Piyasanın seyrini Bilardo Osman'a sor

Ömrünün çeyrek asrını ayaklı borsada geçiren, her gün başkalarına ait yarım milyon doları alıp satan Bilardo Osman'ın namını duymayan yok. "Üç kağıtçıyı yürüyüşünden tanırım; fazla konuşur, fazla traş yapar ve fazla cazip iş getirir" diyen Bilardo Osman vatandaşa kriz tüyosu veriyor: "Tüm yumurtaları aynı sepete koymayın, 'Altın'ın kriz yıldızı olduğunu unutmayın"

Recep Yeter
Piyasanın seyrini Bilardo Osman'a sor

Osman Ataç ya da nam-ı diğer Bilardo Osman'ın adını Kapalıçarşı'dan uzakta bir yerde duydum. Bayramlaşmaya girdiğim mahalle kuyumcusunda! Çil çil altınl.arı seyrederken bir gazeteci olarak bayramlaşma faslını bitirince Amerika'dan girmek krizden çıkmak boynumun borcuydu. Öyle de yaptım ama söz nasıl dönüp dolaşıp Bilardo Osman'a geldi, bilmiyorum. Fakat hatırladığım bir şey var. O da, bayramın diğer günlerinde kuyumcunun "Bizim piyasa Bilardo Osman'dan sorulur, o ne diyorsa doğrudur" sözü sayıklayıdığım gerçeği...

Piyasalar açılır açılmaz telefona sarıldım, Özyurt Kuyumcusu'ndan dostum Neyzen Cabir'i aradım. "Cabir bana Bilardo Osman'ın cebi lazım" dememle telefonu not almam arası epeyce kısaydı.

Kaplıçarşı'da ayaklı borsayı bulmak için Nurosmaniye'den girince uzaktan gelen bağırışları takip etmek yeterli. Borsacılara ulaşınca hemen 'adamımı' sordum. Sorduğum kişi bir elinde tuttuğu iki telefondan biriyle konuşurken diğer elindeki telefonla da uzaktaki bir şahsı işaret etti. Şıklığıyla ayaklı borsacılardan ayrılan ama elindeki iki telsizle ben de buraya aitim diyen Bilardo Osman karşımda duruyordu. Kendimi tanıtıp teybimi uzatacak oldum ama eliyle '1 dakika' deyip uzaklaştı. Döndüğünde yüzündeki endişe kaybolmuş, gülümsüyordu. Belli ki bir alım satım işi vardı ve iş tamamdı. Ben fırsatı değerlendirip sorularımı sıralamaya başladım, o da hikayeyi anlatmaya başladı.

LİSEDE ÇİFT DİKİŞ, GERİSİ BOŞ İŞ

Çeyrek asır olmuş buraya geleli. Tabi öncesi de var. 20 kişilik ihtiyaç için 2 bin kişinin başvurduğu bir belediye işinin kapısından dönmüş, parayı ve dövizi Laleli'de tanımış. Liseyi 7 yılda bitirmiş, her sınıfta çifter dikiş atmış yani, sağlam olsun diye. Belli ki o sağlamlık yetmiş ve bir daha okumamış. "Ayaklı Borsa'ya geldiğimde döviz yeni serbest bırakılmıştı" diyor, varın tarihini siz hesap edin. Peki Bilardo Osman'ı bu kadar meşhur eden ne? Ona göre “Sağolsun gazeteciler, televizyoncular rahat bırakmıyor, her kriz söylentisinde ayaklı borsaya koşuyor” gelip Osman Bey'e soruyor, sadece bu yüzden.... Ama hepsi bu kadar değil. İşin bir de güvenilirlik kısmı var. Biz konuşurken yanımıza gelen Borsacı Mahmut Bey'in "Bilardo Osman, borsada eskidir, işini severek yapar, bilinçli yapar, bu yüzden de herkes ona itimat eder, Kapalıçarşı'da olup da Osman Abi'yi tanımayan kişi, henüz acemidir" sözleri işin o kısmı için yeterli.

HER GÜN YARIM MİLYON DOLARLA OYNUYOR

Bilardo Osman ayaklı borsa detayları da aktarıyor. “Telefonla döviz ve altın alıp satan kişiler, döviz büfelerinin elemanları. Sigortalı olarak çalışan işçiler. Bir ya da iki döviz bürosuyla çalışıyorlar" Peki ne kadar kazanıyorlar? Bunun miktarını döviz kuru belirliyor. Dolar yüksekse 800'den yukarı çıkmıyor. Şu sıralar 600 ile 1200 dolar arasında değişiyor aldıkları maaş.” Ayaklı borsada çalışanların sayısı döneme göre 20 ile 100 kişi arasında değişiyor. Telefonla satış yapmak için biraz da fiziki güç gerektiğinden hiç kadın yok aralarında. Ayrıca soğuk havalarda sürekli dışarıdalar. Osman Bey'in içindeki kalın fanilanın sebebi de bu. Bu havalarda borsacıları ısıtan asıl etken ise alım satımdan çalıştıkları büefeye kazandırdıkları miktar ve kimse dillendirmese de aldıkları prim. Bir günde ne kadarlık alım satım yaptığını sorduğumda aldığım cevap epeyce şaşırtıyor: "Bazen 300-400 bin dolar oluyor. Bazen hiç olmuyor" Yani başkasının parasıyla ısınıyorlar. Peki Bu kadar para insanın başını döndürmüyor, şeytana uydurmuyor mu? Arada para hırsına kapılan insanlar çıktığını söylüyor Bilardo Osman ve ekliyor “Öyle tipler buradan kaçarak gidiyor. Sahip çıktığımız para bizim onurumuz.”

