinen Cizre limonatası geçtiğimiz günlerde coğrafi işaretle tescillendi. Kaymakamlık tarafından yapılan başvuru Türk Patent ve Marka Kurumu'nca onaylandı. Şırnak’ın Cizre ilçesine has olduğu tescillenmiş olan bu ürünün tanınması sonucunda, bölgesel ticari değer kazanması, ülke çapında da önemli bir ticari ürüne dönüşmesi bekleniyor. Su, limon suyu veya konsantresi, süt, beyaz şeker, limon tuzu, aroma verici ve renklendirici ile hazırlanıyor. İçerisinde süt, şeker ve limon suyu bulunduğu için kendine has mayhoş tada ve sarı renge sahiptir. Zerdeçaldan ekstrakte edilen kurkumin veya yalancı safran olarak da bilinen aspir çiçeği isteğe bağlı renklendiriciler olarak kullanılıyor. Limon oranı en az yüzde 10 olması gerekiyor. Muhtevasındaki sütten dolayı gıda hijyeni ve soğuk zincir şartlarına uyulması önem arz ediyor. Soğuk olarak servis ediliyor. Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez serinletici lezzeti ramazan ayında da sofralarda eksik olmuyor. Yörede beğenilen ve yaygın olarak tüketilen bu içeceğin hemen hemen her sokak başında satıldığını görmek mümkün. Tarihçesine bakıldığında Cizre ilçesinde üretilmeye başlandığı ve “sütlü limonata” isminin de verildiği biliniyor.