Paşalar Türk halkına ihanet etmiştir

22 Haziran 1964'de genç subaylar olarak ihtilal girişiminde bulunan Albay Talat Aydemir ile binbaşı Fethi Gürcan idam edilmişlerdi. Fethi Gürcan'ın kısa bir süre orduda görev yapan oğlu Ömer Gürcan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan paşaların 27 Mayıs 1960'dan bu yana halkına ve ordu gençliğine ihanet ettiğini söyledi. Gürcan, paşaların halkın ordusu olmayıp tam tersine iş adamlarıyla içli dışlı olduklarını onların yönetim kurullarında görev aldıklarını belirtterek Çevik Bir ya da Güven Erkaya'nın çalıştığı kurumları örnek gösterdi.

Erhan Seven
Paşalar Türk halkına ihanet etmiştir

Ömer Gürcan, 22 Haziran 1964'te genç subaylar olarak ihtilal girişiminde bulunan ve idam edilen subaylardan binbaşı Fethi Gürcan'ın oğlu. Kendisi de kısa bir süre orduda görev yapmış ve daha sonra ordudan atılmış. Gürcan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapılanması, 60 ihtilalinde ordunun tutumu ve özellikle de 'paşalar' konusunda oldukça tepkili.

HALKIN PAŞASI OLAMADILAR

Fethi Gürcan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan paşaların, 27 Mayıs 1960'dan sonra halkına ihanet edecek noktaya geldiklerini ifade ederek şunları söyledi:

"Paşalar 27 Mayıs'tan sonra hem ordu gençliğine hem de halkına ihanet etmiştir. Halkına ve ordu gençliğine dayanmayan hareket tabi ki zenginlere, bankalara ve dış güçlere dayanır. 27 Mayıs'tan sonra tüm paşaların iş adamlarıyla içli dışlı oldukları, yönetim kurullarında görev aldıkları görüyoruz. Artık 'saraylı' olmuşlardır. Çevik Bir'in emekli olduktan sonra nerelerde görev yaptığı, BÇG'yi kuran Güven Erkaya'nın Bursa'daki işadamının emri altında yaşadığı gibi. Halkın ordusu, peygamber ocağından çıkıp halkına ve tabanına yabancılaşmıştır. Orduevleri ve yaşayışlarıyla halktan kopmuşlardır. Ordu gençliği de onları silah arkadaşı olarak görmüyor. Aslında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde albay rütbesine kadar yükselme normaldir, subaylar normal yükselir. Ancak albaydan sonra özel seçiliyor. Özel görevler için özel seçiliyorlar"

MENDERES'E AŞAĞILIKÇA DAVRANDILAR

Gürcan, 1960 ihtilalinden sonra idam edilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in bazı subaylar tarafından işkence yapılmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getirerek, "Menderes'i tek başına hücrede bırakıyorlar. Ailesiyle görüştürmüyor, ruhi dengesinin bozuyorlar. Bazı subaylar gelip elinde sigara söndürüyor. Aşağılık insanlar onlar. Utanılacak resimler var. Ama Demokrat Partililer biliyorki, Fethi Gürcan, böyle değil. İhtilalci bunu yapmaz. Babamı herkes seviyor çünkü bir duruşu var"diye konuştu.

Babası Fethi Gürcan ile Talat Aydemir'in idam edilmesi olayına da değinen Gürcan, ihtilalden idam sehpasına uzanan hikayeyi anlattı.

İSMET PAŞA GENÇ SUBAYLARI KIŞKIRTTI

Gürcan, 27 Mayıs darbesinden sonraki seçimleri CHP'nin kazanamadığını, Muhafız Alayı'nın Meclis'i çevirmesinden sonra İsmet İnönü'nün başbakan seçildiğine işaret ederek şunları söyledi:

"Seçimler olmuştur, CHP seçimleri kazanmamıştır. Bunun üzerine TSK birliği zorlamasıyla Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel seçilmiş, karşı aday Ali Fuat Başgil CHP'ye yakın subaylar tarafından dövülerek Ankara'dan atılmıştır. Türkiye'nin demokrasisi sözde böyle kurulmaya çalışıldı. Arkasından muhafız alayı Meclisi çevirmiştir, İsmet Paşa'yı başbakan seçmiştir. Bu demokrasi soytarılığına karşı tepkiler oluşuyor. Bu tepki, genç subaylarda daha fazla.Yukardakiler tarafından gelen tepkiler İsmet Paşa tarafından kontrol ediliyor. Paşalar toplanıyor, aşağıdakilerin fikriyatını bastırmak için, rot balans ayarı yapmak için 'en son 28 şubata kadar olaya el koyacağız' diyorlar. Bu arada ordu gençliğini tasfiye etmek istiyorlar. İsmet Paşa kendi komuta zincirine uymayan subayları kışkırtıyor. Genç subaylar 22 şubatta isyan ediyor. İsyan hikasyesinde harp akademisi komutanı olarak Talat Aydemir lider gibi görünüyor. Son olarak bir anlaşmaya varıyorlar. Sizin hakkınızda hiçbir işlem yapılmayacak denilerek hadise durduruluyor ve genç subayların bir kısmı ordudan atılıyor. Genç subaylar diyorki, 'Biz yargılanmak istiyoruz. Bu olayların failleri biz değiliz paşalardır. Bu olaya bizi ittiren, TSK'da alınmış kararlardır, yukarıdaki kararlar bize intikal ettirilmiştir'. Yargılanmak isterlerken İsmet Paşa; 'Talat Aydemir'i affettim' numarası yapıyor, TSK birliği denen hareketin mahkemelerde meydana çıkmaması için affediyor. Kendisinin nasıl başbakan, birilerinin cumhurbaşkanı seçildiği ortaya çıkmasın diye affediyor. Milli devrim ordusu denilen kendisi tarafından kontrol edilip, Adalet Partisi binalarını taşlatan kadrolar ortaya çıkmasın diye affediliyor, kapatılıyor." Gürcan, babasının ikinci ihtilal girisiminde asıldığını sözlerine ekliyor.

1962 ve 1963'de ne olmuştu?

22 Şubat 1962'de ve 21 Mayıs 1963'de iki kez genç subaylar ihtilal girişiminde bulundular. Halkın iktidarının sağlanması amacıyla yapılan kalkışmalarda İsmet İnönü hedef alınmıştı. Albay Talat Aydemir ve binbaşı Fethi Gürcan, ilk girişimde affedildi, ancak ordudan atıldı. 1963'deki girişimde harbiyeli genç subaylarla birlikte yapılan ikinci girişimde ise idamla cezalandırıldılar. Aydemir ve Gürcan idam edildi. Erol Dinçer ve Osman Deniz ise affedildi.