TELEFONLARI GÜNDE 500 KEZ ÇALIYOR

En çok kriz ortamlarında yoruluyorlar. Her gün en az 500 kez telefonla görüşüyorlar. Osman Bey, kriz dönemlerinde fiyatlara yetişemiyoruz" diyor. Muhabbet ederken “Biraz müsaadde edin Altın'a bakalım” deyip bir kez daha gidiyor. Dönüşünde ise bilardo lakabıyla ilgili merakımı gideriyor. Meğer Osman Bey harbi sporcuymuş, Türkiye'nin ilk resmi bilardocularındanmış ve Semih Saygıner'le bilardo oynamışlığı varmış.

Bir de insanlara bilgi verirken yanıldıkları olup olmadığını merak ediyorum. Bu sorumu, muhabbetimizi dinleyen Mahmut Bey, Bilardo Osman'ı göstererek cevaplıyor: "Ben buna güvendim, evimi sattım, şimdi kirada oturuyoruz." Peşinden de kahkahayı patlatınca bunun bir espri olduğunu anlıyoruz. Bilardo Osman da Mahmut Bey'in naziresine karşılık veriyor. "Batsaydın yüzün gülmezdi." Kriz dönemlerinde ayaklı borsaya medyanın ilgisi de çoğalıyor. Bilardo Osman "Bir günde 20-30 kez demeç verdiğim oluyor" diyor. Tabi bu kadar tanınmanın hem yararı hem de zararı var. Parayla işi olmayan ama Bilardo Osman'ı tanıyanlar, selam verip şu kanalda, bu gazetede gördüklerini söylüyormuş. Ancak bir de kriz dönemlerinde para kaybedenler var. Bilardo Osman işte bu tipte insanların karşısına çıkmasını hiç istemiyor. Çünkü kahramınız onlar için 'zararın sebeplerinden olan kötü adam'a dönüşüyor.

TÜM SERMAYE DÜRÜSTLÜK

Mesela ben gazeteciliği bırakıp ayaklı borsacı olabilir miyim? Öyle ha deyince olan bir şey değilmiş bu. İşin bir raconu varmış. Bilardo Osman'a göre ayaklı borsaya girmenin ilk şartı da dürüst olmak. Osman Bey,"Dürüstlüğümüz elden giderse ne Bilorda Osmanlığımız kalır ne başka bir şeyimiz. Bu yüzden ismimizi ve paramızı korumak zorundayız. Bir kere yalan söylesem telefonum bir daha çalmaz" diyor. Erzurumlu anne babanın İstanbul doğumlu oğlu olan Bilardo Osman, çeyrek asırlık sürede adeta insan sarrafı da olmuş. Yani paranın kimde olduğunu iyi biliyor. 25 senede üç kağıtçıyı gözünden tanıyacak hale de gelmiş. "Bu memlekette fakiri zengini, herkesin parayla mutlaka ilgisi var" diyor Bilardo Osman. "Üç kağıtçının üç özelliğini sayabilir misin" deyince de bombayı patlatıyor: "Fazla konuşur, fazla traş yapar, fazla cazip iş getirir" Piyasaya girdiği ilk yıllarda rüyalarında döviz sayıklayan, indi çıktı diye bağıran Bilardo Osman, artık iş dışında para konusu açılmasını sevmiyor. Bir de akşam 18'den sonra telefonunu kapatıyor. Muhabbetimizi bitirirken, yanımıza bir konfeksiyoncu yaklaşıyor ve soruyor “Osman Abi, evimi sattım, para evde bekliyor, ne yapayım”

ALTIN KRİZLERİN YILDIZI

Asıl can alıcı soruya geliyoruz. Ne olacak piyasanın hali. Cebinde parası olan ne yapsın? Bilardo Osman da çeyrek asrın tecrübesiyle konuşuyor, ama tabi ki önce analiz: "Amerika ekonomisi hayal üzerine kurulmuş bir ekonomiydi. İçi boş bir balondu ve patladı. Amerika rekabet gücünü kaybetti. Taşıma suyla değirmen dönmez. Amerika'nın eski haline gelmesi 20-30 seneyi bulur. Ekenomik çöküntü Rusyayı ne hale getirdiyse Amerikayı da o hale getirecek. Belki eyaletlere bile bölünebilir."

ALTIN PARA BİRİMİ OLARAK KULLANILSIN

Vatandaş ne yapsın sorusuna cevap ise sırada: "Dolar'a Avro'ya güven azaldı. Uzun vadede altın yatırım aracı. Hatta benim iddiam, Altın dünyada para birimi olarak kullanıma geçecektir. Altın para birimi olursa her şey biraz daha ucuzlar. Ayrıca krizin yıldızı altındır. Bir haftada yüzde 15 prim yaptı. Bir de bütün serveti altına, dövize bağlamak için keriz olmak lazım, yumurtaları ayre sepete koymalı”