Önce 'Osmanlı Oyunu'nun mimarlarından Tuncay Sevindik'i tanımakla başlayalım. Elazığ Fırat Üniversitesi'nde eğitim alan Sevindik, Avrupa Birliği'nin desteğini alarak önce İspanya ardından Almanya'da bir süre çalışmış. 2010 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi'ne geçmiş, orada Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde müdür yardımcılığı ve aynı zamanda Bitlis Eren Üniversitesinde Rektör Danışmanlığı yapmış. Sevindik, ayrıca dersler de veriyor. Osmanlı Oyunu'na gelince... Bu oyun fikri nereden çıktı? derseniz, işte cevabı; 'Bitlis Eren Üniversitesi'nin rektörlük görevini üstlenirken, tarih bölümüne öğretim üyesi almayı düşünüyorduk. Öğrencilere tarihi nasıl sevdirebiliriz, Osmanlı ruhunu nasıl yaşatabiliriz, üzerinde konuşuyorduk. Bu oyun da bu düşünceler sırasında çıktı. Çanakkalemiz var ama onun ruhunu yaşatabildiğimiz gençlerimiz yok. Çocuklar ve ebeveynler, play station ile maç yapıyorlar. Baba ve oğul niçin bir Osmanlı ordusu kurmasın? Neden zihinleri geliştirecek bir plan yapmasın? Çocuklar oynayarak öğreniyorlar. Tarihle ilgili öğretim üyelerinin olması, pedogojik eğitim almamız, yine bu işin teknik kısmını bilen arkadaşların birarada olmasının neticesinde bu fikir ortaya çıktı. Bu oyunu Yıldız Teknik Üniversitesi ve Bitlis Eren Üniversitesi ortak olarak yapıyoruz.'
EĞİTİM OYUNLA VERİLMELİ
Türkiye'de bir çok yerli oyun var. Fakat Sevindik, hazırladıkları Osmanlı Oyunu'nun yerli oyun olduğunun vurgusunu yapıyor. Neden mi? İşte cevabı; 'Bu oyunu diğerlerinden farklı kılan pedogojik bir yönünün olması. Türkiye'de yerli oyunlar var. Eğitim ile ilgili oyunlar da var ama onların raytingleri çok düşük. Bu sebeple oyun ön plana çıkamıyor. Bu tarz oyunların eğitim ile beraber güncel bir tarafı da olmalı. Çocuğun bildiği çok sık kullandığı internet ortamlarını eğitim ortamı olarak tahsis edersiniz, sıkılmadan öğrenebilir.' Türkiye'de tasarlanan oyunların sıkıntılı olduğunun altını çizen Sevindik, eğitimin yanlış bir yöntemle çocuklara verildiğini söylüyor. 'Mesela çocuk harflerin öğretilmesi ile ilgili bir oyun oynayacak diyelim, belli bir süreden sonra dikkati başka yöne doğru kayıyor. Fakat hiç bir eğitim boyutu olmayan, altı yedi yaşında bilgisayar kullanmayı bilmeyen bir çocuk bile diğer oyunları yüzde 100 konsantrasyonla oynuyor. Buradan baktığımızda diyoruz ki oyunla eğitim vermek gerekiyor.' Oyunun bu konsantrasyon gücünden yararlanılması gerektiğini söyleyen Sevindik, 'Osmanlı kültürünü ve Padişahlarını, İstanbul'un Fethi'ni, tarihimizi bilmeyen yeni nesli yüzde 100 konsantrasyonla, tarihin içine oyun gömmek ve oyun, tarih, pedegoji üçgeninde yeni bir oluşum gerçekleştirmek gerekiyor.' diyor.
OYUNLA EĞİTİM VERİLMELİ
Tuncay Sevindik, oyunun özelliğinden şöyle bahsediyor; 'Oyun, İngilizce Türkçe olacak. 25 beşinci kare olarak bilinen, bir takım mesajları da oyunun içine yerleştirmeyi düşünüyoruz. Burada eğitsel tarafı ön plana çıkaracağız. İşin pedogoji boyutu var. Bir başka nokta da "göz izleme" dediğimiz bir teknik var. Bunu biz çocuklarda bilgisayar üzerinden test ediyoruz. Tasarım boyutunda, grafik tasarımdan ziyade öğretim tasarımı modellerine uygun bir şekilde dizayn edeceğiz. Bunu Amerika'da çok yapıyorlar. Öğretim tasarımı modellerine ve öğretim tasarımıyla olayı tasarlayacağız.' Peki bu oyun hangi yaş gurubuna hitap ediyor? Sevindik cevaplıyor; 'Çocuk 11 yaşından sonra soyut düşünmeye başlar. 7 ile 10 arasında somut işlemler dönemindedir. O yüzden bu oyun, 11 yaşından üzerindekilere hitap ediyor. Bu dönemde çocuk, ailesiyle bu oyunu oynayabilecek.' Sevindik, oyunu Milli Eğitim Bakanlığı'na sunacak. Sebebini de şöyle açıklıyor; Türkiye yurtdışına iki milyar dolar oyun nakiti aktarıyor. Biz de bunu harcamayalım diyoruz. Türkiye'nin üst düzey olduğu bir oyun platformu hazırlayalım. Buna hit kazandıracak yer de Milli Eğitim olsun. Her okulun labaratuarı olduğuna göre Osmanlı Oyunu'yla çocukları hemdem edelim. 15 milyon öğrenci, 600 bin öğretmen ve çalışan personeliyle 16 milyon kişiyi ilgilendiren bir kurum bu. Tüm okullarda bu oyun kurulduktan sonra, 1,5 milyon öğrencinin oynayacağı bir oyun haline gelecek. Bir oyunu dünyada hit yapan rakam 500bin'dir. Bu rakamı geçtikten sonra o oyun hit olmuştur ve milyon dolarlara dönük ciddi gelirleri olur. Bu oyun beş milyon dolar gibi Türkiye'ye gelir sağlayacaktır. Bu oyunun İngilizcesi ve İnternet ortamında olduğu için talep edilen sayısı artacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı'nda oyun kendi öğrencilerimize bedava olacak. Onun dışında her kuruma ücretli satılacak. Bunun dönüşümü de bu projeye destek olan sponsorlara aktarılacak ki proje devam etsin.'
Gençlik popüler olmayana ilgi göstermiyor
Tuncay Sevindik, projeyi Mart ayında TÜBİTAK'a sunmayı düşünüyor. Eğer destek görürse projeyi 1 yıl içinde gerçekleştirmeyi planlıyor. Sonra da; '2012 yılının Eylül ayında biz bu oyunu pilot okullara vermek istiyoruz. 2013'ün Şubat ayında da Pilot uygulamayı gerçek bir uygulamaya dönüştürmek istiyoruz.' Oyunun bir de mali boyutu var. Tuncay Sevindik'e göre bu çok yüksek bir maliyet içeriyor. Sebebi ise; ' İçinde öğreti mesajları, 25 kare tekniğinin olması, iletişimciler, pedegoglar, tarihçiler, grafikerler, edebiyatçılar, eğitim tenologları olması bu oyunu maliyetli kılıyor. Fakat Bu oyun Türkiye'ye ekonomik manada bir gelir sağlayacak. Osmanlı kültürünü yaşatacak olması çok önemli. Bu çok ciddi bir problem. Biz de çocuklardaki sabniminal algı dediğimiz 25. Kareyi çok dikkatle işlemezsek kültürel yozlaşma yaşıyacağız. Popülist olmasına da dikkat ediyoruz. Çünkü gençlik popüler olmayan hiç bir şeye ilgi göstermiyor.'