Musıkînin “aile orkestrası”

İncesaz Grubu'yla hazırladığı Eylül Şarkıları'ndaki farklı yorumuyla gençlere de Sanat Müziği'ni sevdiren Melihat Gülses, ailece müziğin içinde. Gülses“Söylediğim şarkılara eşim Necip tamburla, kızım Neva Cansın kemençeyle, oğlum da gitarla eşlik ediyor. Bazen hepimiz aynı sahnede karşılaşıyoruz” diyor

Orhan Turan
Musıkînin “aile orkestrası”

Türk Sanat Müziği âşığı olan Gülses ailesinde herkes müzikle içli dışlı… Solist Melihat Gülses'e, tamburuyla eşi Necip Gülses eşlik ederken, kızları Neva Cansın kemençe, oğlu Alihan da gitarla bu coşkuya katılıyor. Özellikle İnce Saz Grubu'yla hazırladığı Eylül Şarkıları albümü müzikseverlerin beğenisini kazanan Melihat Gülses, bugünlerde TRT'de 30. yılına girmenin heyecanını yaşıyor. Çıkardığı 7 albümle iz bırakan sanatçıyla müziğini ve aile hayatını konuştuk.

Başbakan Yunanistan gezisinde albümünüzü Papandreu'ya hediye etti. Neden bu albüm?

Ege'nin iki yakasının ortak kültürünü oluşturan bu müzik tarzından yola çıkılarak bilhassa İstanbul folklorundan beslenmiş olan, taş plaklardaki şarkı ve türküleri seslendirmiştim. Bu çok özel bir albüm oldu. Hem Türkçe hem de Rumca olarak seslendirildi. Mübadele öncesinde bilinen ve mübadele sonrasında Yunanistan'da uyarlanan eserlerimiz bu albümdeydi. "Ada sahillerinde bekliyorum", 'Telgrafın telleri', "Gemilerde talim var", "Entarisi ala benziyor" ve "Karabiberim" gibi eserler bulunuyor. Yani Başbakanımız son derece yerinde bir jestte bulundu diyebilirim.

HEPBİRLİKTE SAHNEDE OLUYORUZ

Türk müziğine olan ilginiz çocuklarınız tarafından da sahiplenildi mi?

Biri 16 yaşında, diğeri 26 yaşında iki çocuğumuz var. Alihan ve Neva Cansın… İkisi de müzikle alakalı. Neva Cansın ilkokuldan sonra konservatuara girdi ve orayı bitirdi. Benim tambur hocam İhsan Özgen, kızımın da hocası oldu. Neva şu sıralar benimle birlikte sahne alıyor. Oğlum da enstrüman çalıyor. Bazen hep birlikte sahne alıyoruz. Yaşam tarzlarımız, yaptıklarımız, ne istediğimiz belli. Öncelikle ailemizde herkesin ortak noktası müzikte buluşuyor. Saygı ve sevgi içerisinde bu noktada buluşmak önemli… Çoğu zaman birbirimize şarkılar söyleriz. Müziğimizi ilk dinleyen de ya eşim, ya da çocuklarım olur.

GENÇLER SANAT MÜZİĞİ'Nİ SEVİYOR

Ben 1981'de TRT'de başladım. Radyo, konserler ve programlar sonrasında Tatyos Efendi ile başlayan albüm çalışmaları, İstanbul'dan Atina'ya türkülerle devam etti. Nar Çiçeğim albümleri sonrasında 2000 yılında İnce Saz Grubu'na katıldım. Aslında İnce Saz'la Eylül Şarkıları adıyla sadece tek bir albüm yaptık. Ona rağmen büyük ses getirdi. Klasik Türk Müziği'nin farklı yorumlarından oluşan eserlere imza atıldı. Türk Sanat Müziği, farklı soundlar ve yorumla icra edilmişti. Bu nedenle en çok da dediğiniz gibi gençler tarafından beğenildi. Bu albümle birlikte gençlerin Klasik Türk Müziği'ne olan ilgisinin arttığına şahit olduk.