“İstanbul Boğazı donmuş, Sarayburnu'ndan Üsküdar'a yürüyerek geçenler olmuş!” Bu söylenceye konu olan işte o meşhur kış “1929 Kışı Bir Şehir Efsanesi” adıyla Cengiz Kahraman tarafından kitaplaştırıldı. İş Bankası Kültür Yayınları arasından çıkan kitapta 1929 kışı fotoğraflarıyla ve o zamana kadar İstanbul'da yaşanmış büyük kışlar kronolojisiyle veriliyor. Tabii bu kışlara ait rivayetler, şehir efsaneleri, gazete haberleri karikatürler ve şiirler de fotoğrafları tamamlıyor.
İNSANLAR 'BU BİR LANET Mİ ACABA' DEMİŞLER
İstanbul'da Haliç'in ve Boğaz'ın donması, bilinen en eski tarihle 378'e dayanıyor. Hayatı felç eden bu doğa olayı, yakacak ve gıda kıtlığını beraberinde getirmiş. Soğuktan suların donması ile yaşanan su sıkıntısı ve şehre kurtların inmesi yine aşırı soğuk ve donla gelen sıkıntılar arasında. Fırtına ve kasırgalar ise daha çok maddi hasara ve can kaybına neden olmuş. Salgın hastalıklar da bu dönemlerde artmış. Boğaz'ın donması halk için aynı zamanda sıradışı bir doğa olayı olduğunudan eğlencelere, ilklere ve efsanelere sahne olmuş; çocuklar yüzen buz üstünde oynama şansını elde etmişler, insanlar karşı kıyıya yürüyerek geçmiş, pekçok kişi de dondurucu soğukların bir lanet olduğuna inanmış.
Şair Seyyit Haşimi de 1929 kışını, “Dedim ey Haşimi tarihin anın lafzen ve ma'nen/ yol oldu Üsküdar'a Akdeniz dondu bin otuzda” şeklinde ifade etmişti.
Buz kütleleri surların boyunu aşmış
İşte kitapta “Geçmiş Kışlar Olur ki Hayali Cihana Değer” başlığı ile verilen İstanbul'un en meşhur kışları: